Ekonomi Bakanligi: ithalatta Haksiz Rekabetin Önlenmesine Iliskin Teblig (No: 2014/2) (08.04.2014 t. 28966 s. R.G.)

small_ekonomi-logo(204).jpg


GÜMRÜK HABER - UĞURLU GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ
ithalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No:  2014/2) (08.04.2014 t. 28966 s. R.G.)

 

Ekonomi Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Bilgi ve İşlemler

Soruşturma

 

MADDE 1 – (1) Yerli üretim dalı adına Acarsoy Tekstil Tic. ve San.  A.Ş., Ak İplik Akrilik İplik Sanayi ve Tic. A.Ş., Bakırlar İplik San. ve  Tic. Ltd. Şti., Balsuyu Mensucat San. ve Tic. A.Ş., Can Tekstil Entegre  Tesisleri ve Tarım Ürünleri San. Tic. A.Ş., ÇMS Çavuş Metal Teks. Loj. ve  Taş. San. ve Tic. A.Ş., Diktaş Dikiş İplik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Gapsan  Tekstil San. ve Tic. A.Ş., İskur Tekstil Enerji Ticaret ve Sanayi Anonim  Şirketi, Kaanb Tekstil Tic. Ltd. Şti., Karsu Tekstil San. ve Tic. A.Ş.,  Karteks Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Kıvanç Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Kipaş  Mensucat İşletmeleri A.Ş., Midaş Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş., Murat Yapı  Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Orteks Tekstil Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Selçuk  İplik San. ve Tic. A.Ş., Tapeten Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından  yapılan ve 8 yerli üretici tarafından da desteklenen başvuru üzerine,  Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam menşeli sentetik ve suni  devamsız liflerden iplikler (kesik elyaf ipliği) için 18/10/2012 tarih ve  28445 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin  Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2012/21) (2012/21 sayılı Tebliğ) ile  başlatılan damping soruşturması Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel  Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ; 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı  İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999  tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren  İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ve 30/10/1999  tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız  Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri çerçevesinde  yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.

Yerli sanayinin temsili

MADDE 3 – (1) Başvuru sahibi on dokuz firmanın Yönetmeliğin 20 nci  maddesi çerçevesinde yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu  tespit edilmiştir.

(2) Soruşturma devam ederken, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon  İhracatçıları Birliği tarafından başvuru sahibi ve destekçi firmalar dışında  yer alan başka üreticilerin de mevcut olabileceği iddia edilmiştir. Söz  konusu hususa ilişkin olarak soruşturma açılışını müteakip otuz yedi günlük  cevap verme süresi içinde herhangi bir itiraz gelmemiştir. Buna rağmen,  üretici olduğu iddia edilen firmalar ile temasa geçilmiş ve söz konusu  firmaların üretici olup olmadıklarına dair bilgi ve belgeler ile  soruşturmayı destekleyip desteklemedikleri yönündeki görüşleri talep  edilmiştir. Mezkur firmaların altmış sekizinden yanıt alınmış olup bu  firmaların altmış altısı soruşturmayı destekledikleri yönünde beyanda  bulunmuşlardır.

(3) Nihai bildirim sonrasında İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon  İhracatçıları Birliği tarafından soruşturma devam ederken yapılan bu işlemin  soruşturma açılışından önce yapılması gerektiği ve toplanan verilere nihai  bildirimde yer verilmediği ifade edilmiştir. Ancak yukarıda da ifade  edildiği üzere yerli üretim dalının temsiline ilişkin değerlendirme  soruşturma açılışında yapılmış olup bu değerlendirmeye verilen sürede  herhangi bir itiraz yapılmamıştır. Buna rağmen yapılan itiraz  değerlendirmeye alınmış ve yerli üretim dalının temsil niteliğinde bir  değişikliğe yol açıp açmayacağı incelenmiş ve bu yönde bir bulguya  rastlanmamıştır.

