Ekonomi Bakanligi: Ithalatta Haksiz Rekabetin Önlenmesine Iliskin Teblig (No: 2014/11) (01.04.2014 t. 28959 s. R.G.)

small_ekonomi-logo(197).jpg


GÜMRÜK HABER - UĞURLU GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No:  2014/11) (01.04.2014 t. 28959 s. R.G.)

Ekonomi Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Bilgi ve İşlemler

Mevcut önlem ve soruşturma

MADDE 1 – (1) 2/5/2010 tarihli ve 27569 sayılı Resmî Gazete’de  yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:  2010/11) ile Kuveyt’te yerleşik Equate Petrochemical Co. firması için %6,  Kuveyt’te yerleşik diğer firmalar için ise %20 oranında dampinge karşı önlem  yürürlüğe konulmuştur.

(2) 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi  Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı  ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve  30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta  Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde;  Kuveyt’te yerleşik Equate Petrochemical Co. ve The Kuwait Olefins Company  firmaları ile adı geçen iki firmanın tek/münhasır ihracat satış sorumlusu  şirket olarak Birleşik Arap Emirlikleri’nde yerleşik MEGlobal International  FZE firması Kuveyt menşeli MEG için ara gözden geçirme soruşturması açılması  başvurusunda bulunmuştur.

(3) Başvuru sahibi firmalar tarafından sağlanan bilgiler ile TÜİK ithalat  istatistiklerinden yararlanılarak yapılan inceleme sonucunda, Kuveyt menşeli  dampingli ithalattan kaynaklanan zarara ilişkin gözden geçirme soruşturması  açılması için yeterli delillerin mevcut olduğu anlaşıldığından 2/10/2013  tarihli ve 28783 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız  Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2013/20) ile bir zarar ara  gözden geçirme soruşturması başlatılmıştır. Söz konusu soruşturma Ekonomi  Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından  yürütülerek tamamlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı  İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve  99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta  Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861  sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi  Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde zarara ilişkin olarak yürütülen  ara gözden geçirme soruşturmasının sonuçlarını içermektedir.

Gözden geçirme dönemi

MADDE 3 – (1) Soruşturmaya konu önlemlerin uygulanmaya  başlamasından sonra yerli üretim dalındaki zarar koşullarının incelenmesi  için 1/1/2013 ile 30/6/2013 tarihleri arasındaki dönem gözden geçirme dönemi  olarak belirlenmiştir.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi, bilgilerin  toplanması ve değerlendirilmesi

MADDE 4 – (1) Soruşturma açılışını müteakip soruşturma konusu  ürünün Bakanlık tarafından bilinen Kuveyt’teki üretici/ihracatçılarına,  Türkiye’de yerleşik ithalatçıları ile halen tek yerli üretici olan Petkim  Petrokimya Holding A.Ş. (Petkim)’e, ve ayrıca soruşturmaya konu ülkede  yerleşik diğer üretici/ihracatçılara iletilebilmesini teminen anılan ülkenin  Ankara Büyükelçiliğine ilgili soru formları ve soruşturma açılış Tebliğine  ulaşmalarını sağlamak için soruşturma açılışına ilişkin bildirim  yapılmıştır.

(2) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün  süre tanınmıştır.

(3) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği  içinde olmuş ve kendisinden talep edilen bilgileri eksiksiz temin etmiştir.

(4) Kendilerine soru formu gönderilen dört ithalatçı firmanın üçünden  cevap alınmış; Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yerleşik başvuru  sahibi firmalar da kendilerine gönderilen soru formlarına yanıt vermiştir.  Kuveyt’te yerleşik firmalardan soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan  başka bir firma olmamıştır.

(5) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu,  tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim Kuveyt Devletinin Ankara  Büyükelçiliği ile soruşturma sırasında işbirliğinde bulunan ithalatçılar,  Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde yerleşik başvuru sahibi firmaların  Türkiye’deki yetkili temsilcisi ve yerli üretim dalına iletilmiştir. Bahse  konu taraflara ayrıca, talep gelmesi halinde kamu dinleme toplantısı  düzenleneceği bildirilmiş, buna karşılık bu yönde bir talep alınmadığından  dinleme toplantısı yapılmamıştır.

(6) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve  görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden soruşturma kapsamında  değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili bölümlerinde  değinilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli  olmayan nüshaları, talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmak  üzere hazır tutulmuştur.

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 5 – (1) Soruşturma konusu ürün, “2905.31-Etilen glikol (etandiol)”  gümrük tarife istatistik pozisyonunda yer almakta olup, kısaca MEG olarak  adlandırılmaktadır.

