Gümrükler Genel Müdürlügü: Uzlasmanin vaki olup olmadigi hk.TASARRUFLU YAZI (31.07.2013/14338)

small_gum-logo(216).jpg


Uğurlu Gümrük Müşavirliği
 
Kaynak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Sayı 14338
Yayım Tarihi 31/07/2013 Yürürlüğe Giriş Tarihi 31/07/2013
Özet Resmi Gazete Sayısı 0

TASARRUFLU YAZI (31.07.2013/14338)
Uzlaşmanın vaki olup olmadığı hk.


 

T.C.

GÜMRÜK VE  TİCARET BAKANLIĞI

MERKEZ  TEŞKİLATI İÇ HABERLEŞME

Gümrükler  Genel Müdürlüğü

 

Dosya No :85593407-155.07.15

Konu :…  Ltd.Şti.

 

14338 /  31.07.2013

 

RİSK  YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

 

İlgi: a)  22.02.2013 tarih ve 3656 sayılı yazımız.

b)  11.03.2013 tarih ve 1764 sayılı yazınız.

 

İlgi (b)'de  kayıtlı yazınızda, özetle, ilgide kayıtlı yazılar  konusu … Ltd. Şti. Firması ile yapılan uzlaşma görüşmesi  neticesinde varılan uzlaşma sonucunda belirlenen tutarın  ödenmesine ilişkin şartların yükümlüsünce yerine  getirilmediğinden ve bu süreçte Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinde  değişiklik yapıldığından, uzlaşmanın vaki olup olmadığının ve  amme alacağının takibinin hangi bedel üzerinden yapılacağı  konusundaki tereddüte ilişkin değerlendirmenin, 640 sayılı  Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında  Kanun Hükmünde Kararnamenin 7 inci maddesinin (o) bendi gereğince  Genel Müdürlüğümüzce yapılmasının uygun ve yerinde olacağının  düşünüldüğü ifade edilmiştir.

 

Konuya  ilişkin olarak Hukuk Müşavirliğinin görüşü alınmış olup bu  doğrultuda, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği uyarınca uzlaşmanın vaki olduğu  ve kesinliği hususları da dikkate alındığında, uzlaşılan miktar  esas alınmak suretiyle ve genel usullere göre alacağın tahsil  edilmesi gerekmektedir.

 

Hukuk  Müşavirliği'nden alınan 23.07.2013 tarih ve 3459 sayılı yazı da  ilişikte gönderilmektedir.

 

Bilgi ve  gereğini  arz ederim.

 

Remzi AKÇİN

Genel Müdür

 

EKLER:

EK.1. 1 adet  yazı

 

 

T.C.

GÜMRÜK VE  TİCARET BAKANLIĞI

MERKEZ  TEŞKİLATI İÇ HABERLEŞME

Hukuk  Müşavirliğinden

 

Sayı :11985113-45.02-1610

Konu :…  Ltd. Şti.

 

GÜMRÜKLER  GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

 

İlgi :28.06.2013  tarihli ve 12275 sayılı yazı.

 

İlgi yazınız  ile; Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü bağlantısı  Mersin Gümrük Müdürlüğünce … Limited Şirketi adına düzenlenen ek  tahakkuk ve ceza kararı muhteviyatı alacaklara karşı söz konusu  firma tarafından Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği kapsamında yapılan  uzlaşma başvurusu ile ilgili olarak 06.01.2012 tarihinde yapılan  uzlaşma görüşmesi sonucunda uzlaşmanın vaki olmadığı ancak,  Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 6 ncı fıkrasına istinaden, ilgili  firmaca Merkezi Uzlaşma Komisyonunun kararının kabul edildiği ve  söz konusu alacaklara ilişkin olarak taksitlendirme talebinde  bulunulduğu dolayısıyla anılan maddenin bahse konu fıkrasına  göre uzlaşmanın vaki olmuş sayıldığı, bilahare kefilin  kefillikten vazgeçtiği, söz konusu borcun ödenmediği  belirtilerek tahsilata ilişkin işlemlerin, uzlaşmanın vaki  olduğu kabul edilerek, genel esaslara göre, uzlaşılan tutar  üzerinden yapılmasının gerekip gerekmediği hususunda  Müşavirliğimiz görüşlerinin bildirilmesi istenilmektedir.