(4) Nihai bildirim sonrasında ilgili taraflarca Mısır’da yerleşik  üretici/ihracatçı Globe ve CSA firmalarının sırasıyla Diktaş Dikiş İplik  Sanayi ve Tic. A.Ş. ve Abalıoğlu Tekstil Sanayi A.Ş. firmalarıyla bağlantılı  olduğu ifade edilmiş ve bu durumun açıklanması istenmiştir. Yapılan  değerlendirmede, Abalıoğlu firmasının yerli üretim dalı tanımı kapsamında  yer almadığı ve firmanın bağlantılı olduğu anlaşılmış olup CSA firmasının  damping marjı hesaplamalarında ihraç fiyatlarında gerekli ayarlamalar  yapılmıştır. Alınan görüşlerde, Diktaş firmasının yerli üretim dalı  tanımında da yer alması ve soruşturma konusu malın ithalatçısı olması  dolayısıyla Yönetmeliğin 18 inci maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında  değerlendirilmesi talep edilmiş olup yapılan değerlendirmede Diktaş  firmasının yerli üretimi bulunduğu ve firmanın bağlantılı olduğu anlaşılmış  olup Globe firmasının damping marjı hesaplamalarında ihraç fiyatlarında  gerekli ayarlamalar yapılmıştır.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi ve bilgilerin  değerlendirilmesi

MADDE 4 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, söz konusu ürünün  yerli üreticilerine, Bakanlıkça tespit edilen ithalatçılarına, Malezya,  Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam’da yerleşik ürünün bilinen  ihracatçılarına ve diğer bütün ihracatçıların da bilgilendirilmesi için  Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam Ankara Büyükelçiliklerine  ilgili soru formları, başvurunun gizli olmayan özeti ve soruşturma açılış  Tebliğine ulaşmalarını temin etmek için soruşturma açılışına ilişkin  bildirimde bulunulmuştur.

(2) Nihai Bildirim sonrası bazı üretici/ihracatçı firmalardan başvurunun  gizli olmayan metninde eksiklikler bulunduğuna ilişkin görüşler alınmıştır.  Söz konusu metinlere ilişkin olarak soru formunu yanıtlama süresi içinde  gelen eksiklik talepleri karşılanarak gizli olmayan özet revize edilmiştir.

(3) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil otuz  yedi gün süre tanınmış ve tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri  karşılanmıştır.

(4) Yerli üretim dalı, soruşturma süresi boyunca Bakanlığımız ile  işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin  etmiştir.

(5) Soruşturma konusu ürünün ithalatını yaptığı tespit edilen ve  kendilerine soru formu gönderilen firmalardan yüz bir adedi ithalatçı soru  formunu yanıtlamış, bu firmalardan yetmiş sekiz adedinin işbirliğinde  bulunduğu kabul edilmiştir.

(6) Soruşturma konusu ürünün üretici/ihracatçısı veya ihracatçısı olduğu  tespit edilen ve kendilerine soru formu gönderilen firmalardan yirmi beşi  soru formuna cevap vermiş ve işbirliğinde bulunduğu kabul edilmiştir.

(7) Bu firmalardan Vietnam’da yerleşik firmaların sayısının fazla olması  nedeniyle Yönetmeliğin 27 nci maddesi ile Anti-Damping Anlaşması'nın (ADA)  6.10 uncu maddesi uyarınca örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Örnekleme  yönteminde soruşturma döneminde miktar bazında Türkiye'ye en yüksek ihracat  payı kıstası göz önüne alınarak örnekleme dâhil edilecek firmalar tespit  edilmiştir.

(8) Ayrıca, örnekleme dahil edilen söz konusu firmalardan herhangi  birinin soruşturmanın ilerleyen aşamalarında işbirliğine gelmemesi durumunda  örnekleme dâhil edilmek üzere yedek üretici/ihracatçı firma da  belirlenmiştir.