(2) Yerli üretim dalı tarafından imal edilen MEG ile soruşturma konusu  ülke menşeli MEG’in benzer ürün olduğu tespiti esas soruşturmada  yapılmıştır. Bu çerçevede, Kuveyt menşeli soruşturma konusu ürün ile yerli  üretim dalı tarafından imal edilen MEG’in benzer ürün olduğu tespiti  geçerliliğini korumaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM

Yerli Üretim Dalında Zararın Devamı veya Yeniden  Oluşma İhtimali

Genel açıklamalar

MADDE 6 – (1) Yönetmeliğin 34 üncü maddesi hükmü gereğince  yürürlükteki önlemin kaldırılması halinde zararın devam etmesinin veya  yeniden oluşmasının muhtemel olup olmadığı incelenmiştir. Bu çerçevede,  ithalatın miktarı ve gelişimi ile fiyatlarının seyri, fiyat kırılması ile  yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri incelenmiştir.

İthalatın gelişimi

MADDE 7 – (1) Genel ithalatın gelişimi soruşturmaya konu önlemin  yürürlüğe girdiği 2010 yılından itibaren değerlendirilmiştir. 2013 yılının  ilk altı aylık bölümü gözden geçirme dönemi olarak belirlendiğinden 2013  yılı ithalat istatistikleri yılın ilk altı aylık dönemine ilişkin olarak  incelenmiştir. 2013 yılının altı aylık verilerinin karşılaştırılabilmesini  teminen 2010, 2011 ve 2012 yılının altı aylık verileri de  değerlendirilmiştir.

(2) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre soruşturmaya konu  maddenin genel ithalatı 2010 yılında 173.029 ton iken 2011 yılında 161.052  tona gerilemiş, 2012 yılında ise 143.848 ton olarak gerçekleşmiştir. 2013  yılının ilk altı aylık döneminde gerçekleşen ithalat miktarı ise 74.207 ton  seviyesindedir. 2013 yılının ilk altı ayındaki ithalat miktarı 2010 yılının  aynı dönemine göre %1, 2012 yılının aynı dönemine göre ise %11 oranında  yükselişe işaret etmektedir.

(3) Kuveyt menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde ise 2010 yılında  113.957 ton olan ithalatın 2011 yılında 92.783 tona gerilediği, 2012 yılında  ise 78.831 ton olarak gerçekleştiği görülmektedir. 2010-2012 yılları  arasındaki dönemde Kuveyt menşeli ithalattaki gerileme oranı %31  seviyesindedir. 2013 yılının ilk altı aylık döneminde gerçekleşen ithalat  miktarı ise 32.295 ton seviyesindedir. Bu rakam 2010 yılının aynı dönemine  göre %39, 2012 yılının aynı dönemine göre ise %25 oranında düşüşe işaret  etmektedir.

(4) Kuveyt menşeli ithalatın genel ithalat içerisindeki payının gelişimi  de incelenmiştir. Buna göre 2010 yılında %66 olan Kuveyt menşeli ithalatın  genel ithalat içerisindeki payının 2011 yılında %58’e 2012 yılında ise %55’e  gerilediği görülmektedir. 2013 yılının ilk altı ayındaki oran ise %44  seviyesindedir.

(5) Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın gelişimi incelendiğinde  2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 59.073 ve 68.269 ton olan ithalatın 2012  yılında 65.017 ton seviyesinde gerçekleştiği görülmektedir. 2013 yılının ilk  altı ayındaki ithalat miktarı ise 41.913 tondur.

(6) 2013 yılının ilk altı aylık dönemine ilişkin veriler 2010 ve 2012  yılının aynı dönemine ait verilerle karşılaştırıldığında üçüncü ülkelerden  gerçekleştirilen ithalatın 2013 yılında 2010 yılına göre %106, 2012 yılına  göre ise %74 oranında artmış olduğu görülmektedir.

(7) Üçüncü ülkeler arasında en dikkat çekici değişimin İran ve İspanya  menşeli ithalatta görüldüğü anlaşılmaktadır. Nitekim 2010 yılında 6.709 ton  ile genel ithalattan %4 oranında pay alan İran menşeli ithalatın 2011  yılında 5.088 tona gerilediği (%3 pay), 2012 yılında ise 15.513 ton ile  genel ithalattan %11 oranında pay aldığı görülmektedir. 2013 yılının ilk  altı ayındaki ithalat miktarı ise 18.835 tondur ve bu miktar toplam  ithalatın %25’ine karşılık gelmektedir.

(8) İspanya menşeli ithalat miktarının 2010 yılında bir tonun altında  olduğu, buna karşılık ithalat miktarının 2011 yılında 2.001 tona, 2012  yılında ise 18.556 tona yükseldiği görülmektedir. Bu çerçevede 2011 yılında  %1 olan ithalat içi pay 2012 yılında %13’e yükselmiştir. 2013 yılının ilk  altı ayındaki ithalat miktarı 9.731 ton olup bu miktar genel ithalatın  %13’üne karşılık gelmektedir.