 

İşbu yazı  konusu olay incelendiğinde;

 

- 06/01/2012  tarihinde … Ltd. Şti. ile uzlaşma görüşmesinin yapıldığı ancak  bu görüşme sonucunda uzlaşmanın vaki olmadığı, daha sonra anılan  şirket tarafından, Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’nin 16 ncı  maddesinin altıncı fıkrasına istinaden Komisyon kararının kabul  edildiğinin bildirildiği, dolayısıyla dilekçe tarihi  (10/01/2012) itibariyle uzlaşmanın vaki olmuş sayıldığı,

 

- Söz konusu  firmanın aynı tarihli dilekçe ile 6183 sayılı Kanun uyarınca  taksitlendirme talebinde bulunması üzerine Mersin Gümrük  Müdürlüğünce 18/01/2012 tarihli ve 4111 sayılı tebligattan sonuç  alınamaması üzerine 25/07/2012 tarihli ve 76869 sayılı yazı ile  eksik belgelerin tamamlanmasının istenildiği, bu tarihe kadar  başkaca bir işlem tesis edilmediği,

 

- Mersin  Gümrük Müdürlüğünün anılan yazısı üzerine … Ltd. Şti. tarafından  03/09/2012 tarihli ve 88987 sayılı dilekçe ekinde çok zor durum  belgesi ile kefilin kefillikten vazgeçme yazısının ibraz  edilerek 2012 yılı 9 uncu ayı içerisinde 250.000-TL ödemeyi  planladıklarının ve yeni bir kefil ile borç meblağı kadar  malvarlığı sunacaklarının bildirildiği, bu esnada talep üzerine  10/08/2012 tarihli ve 4938 sayılı yazı ile, kefile ait  evrakların iade edildiği,

 

- Diğer  yandan borçlunun tecil ve taksitlendirme talebinin Risk Yönetimi  ve Kontrol Genel Müdürlüğüne intikali sonucunda anılan Genel  Müdürlükçe, ibraz edilen tecil kefalet senedinin Seri:A Sıra  No:1 Tahsilat Genel Tebliği'ne uygun olmadığının bildirildiği,  bu nedenle alınacak kefalet senedi eki tapu senedi muhteviyatı  gayrimenkullere ilişkin olarak paraya çevrilmesi halinde alacağı  karşılayıp karşılamayacağına yönelik değer tespiti yaptırılması,  söz konusu mallar üzerinde haciz, ipotek bulunup bulunmadığının  ilgili tapu müdürlükleri nezdinde araştırılarak tapu  müdürlüklerine haciz tebliğinin yapılması ve bu işlemler  sonucunda ilgili firma talebinin değerlendirilmesinin ve Yeminli  Mali Müşavirlerce hazırlanan zor durum raporlarının esas  alınmasının bildirildiği,

 

- Mersin  Gümrük Müdürlüğü tarafından, tebligattan itibaren 7 gün içinde  eksikliklerin giderilmemesi halinde 6183 sayılı Kanun  çerçevesinde takip ve tahsile geçileceğine ilişkin yazının  06/12/2012 tarihinde söz konusu şirkete tebliğ edildiği,

 

dolayısıyla  uzlaşmanın vaki olmuş sayıldığı tarihten bu yana iki yıla yakın  zaman geçmesine rağmen alacağın tahsili yönünde işlem  başlatılmadığı, bu süreçte Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği’de,  01/09/2012 tarihli ve 28398 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Uzlaşma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair  Yönetmelik ile yapılan değişiklik sonucunda "Uzlaşılan  tutarın belirtilen süre içinde ödenmemesi halinde uzlaşma vaki  olmamış sayılacaktır" ibaresinin kaldırıldığı anlaşılmıştır.

 

Söz konusu  maddenin birinci fıkrası halihazırda “1) Uzlaşma konusu yapılan  alacaklar, uzlaşma gerçekleştiği takdirde, uzlaşma tutanağının  tebliğinden itibaren (Ek ibare:RG-1/9/2012-28398) genel usullere  göre bir ay içinde ödenir.” şeklindedir.

 

Bu  çerçevede, söz konusu olaya ilişkin tahsil işlemlerinin her ne  kadar anılan mevzuat değişikliğinin yürürlük tarihinden önce  başlatılması halinde “uzlaşmanın vaki olmamış sayılacağı”  kuralından hareketle işlem tesis edilmesi düşünülebilirse de  usul kurallarının derhal uygulanması ilkesi uyarınca, işlem  tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre işlem tesis edilmesi  gerektiği, dolayısıyla 24 üncü maddenin, 01/09/2012 tarihinden  önce yürürlükte bulunan şeklinin işbu yazı tarihi itibariyle söz  konusu olaya uygulanamayacağı düşünülmektedir.

 

Bununla  birlikte; 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 244 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında;

 

“4. Gümrük  uzlaşma komisyonlarının tutacakları uzlaşma tutanakları kesin  olup gereği idarece derhal yerine getirilir. Yükümlü veya ceza  muhatabı;üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar  hakkında dava açamaz ve hiçbir mercie şikâyette bulunamaz.”

 

hükmü,

Gümrük  Uzlaşma Yönetmeliği’nin “Uzlaşmanın kesinliği” başlıklı 21 inci  maddesinde de;

 

“(1) Uzlaşma  vaki olduğu takdirde gümrük uzlaşma komisyonlarının  düzenleyecekleri uzlaşma tutanakları kesin olup, gereği ilgili  gümrük müdürlüğünce derhal yerine getirilir.