(9) Bazı üretici/ihracatçı firmalar örnekleme dahil olmak istediklerini  yazılı olarak beyan etmişler ancak seçilen örnek grubun temsil niteliğini  haiz olduğu ve örnek grubun genişletilmesinin soruşturmanın sağlıklı biçimde  yürütülmesini çok güçleştireceği değerlendirildiğinden bu talepler uygun  görülmemiştir.

(10) Diğer taraftan Vietnam’da yerleşik bazı firmalar kendi ürünlerinin  örnekleme seçilen firmalar tarafından üretilip ihraç edilmediğini iddia  etmişlerdir. Örnekleme seçilen firmaların örneklem dışında kalan firmaların  tüm tiplerini üretip ihraç etmek gibi bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte  yapılan incelemede örnekleme seçilen firmaların bu tiplere çok yakın  benzerlerini üretip ihraç ettikleri tespit edilmiştir.

(11) Soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi,  bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim, 21/11/2013  tarihinde Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam Ankara  Büyükelçilikleri ile soruşturma sırasında işbirliğinde bulunan  ithalatçılara, soruşturmaya konu ülkelerde yerleşik işbirliğinde bulunan  üretici/ihracatçılara ve yerli üretim dalına iletilmiştir. Adı geçen tüm  taraflara nihai bildirime ilişkin görüş bildirmeleri için uygun süre  tanınmış, nihai bildirime cevap verme süresinin uzatılması yönündeki makul  talepler de karşılanmıştır.

(12) Nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün ithalatçıları ile  yerli üretim dalından gelen dinleme toplantısı talepleri kabul edilmiştir.  Bu çerçevede, talep eden üretici/ihracatçı, ithalatçı firmalar ile yerli  üretim dalının katılımı ile 3/12/2013 tarihinde genel kamu dinleme  toplantısı ve 3/12/2013 ve 11/12/2013 tarihleri arasında da talep eden  firmalarla firma özel dinleme toplantıları düzenlenmiştir.

(13) Tarafların soruşturma boyunca ve nihai bildirim sonrasında ortaya  koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden  soruşturma kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili  bölümlerinde yer verilmiştir. Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve  belgelerin gizli olmayan nüshaları, talep eden bütün ilgili tarafların  bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuş ve talep geldiğinde ilgili  taraflarla paylaşılmıştır.

Yerinde doğrulama soruşturmaları

MADDE 5 – (1) Yönetmeliğin 21 inci  maddesi çerçevesinde, şikayetçi firmaların sayısının çokluğu dikkate  alınarak, yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olan Bursa, Adana,  Kayseri, İstanbul ve K. Maraş'ta yerleşik yerli üretici firmaların üretim ve  idari tesislerinde yerinde doğrulama incelemesi yapılmıştır.

(2) Mısır, Malezya ve Tayland'da da işbirliğine gelen bazı üretici  /ihracatçı firmalar nezdinde yerinde doğrulama soruşturmaları  gerçekleştirilmiştir.

Soruşturma dönemi

MADDE 6 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2011-31/12/2011  tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir. Zarar  belirlemelerinde ise veri toplama ve analiz için 1/1/2009-31/12/2011  arasındaki dönem esas alınmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Soruşturma Konusu Ürün ve Benzer Ürün

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün, 5509.52, 5509.61, 5509.91 ve  5510.20 6’lı gümrük tarife alt pozisyonları hariç 55.08, 55.09, 55.10, 55.11  gümrük tarife pozisyonlarında sınıflandırılan "sentetik ve suni devamsız  liflerden iplikler" (kesik elyaf ipliği)’dir.

(2) Soruşturma konusu ürün, %100 sentetik veya suni devamsız elyafın veya  bunların birbirleriyle veya doğal elyaflarla muhtelif oranlarda  karışımlarının eğrilmesiyle elde edilen ve ağırlığını sentetik veya suni  elyafın oluşturduğu ipliklerdir. Ürün, kesim uzunluğu, numara, parlaklık,  erime ısısı ve kalite gibi faktörlere bağlı olarak çeşitlilik göstermekle  beraber üretim sürecinde yapılan ayarlamalarla bu çeşitliliği  gerçekleştirmek mümkündür.