(9) Petkim firması nihai bildirim raporuna ilişkin olarak sunduğu  görüşlerinde ithalatın gelişimine ilişkin olarak 2013 yılının tamamı için  bir değerlendirme sunmuş, Kuveyt menşeli ithalatın 2013 yılında bir önceki  yıla göre %10 gerilemesine karşı toplam ithalat içinde %40 pay sahibi  olduğunu vurgulayarak Kuveyt’in piyasa belirleyici durumda olduğunu  savunmuştur. Firma ayrıca, soruşturmaya konu ülkeden gerçekleştirilen  ithalat içinden Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki ithalat miktarının  düşürülmesi halinde önleme tabi olan ithalat miktarının 2013 yılında bir  önceki yıla göre %4 oranında arttığını belirtmiştir.

(10) Öncelikle, soruşturmanın başlatılmasını müteakip 1/1/2013 ile  30/6/2013 tarihleri arasındaki dönem gözden geçirme dönemi olarak  belirlenmiş, soruşturma kapsamındaki tüm değerlendirmeler bu kapsamda  yapılmıştır. Öte yandan, Kuveyt menşeli ithalatın 2013 yılının ilk altı  ayındaki durumu da tüm yıla ilişkin değerlendirmelerden büyük farklılık  taşımamaktadır. Bu döneme bakıldığında da Kuveyt menşeli ithalatın genel  ithalattan %43 düzeyinde pay aldığı, birim fiyatlarının diğer ülkeler  menşeli ithalatın birim fiyatlarına göre düşük seyrettiği ve bu koşullar  altında Kuveyt’in Türkiye piyasasında temel belirleyici aktör olduğu  anlaşılmaktadır. Kuveyt’in soruşturma konusu üründeki ciddi üretim  kapasitesi, sahip olduğu doğal kaynaklar bakımından avantajlı maliyet  koşulları altında faaliyet göstermesi ve Türkiye’ye coğrafi olarak yakınlığı  piyasadaki hakim konumunu açıklar niteliktedir.

(11) Son olarak, Petkim firmasının nihai bildirim raporunun ardından  sunduğu 2013 yılının tamamına ilişkin üretim rakamları incelendiğinde 2012  yılında 88.074 ton olan üretim miktarının 2013 yılında yaklaşık olarak %13  oranında gerileyerek 76.691 tona gerilediği görülmektedir. Hali hazırda,  herhangi bir arızi duruşun yaşanmadığı ve tam kapasiteyle faaliyet  gösterildiği varsayımı altında dahi toplam tüketimi karşılamakta yetersiz  kalan Petkim’in üretiminde görülen herhangi bir gerilemenin ithalatta artışa  neden olmasının olağan olduğu değerlendirilmiştir.

İthalatın fiyatları

MADDE 8 – (1) Genel ithalatın ortalama birim fiyatları  incelendiğinde 2010 yılında 979 ABD Doları/Ton olan birim fiyatın 2011  yılında 1.264 ABD Doları/Tona yükseldiği ve 2012 yılında ise 1.167 ABD  Doları/Ton seviyesine geldiği, 2013 yılının ilk altı aylık döneminde ise  1.188 ABD Doları/Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.

(2) Kuveyt’ten gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları ise  2010 yılında 970 ABD Doları/Ton iken 2011 yılında 1.252 ABD Doları/Tona  yükselmiş, 2012 yılında ise 1.161 ABD Doları/Ton olarak gerçekleşmiştir.  2013 yılının ilk altı ayındaki ortalama fiyatlar ise 1.135 ABD Doları/Ton  seviyesindedir.

(3) Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın ortalama fiyatlarına bakıldığında da  2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 997 ve 1.280 ABD Doları/Ton olan  fiyatların 2012 yılında 1.175 ABD Doları/Ton, 2013 yılının ilk altı ayında  ise 1.230 ABD Doları/Ton olarak gerçekleştiği görülmektedir.

(4) Başvuruda öne sürülen iddialar çerçevesinde İran menşeli ithalatın  birim fiyatları da incelenmiştir. Buna göre 2010 yılında 1.017 ABD  Doları/Ton olan fiyatların 2011 yılında 1.305 ABD Doları/Tona yükseldiği,  2012 yılında ise 1.139 ABD Doları/Tona gerilediği görülmektedir. 2012 yılı  verilerine göre İran menşeli ithalatın birim fiyatları Rusya  Federasyonu’ndan sonra en düşük birim fiyattır. Buna karşılık 2013 yılının  ilk altı ayındaki verilere göre İran menşeli ithalatın birim fiyatları 1.222  ABD Doları/Tona yükselerek Kuveyt menşeli ithalatın birim fiyatlarının  üstünde seyretmiştir.