 

(2) Uzlaşma  tutanağının ilgili gümrük idaresine intikali üzerine, tahakkuk  ve tebliğ edilmiş olan gümrük vergileri ve/veya kesilen para  cezaları uzlaşılan tutarlara göre düzeltilir.

 

(3) Üzerinde  uzlaşılan ve tutanakla tespit edilen hususlar dâhil olmak üzere,  bu Yönetmelik kapsamında oluşturulan komisyonların tüm  çalışmaları ve işlemleri hakkında yükümlü veya cezanın muhatabı  ya da idare tarafından dava açılamaz, hiçbir mercie şikayet veya  itirazda bulunulamaz, herhangi bir idari inceleme, araştırma ve  soruşturmaya konu edilemez, geri verme ve kaldırma talebinde  bulunulamaz. (Ek cümle:RG-1/9/2012-28398) Uzlaşılan alacakla  ilgili olarak 5607 sayılı Kanuna göre daha sonra cezaya  hükmedilmesi halinde Gümrük Yönetmeliğinin 579 uncu maddesine göre işlem yapılır.

 

(4) Uzlaşma  komisyonu çalışmaları gizlidir.”

 

düzenlemesi  yer almakta olup söz konusu maddelere göre uzlaşmaya varıldıktan  sonra üzerinde uzlaşılan tutarlar kesinleşmekte ve bu tutarların  zamanında ödenmemesi halinde uzlaşma geçersiz hale  gelmemektedir.

 

Nitekim,  uzlaşma tutanaklarının kesinliğini ve uzlaşma müessesesinin  amacını ortaya koyması bakımından Danıştay Dokuzuncu Dairesinin,  Gümrük Kanunu’nun yukarıda belirtilen hükmüne paralel hüküm  içeren 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükmü ile ilgili 09/10/2003  tarihli ve E.2000/4207, K.2003/4771 sayılı kararında özetle;

 

“…uzlaşmanın  vaki olması halinde mükellefin üzerinde anlaşılan vergi ve  cezaya (bunlardan birisi üzerinde uzlaşılmış olsa dahi her  ikisine) karşı dava açamayacağının hükme bağlandığı, bu maddeyle  getirilen uzlaşma müessesesinin, vergilemeden dolayı yükümlü ile  vergi idaresi arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların barışçıl  yollarla taraflar arasında uzlaşma sağlanarak çözümlenmesini  ifade ettiği, kanunun gerekçesinde uzlaşmadan beklenen amacın,  vergi uyuşmazlıklarının süratle halli ve böylece mükelleflerin  tereddütlerinin bir an önce giderilmesi suretiyle onların huzura  kavuşmalarının sağlanması, mükellefle idare arasında vergi  yönünden ortaya çıkan ihtilafların yine kendi aralarında  görüşülerek çözüme bağlanması olduğu, kanunun amacı göz önünde  tutulduğunda, vergi incelemesiyle tespit edilen matrah üzerinden  tahakkuk eden vergi ve buna ilişkin olarak kesilen ceza  üzerinden yapılan uzlaşmanın söz konusu matrah ile ilgili  anlaşmazlığı tümüyle kesin olarak ortadan kaldıracağının kabulü  gerektiği, uzlaşma ile yükümlünün salınan vergi ve kesilen ceza  hakkında uyuşmazlık yaratmayacağı kabul edildiğine ve bu konuda  açık kanun hükmü nedeniyle herhangi bir tereddüt bulunmadığına  göre, uzlaşmada taraf olan idarenin de dönem vergisi üzerinde  uzlaşıldıktan sonra aynı dönem hakkında inceleme yaparak matrah  belirlenmesinin uzlaşma ile sağlanmak istenen amaca aykırı  düşeceği, bu durumda, uzlaşma ile mükellef veya adına ceza  kesilen için yasada öngörülen kesinlik şartı aynı zamanda işlemi  tesis eden idare içinde geçerli olduğu..”

 

yönündeki  idare mahkemesi kararını onadığını ve yerleşik yargısal  içtihatların da bu yönde olduğunu belirtmek gerekmektedir.

 

Sonuç  olarak; ilgi yazınıza konu olayda Gümrük Uzlaşma Yönetmeliği  uyarınca uzlaşmanın vaki olduğu ve kesinliği hususları dikkate  alındığında, uzlaşılan miktar esas alınmak suretiyle ve genel  usullere göre alacak miktarının hesaplanması ve tahsil edilmesi  gerektiği değerlendirilmektedir.

 

640 sayılı  K.H.K.’nin 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi  uyarınca verilen Hukuk Müşavirliği görüşü olarak bilgilerinize  arz ederim.

 

S. Çiğdem  ÇAMURDAN

I. Hukuk  Müşaviri V.