(3) Söz konusu ürün, genel olarak kumaş, halı, döşeme/kaplama ve hazır  giyim imalatlarında kullanılmaktadır.

(4) Bazı dikiş ipliği ithalatçıları, Türkiye'de dikiş ipliği üretiminin  talebi karşılamaya yetersiz olduğu ve bazı tiplerin üretiminin bulunmadığı  iddiasıyla dikiş ipliklerinin soruşturma kapsamı dışına çıkarılmasını talep  etmişlerdir. Buna mukabil, bazı yerli üreticilerden alınan yazılarda, bu  firmaların dikiş ipliği üretimi gerçekleştirdiklerini ve farklı tipleri  üretme kapasitesine ve kabiliyetine haiz olduklarını beyan etmiş ve  dampingli ithalattan şikâyetçi olduklarını dile getirerek dikiş ipliklerinin  de temel fiziksel özellikleri bakımından aynı grupta değerlendirilmesi  gerektiğini belirterek, söz konusu ürünlerin soruşturma kapsamında  bulunmasının gerekli olduğunu belirtmişlerdir.

(5) Bazı ithalatçılar tarafından yerli üretim dalının yüksek denyeli  elyaflarda (50/1,60/1 gibi), bazı hammaddelerden ve karışımlardan elyaflarda  (bambu, spandex gibi) üretiminin bulunmadığı ile bazı üretim tekniklerinin  (siro ve core spun gibi) yerli üretimce kullanılamadığı ya da üretim  teknolojisi bulunmadığı ve yerli firmaların kapasitelerinin yetersiz olduğu  iddia edilmiştir. Yürürlükteki mevzuat uyarınca yerli üretim dalının  soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir zorunluluğu  bulunmamakla birlikte, alınan yazılarda yerli üretim dalının farklı tip ve  karışımlarda soruşturma konusu ürünlerde üretimlerinin ve üretme  kabiliyetlerinin bulunduğu ve ithal ürünlerle rekabet edilebilmesi halinde  tüm ürün tiplerinde ve tekniklerinde üretim yapabilecek teknoloji ve  kapasiteyi haiz oldukları ifade edilmiştir. Bu durum yerli üretim dalı  nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulamalar sırasında da tespit  edilmiştir.

(6) Yine, benzer şekilde nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu  ürünün bazı kullanıcı ve ithalatçıları ürünün tanımının geniş olduğu,  karışım (melanj) ve %100 polyester iplikler gibi bazı tiplerin üretilmediği  yönünde iddialarda bulunmuşlardır. Yürürlükteki mevzuat uyarınca yerli  üretim dalının soruşturma konusu ürünün tüm tiplerini üretmek gibi bir  zorunluluğu bulunmamakla birlikte yerli üretim dalı tarafından bu tiplerin  üretiminin yapılmakta olduğu ve hangi firmaların bu üretimi yapabildiği  belirtilmiştir. Ürün tanımının geniş olduğu ve bunun damping  hesaplamalarında etkisi olacağı yönündeki iddialar ise damping marjı  hesaplamaları tip bazında yapıldığından dikkate alınmamıştır.

(7) Nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün kullanıcıları  tarafından yerli üretim dalından düşük miktarlı mal temininde ve teslimat  sürelerinde sıkıntılar yaşandığı ifade edilmiştir. Bu kapsamda yerli üretim  dalı tarafından yapılan değerlendirmelerde malın tüm çeşit ve tiplerinde  üretim yapılabildiği, teslimat sürelerinin ise soruşturma konusu ülkelerden  daha uzun olmayacağı ifade edilmiş, stoklama maliyetleri ve sürelere ilişkin  dengelemenin ithalatçı ve aracılar tarafından sağlanabileceği  belirtilmiştir.