Soruşturmaya konu ithalatın ve yerli üretim dalının  pazar payları

MADDE 9 – (1) Türkiye toplam benzer mal tüketiminin  hesaplanmasında tek yerli üretici PETKİM tarafından sağlanan yurt içi satış  miktar verileri ile ithalat verileri kullanılmıştır. PETKİM’in yurt içi  satış miktarının genel ithalat ile toplanması suretiyle toplam Türkiye  tüketimi bulunmuş, yerli sanayinin yurtiçi satışlarının ve önleme konu  Kuveyt menşeli ithalat ile diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın  toplam tüketime oranlanmasıyla pazar payları hesaplanmıştır. 2013 yılının  altı aylık verileri ile hesaplanan tüketim endeks verileri ise karşılaştırma  kolaylığı sağlanması için tüm yıla oranlanmıştır.

(2) Yurt içi tüketim endeksi 2010 yılında 100 iken 2011 yılında 93’e  gerilemiş, 2012 yılında ise 97’ye yükselmiştir. 2013 yılının ilk altı aylık  verileri tüm yıla oranlandığında endeks değeri 89 birim olarak  hesaplanmıştır.

(3) Kuveyt’in 2010 yılında 100 birim olan pazar payı 2011 yılında 88’e,  2012 yılında ise 71 birime gerilemiştir. 2013 yılının ilk altı aylık  verilerine göre hesaplanan pazar payı endeks değeri ise 63 birimdir.

(4) Üçüncü ülkelerin pazar payları ise 2010 yılında 100 birim kabul  edildiğinde, 2011 ve 2012 yıllarında 125 ve 113, 2013 yılının ilk altı  ayında ise 159 birim olarak gerçekleşmiştir.

(5) Öte yandan yerli üretim dalının pazar payı 2010 yılında 100 birim  iken 2011 yılında 99 birime gerilemiş, 2012 yılında ise 144 birim olarak  gerçekleşmiştir. 2013 yılının ilk altı aylık verilerine göre ise pazar payı  endeksi 78 birim olarak hesaplanmıştır.

Fiyat kırılması

MADDE 10 – (1) Kuveyt’ten gerçekleştirilen ithalatın yerli üretim  dalının fiyatlarını kırıp kırmadığı incelenmiştir. Fiyat kırılması hesap  edilirken, yerli üretim dalının ortalama yurt içi satış fiyatı ile önlem  konusu maddenin Türkiye pazarına gümrük vergisi ile diğer ithal  maliyetlerini içeren ağırlıklı ortalama pazara giriş fiyatı  karşılaştırılmıştır. Hesaplama yapılırken dampinge karşı yürürlükte bulunan  önlem dikkate alınmamıştır. Kuveyt menşeli ithalatın birim fiyatlarının  yerli üretim dalının fiyatları üzerindeki etkisini detaylı bir şekilde  görebilmek amacıyla ithalatın ağırlıklı ortalama birim fiyatları gözden  geçirme dönemi için aylık olarak da incelenmiştir. Bu şekilde tespit edilen  aylık ortalama fiyatlar yerli üretim dalının aylık olarak sunduğu verilerle  karşılaştırılmıştır.

(2) Buna göre, Kuveyt menşeli ithalatın 2010 yılında yerli üretim dalının  fiyatlarını kırmadığı, 2011 yılında CIF fiyatın %15’i oranında, 2012 yılında  ise CIF fiyatın %2’si oranında fiyat kırılmasına neden olduğu tespit  edilmiştir. 2013 yılının altı aylık verileri dikkate alındığında ise fiyat  kırılmasının söz konusu olmadığı görülmektedir.

(3) 2013 yılı verileri aylık olarak incelendiğinde ise Kuveyt menşeli  ithalatın birim fiyatlarının yerli üretim dalının fiyatlarını Ocak, Şubat ve  Haziran aylarında kırdığı, diğer aylarda ise fiyat kırılmasına neden  olmadığı görülmektedir.

(4) Petkim firması nihai bildirime ilişkin yanıtında fiyat kırılması  tespitini 2013 yılının tamamı için yapmış, Kuveyt menşeli ithalatın Temmuz,  Ağustos, Kasım ve Aralık aylarında da fiyat kırılmasına neden olduğunu  savunmuştur.

(5) Daha önce de ifade edildiği gibi gözden geçirme dönemi 1/1/2013 ile  30/6/2013 tarihleri arasındaki dönem olarak belirlenmiştir. Buna rağmen  sunulan fiyat kırılması oranları incelendiğinde fiyat kırılmasının en yüksek  olduğu Ağustos ayında Petkim firmasının yurt içi birim satış fiyatının  üçüncü ülkeler menşeli ithalatın ortalama birim fiyatının dahi üzerinde  olduğu görülmektedir. Dolayısıyla sunulan fiyat kırılmasının Kuveyt menşeli  ithalata özgü olmadığı, Petkim’in ortalama birim fiyatlarının üçüncü ülkeler  menşeli ithalat karşısında da yüksek kaldığı görülmektedir.

(6) Petkim firması nihai bildirime ilişkin yanıtında ayrıca, MEG için  referans fiyat uygulamasının bulunduğunu belirterek TÜİK’ten temin edilen  dış ticaret verilerinde ithalatın birim fiyatlarının fatura değerinden  yüksek göründüğünü ifade etmiş, fiyat karşılaştırması yapılırken bu hususun  da dikkate alınmasını talep etmiştir. Bu talep yerinde görülmüş ve fiyat  kırılması hesabı işbirliğinde bulunan MEGlobal International FZE firmasının  sunduğu verilerle gözden geçirme dönemi olan 2013 yılının ilk yarısı için  ayrıca hesaplanmıştır. Hesaplama yapılırken aylık ağırlıklı ortalama fiyat  verisi kullanılmıştır. Buna göre, adı geçen firmanın ihraç fiyatlarının  yerli üretici Petkim’in yurt içi satış fiyatlarını Ocak, Mart ve Haziran  aylarında kırdığı tespit edilmişti. Buna karşılık fiyat kırılmasının Ocak ve  Mart aylarında mevcut dampinge karşı önlemin de gerisinde ve ihmal  edilebilir düzeyde olduğu belirlenmiştir. Şubat, Nisan ve Mayıs aylarında  ise fiyat kırılmasının söz konusu olmadığı görülmüştür.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 11 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinde tek  yerli üretici olan Petkim firmasının soruşturma konusu MEG’e ilişkin  verileri incelenmiştir.

(2) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerindeki değişimin sağlıklı  bir şekilde incelenmesi amacıyla parasal değer içeren veriler için yıllık  ortalama TÜİK’ten temin edilen Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak  enflasyondan arındırılmış reel değerler kullanılmıştır.

a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2010 yılında 100 olan  üretim miktar endeksi takip eden yıllarda artarak 2011 yılında 107  birime, 2012 yılında ise 112 birime yükselmiştir. 2013 yılının ilk  altı aylık dönemindeki üretim endeksi ise 43 birimdir. Bu rakam tüm  yıla oranlandığında endeks değeri 87 birim olarak belirlenmiştir.

2) Yerli üretim dalının 2010 ve 2013 yılları arasındaki dönemde  üretim kapasitesinde bir değişiklik olmamıştır. Buna karşılık 2010  yılında 100 birim olan KKO endeksi 2011 yılında 107 birime  yükselmiş, 2012 yılında ise 112 birime ulaşmıştır. 2013 yılının ilk  altı ayındaki KKO ise 87 birimdir.

b) Yurt içi satışlar ve ihracat

1) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2010 yılında 100 olan yurt  içi satış miktar endeksi, 2011 yılında 92’ye gerilemiş, 2012 yılında  ise 139’a yükselmiştir. 2013 yılının ilk altı ayındaki endeks değeri  ise 50 birimdir. Bu değer tüm yıla oranlandığında endeks değeri 99  birim olarak belirlenmiştir.

2) Aynı dönemde yurt içi satış hâsılatı reel olarak  incelendiğinde 2010 yılında 100 olan endeksin 2011 yılında 120  birime yükseldiği, 2012 yılında ise 157 birime ulaştığı  görülmektedir. 2013 yılının ilk altı ayındaki endeks değeri ise 57  birimdir. Bu değer tüm yıla oranlandığında endeks değeri 113 birim  olarak belirlenmiştir.

3) Yerli üretim dalının ilgili üründe 2010 yılında 100 birim olan  ihracat miktar endeksi 2011 yılında 141 birime ulaşmış, 2012 yılında  ise 25 birime gerilemiştir. 2013 yılının tüm yıla oranlanmış endeks  değeri ise 69 birimdir.

4) Aynı dönemde ihracat hâsılatı reel olarak incelendiğinde ise  2010 yılında 100 olan endeks değerinin 2011 yılında 174 birime  yükseldiği, 2012 yılında ise 30 olarak gerçekleştiği görülmektedir.  2013 yılının tüm yıla oranlanmış endeks değeri ise 81 birimdir.

c) Yurt içi satış fiyatları : Yerli üretim dalının ilgili üründe  ağırlıklı ortalama yurt içi birim satış fiyatı endeksinin, 2010 yılı  verileri 100 olarak alındığında, 2011 yılında 131’e yükseldiği, 2012  yılında 113 birim olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. 2013 yılının  altı aylık verilerine göre ise endeks değeri 114 birimdir.

ç) Verimlilik: Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan  işçi başına verimlilik endeksi 2010 yılında 100 iken, 2011 yılında 98’e  gerilemiş, 2012 yılında ise 115 birime yükselmiştir. 2013 yılının tüm  yıla oranlanmış verilerine göre ise verimlilik endeksi 45 birim olarak  gerçekleşmiştir.

d) Stoklar: Yerli üretim dalının ilgili üründeki stok verileri  incelendiğinde 2010 yılında 100 olan stok düzeyi endeksinin, 2011  yılında 215’e yükseldiği 2012 yılında ise 243 birim olarak gerçekleştiği  görülmektedir. 2013 yılının altı aylık verilerine göre ise stok miktar  endeksi 166 birim düzeyindedir.

e) İstihdam ve ücretler

1) Yerli üretim dalının ilgili üründeki çalışan toplam işçi  sayısı endeksi 2010 yılında 100 kabul edildiğinde, 2011 yılında 109  birime yükselmiş, 2012 yılı ile ve 2013 yılının ilk yarısında ise  sırasıyla 98 ve 95 birim olarak gerçekleşmiştir.

2) Yerli üretim dalının 2010 yılında 100 birim olan aylık  giydirilmiş brüt ücret endeksi 2011 yılında 99 birime gerilemiş,  2012 yılında ve 2013 yılının altı aylık bölümünde ise sırasıyla 97  ve 102 birim olarak gerçekleşmiştir.

f) Maliyetler ve kârlılık

1)Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim  ticari maliyet endeksi 2010 yılında 100 iken, 2011 yılında 116, 2012  yılında ise 114 olarak gerçekleşmiştir. 2013 yılı için ise birim  ticari maliyet endeksi 118 birim olarak hesaplanmıştır.

2) Yerli üretim dalının ilgili üründe ticari maliyetleri dikkate  alınarak hesaplanan ürün birim kârlılık endeksi 2010 yılında 100  birim olarak kabul edildiğinde 2011 yılında 362 birime ulaşmış, 2012  yılında ise 111 birim olarak gerçekleşmiştir. 2013 yılının tamamı  için hesaplanan endeks değeri ise 30 birimdir.

g) Nakit akışı: Yerli üretim dalının ilgili ürün satışları ile  yarattığı nakit akışı endeksi 2010 yılında 100 birim iken, bu rakam 2011  yılında 343 birime yükselmiş, 2012 yılında ise 174 birim olarak  gerçekleşmiştir. 2013 yılının ilk altı aylık dönemi için hesaplanan  endeks değeri 43 birimdir.

ğ) Büyüme: Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak  aktif büyüklüğü reel olarak 2010 yılında 100 birim iken, 2011 yılında  107, 2012 yılında 104 ve son olarak 2013 yılının ilk altı ayında ise 97  birim olarak gerçekleşmiştir.

h) Yatırımların geri dönüş oranı (kar/özsermaye): Yerli üretim  dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak yatırımların geri dönüş  oranı endeks olarak 2010 yılında 100 birim iken 2011 yılında 74 birime,  2012 yılında ise 2 birime gerilemiş, 2013 yılının ilk altı ayında genel  kârlılığın negatife dönmesi nedeniyle -7 birim olarak gerçekleşmiştir.

ı) Sermaye artışı: Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili  olarak 2010 yılında 100 birim olan özsermaye endeksi 2011 yılında 97  birime, 2012 yılında 88 birime ve nihayet 2013 yılının ilk altı ayında  85 birime gerilemiştir.

i) Tüketim ve yerli üretim dalının pazar payı: Soruşturma konusu  ürünün yurt içi tüketimi 2010 yılında 100 olarak alındığında 2011  yılında 93’e gerilemiş, 2012 yılında ise 97’ye yükselmiştir. 2013  yılının altı aylık verilerinin tüm yıla oranlanması suretiyle bulunan  tüketim miktar endeksi ise 89 birimdir. Yerli üretim dalının 2010  yılında 100 birim olan yurt içi pazar payı endeksi ise 2011 yılında 99  birime gerilemiş, 2012 yılında ise 144 birime yükselmiştir. 2013 yılının  ilk altı aylık verilerinin tüm yıla oranlanması suretiyle hesaplanan  endeks değeri ise 78 birimdir.

İthalatın hacmi ve fiyat etkisi

MADDE 12 – (1) Soruşturmaya konu MEG maddesinin soruşturma konusu  ülkeden gerçekleştirilen ithalatı 2010 yılından itibaren gerilemiş, 2013  yılının ilk altı aylık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre %25  oranında azalmıştır. Diğer taraftan Kuveyt’ten gerçekleştirilen ithalatın  genel ithalat içerisindeki payının da 2010 yılı ile 2013 yılının ilk yarısı  arasındaki dönemde sürekli olarak gerilediği görülmektedir. Buna göre 2010  yılında %66 olan bahse konu ülke menşeli ithalatın toplam ithalat  içerisindeki oranı, 2011 yılında %58’e, 2012 yılında ise %55 seviyesine  gerilemiştir. Bu oran 2013 yılının ilk altı aylık verilerine göre ise %44  seviyesindedir.

(2) Toplam ithalatta 2010-2013 dönemi arasında konjonktürel bir  dalgalanma yaşandığı görülmektedir. İthalatın gelişiminin genel ekonomik  görünümle paralellik arz ettiği anlaşılmaktadır. Buna karşılık, mevcut halde  yerli üretim dalının yurt içi talebin tamamını karşılama konusunda yetersiz  olması nedeniyle kullanıcıların ithal kaynaklara yönelmesinin bir zorunluluk  olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla talep koşulları el verdiği ölçüde  ithal ürün talebinin de canlı olduğu anlaşılmaktadır.

(3) Buna karşılık, üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatları ile  Kuveyt menşeli ithalatın fiyatları karşılaştırıldığında 2013 yılının ilk  yarısı itibariyle soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın ortalama birim  fiyatlarının hem genel hem de üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim  fiyatlarının altında seyrettiği görülmektedir.

(4) Bununla beraber, soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın 2010-2012  arasındaki dönemde yerli üretim dalının fiyatlarını kırdığı ancak bu durumun  2013 yılının ilk yarısında değiştiği gözlenmektedir. Söz konusu dönemde  Kuveyt menşeli ithalatın birim fiyatları üçüncü ülkeler menşeli ithalatın  ortalama birim fiyatlarının altında kalmış olsa da yerli üretim dalının  fiyatları üzerinde dikkate değer düzeyde bir fiyat kırılmasına yol  açmamıştır.

Yerli üretim dalının durumu

MADDE 13 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri  incelendiğinde 2010-2012 yılları arasındaki dönemde birçok göstergede olumlu  bir seyir yaşandığı gözlenmektedir. 2013 yılının ilk yarısında üretim yurt  içi satış, birim kârlılık ve KKO gibi göstergelerinde bir önceki yıla göre  gerilemeler görülmüştür. Söz konusu dönemde böyle bir tablonun oluşmasındaki  en önemli unsur üretime verilen aradır. Yerli üretim dalı üretime ara  verilmesine gerekçe olarak Kuveyt’ten gerçekleştirilen ithalatı  göstermiştir. Buna karşılık Kuveyt menşeli ithalatın 2013 yılının ilk  yarısındaki performansının bir önceki yılın aynı dönemine göre düşük kalmış  olması gerekçenin yerindeliği çerçevesinde dikkate alınmalıdır.

(2) 2010 yılından itibaren yerli üretim dalının üretim miktarında önemli  oranda iyileşmeler yaşandığı, bu gelişmeye paralel olarak yurt içi satış  miktarlarının ve yurt içi pazar payının da olumlu bir seyir izlediği  anlaşılmaktadır. Buna karşılık, yerli üretim dalının yurt içi talebi  karşılama konusunda yetersiz oluşu nedeniyle, yerli üretim dalının tam  kapasiteyle çalışması ve tüm üretimini yurt içinde satması halinde dahi  pazar payındaki gelişme toplam piyasanın büyüklüğüne bağlı olarak  değişecektir. Diğer bir ifadeyle, yerli üretim dalının tam kapasite faaliyet  göstermesi halinde dahi büyüyen pazardan daha fazla pay alması mümkün  değildir. Bu durumda, yerli üretim dalı için pazar payındaki olası  gelişmenin tek yolu toplam pazardaki daralma yaşanması, buna karşılık yerli  üretim dalının mevcut üretimini koruması veya yurt içi satış miktarını  pazarda görülen daralmadan daha düşük oranda azaltmasından geçmektedir.

(3) Yerli üretim dalının yetersiz üretim kapasitesi soruşturma kapsamında  işbirliğine gelen ithalatçı firmalar tarafından da dile getirilmiştir.  İthalatçılar soruşturmaya ilişkin olarak sundukları yanıtlarda yerli üretim  dalının tam kapasiteyle dahi talebi karşılamasının mümkün olmadığını,  yetersiz kapasite nedeniyle tedarikte sıkıntılar yaşandığını, bilhassa arızi  nedenlerle üretime ara verildiğinde ürün tedarikinin ciddi sorun teşkil  ettiğini, güvenli bir tedarik zinciri oluşturmak için ithal kaynaklara  yönelmenin bir zorunluluk olduğunu ifade etmişlerdir. İthalatçılarca ayrıca,  talebi karşılamakta yetersiz kalan yerli üretim dalının da soruşturma konusu  maddenin ithalatını yaptığı belirtilmiştir.

(4) Öte yandan, yerli üretimin toplam yurt içi talebi karşılamakta  yetersiz kalması nedeniyle soruşturma konusu üründe 2013 yılında 200 bin  ton/yıllık tarife kontenjanı uygulamasına gidilmiştir. 9/1/2014 tarihli ve  28877 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Etilen Glikol İthalatında Tarife  Kontenjanı Uygulanmasına İlişkin Tebliğ ile söz konusu tarife kontenjanı  uygulamasının 2014 yılında da devam etmesine karar verilmiştir.

(5) Petkim firması nihai bildirime ilişkin yanıtında 2010-2012 yılları  arasında ekonomik göstergelerinde görülen iyileşmenin nedeni olarak mevcut  dampinge karşı önlemleri göstermiştir. Buna karşılık, 2013 yılının ilk  yarısındaki bozulmanın nedeninin genel ithalatın ortalamasından düşük  fiyatlarla Kuveyt’ten gerçekleştirilen ithalat olduğu savunulmuştur. Kuveyt  menşeli ithalatın birim fiyatlarının üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim  fiyatlarından düşük seyretmesi 2013 yılının ilk yarısına özgü bir durum  değildir. Nitekim 2010 yılından itibaren incelenen dönem boyunca Kuveyt  menşeli ithalatın ortalama birim fiyatı üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen  ortalama birim ithal fiyatından düşük seyretmiştir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Değerlendirme ve Karar

Değerlendirme

MADDE 14 – (1) Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, Kuveyt menşeli  ithalata yönelik önlemlerin yürürlüğe konulmasından sonra da yerli üretimin  toplam talebi karşılamakta yetersiz kalması nedeniyle ithalatın nispeten  güçlü bir şekilde sürdüğü görülmektedir. İnceleme döneminde soruşturma  konusu ülke menşeli ithalat gerilemiş, bu gerilemeye paralel olarak toplam  ithalat ile Türkiye pazarı içindeki payını kaybetmiş buna karşılık gerek  ithalat içindeki gerekse Türkiye pazarındaki lider konumunu kaybetmemiştir.  Söz konusu dönemde üçüncü ülkeler menşeli ithalatın mutlak ve nispi olarak  arttığı gözlenmektedir.

(2) İnceleme döneminde Kuveyt menşeli ithalatın ortalama birim fiyatları,  2012 yılı hariç olmak üzere, diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalata göre  düşük seyretmiş; bununla beraber, 2013 yılının ilk yarısı itibariyle  soruşturma konusu ithalatın yerli üretim dalının fiyatları üzerinde fiyat  kırılmasına neden olmadığı da tespit edilmiştir.

(3) Öte yandan, soruşturma konusu ülke haricindeki ithalatın güçlü  seyrini koruduğu ve bu ortama rağmen yerli üretim dalının ekonomik  göstergelerinde ve pazar içerisindeki konumunda iyileşmeler görüldüğü de  tespit edilmiştir.

(4) Bu tespitler ışığında Kuveyt menşeli dampingli ithalat ile yerli  üretim dalındaki zarar arasındaki illiyet bağının mevcut veriler  çerçevesinde tesis edilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

(5) Petkim firması kendisine gönderilen nihai bildirim raporunda da yer  alan yukarıdaki tespit ve değerlendirmelere karşı görüş bildirmiştir. Firma  itirazında öncelikle, değerlendirmelerin 2013 yılının ilk altı ayına göre  yapılmış olmasına itiraz ederek 2013 yılının tamamına ilişkin firma ve  ithalat verilerini sunmuştur. Buna karşılık, soruşturma başlangıcında  1/1/2013 ile 30/6/2013 tarihleri arasındaki dönem gözden geçirme dönemi  olarak belirlenmiş ve ilgili tüm taraflara bildirilmiştir. Dolayısıyla,  gözden geçirme dönemi dışındaki verilere dayanan hususların  değerlendirilmesi uygun görülmemiştir.

(6) Bu bağlamda, Yönetmeliğin 34 üncü maddesinde ifade edildiği üzere  Kuveyt menşeli ithalatta uygulanan dampinge karşı önlemin kaldırılması  halinde yerli üretim dalında zararın devam etmesinin veya yeniden  oluşmasının muhtemel olmadığı değerlendirilmiştir.

Karar

MADDE 15 – (1) Yukarıdaki tespitler ışığında, Kuveyt menşeli  dampingli ithalat ile yerli üretim dalındaki zarar arasındaki illiyet  bağının mevcut veriler çerçevesinde tesis edilemediği ve soruşturmaya konu  Kuveyt menşeli ithalatta uygulanan dampinge karşı önlemin yürürlükten  kaldırılması halinde yerli üretim dalında zararın devam etmesinin veya  yeniden meydana gelmesinin muhtemel olmadığı anlaşıldığından İthalatta  Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanının onayı  ile Kuveyt menşeli soruşturma konusu ürüne yönelik olarak İthalatta Haksız  Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2010/11) kapsamında  yürürlükte olan dampinge karşı önlemin yürürlükten kaldırılmasına karar  verilmiştir.

Yürürlük

MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.