(8) Yönetmeliğin 4 üncü  maddesi hükümleri çerçevesinde yapılan incelemeler neticesinde,  soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen iplikler ile yerli üretim dalı  tarafından üretilen ipliklerin; teknik ve fiziki özellikleri, çeşitleri,  dağıtım kanalları, kullanım alanları, kullanıcıların ürünü algılaması ve  birbirini ikame edebilmeleri açısından benzer özelliklere sahip oldukları ve  soruşturmaya konu ülkelerden ithal edilen ürünlerin yerli üretim dalının  ürünleriyle doğrudan rekabet içinde olduğu, bu nedenle de benzer ürün olarak  kabul edilebileceği değerlendirilmiştir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Dampinge İlişkin Belirlemeler

Genel

MADDE 8 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2011-31/12/2011  tarihleri arası soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.

(2) Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam’dan işbirliğine gelen ve  Vietnam için örnekleme dahil edilen üretici-ihracatçı firmalar bakımından  normal değerin, ihraç fiyatının nasıl belirlendiği ve damping marj hesabına  ilişkin ayrıntılı bilgiler firma özel bildirimlerinde yer almaktadır.

(3) İşbirliğine gelen ve piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet  gösterdiği kabul edilen Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland’da yerleşik  üretici-ihracatçı firmalar için firma özel nihai bildirimlerinde aksi  belirtilmediği sürece normal değer, ihraç fiyatı ve damping marjı aşağıda  belirtildiği şekilde tespit edilmiştir.

(4) İşbirliğine gelen ve örnekleme dahil edilen ancak piyasa ekonomisi  koşullarında faaliyet göstermediği aşağıda açıklandığı şekilde kabul edilen  Vietnam’da yerleşik üretici/ihracatçı firmalar için normal değer,  Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde belirlenmiştir.

(5) Soru formunu yanıtlayan ancak işbirliğinde bulunduğu kabul edilmeyen  üretici/ihracatçı firmalar ve işbirliği kabul edilmeme nedenleri nihai  bildirimde yer almıştır. Bu firmalar ve işbirliğine gelmeyen diğer firmalar  için eldeki mevcut veriler kullanılmıştır.

(6) Bu kapsamda nihai bildirim sonrasında, Alpha Spinning Co.Ltd.  firmasından eksiklik yazısına cevap verildiği yönünde görüş alınmış olup  yapılan incelemede söz konusu firmaya eksiklik yazısı yazıldığı ancak alınan  cevaplarda yer alan tablolarda esaslı eksiklikler olduğu ve tip bazında  damping marjı hesaplamaya elverişli olmadığı anlaşıldığından söz konusu  firmanın işbirliğinde bulunmadığı kabul edilmiştir. Yine aynı kapsamda Saif  Textile Mills Ltd. firması kendilerinin verilerinin de dikkate alınması  yönünde bir talepte bulunmuştur. Ancak adı geçen firmaya verilen sürede soru  formuna cevap verilmediği ve süre dolumu sonrasında gelen süre uzatımı  talebinin de 26/12/2012 sayılı yazımız ile reddedildiği anlaşıldığından  firmanın işbirliğinde bulunmadığı kabul edilmiştir.

Temsil testi

MADDE 9 – (1) Yönetmeliğin 5 inci  maddesi hükmü gereğince, işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların  menşe ülkedeki iç piyasa satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp  kullanılmayacağının belirlenmesi için genel ve ürün tipleri bazında temsil  testi uygulanmaktadır. Buna göre, benzer mal satışlarının miktar bazında  Türkiye’ye gerçekleştirilen satışların %5’ini veya daha fazlasını  oluşturması halinde normal değer, normal ticari işlem çerçevesinde kabul  edilen iç piyasa satışları esasında, aksi halde oluşturulmuş normal değer  esasında belirlenmektedir.

Normal ticari işlem testi

MADDE 10 – (1) Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükümleri gereğince,  işbirliğine gelen üretici/ihracatçı firmaların menşe ülkedeki iç piyasa  satışlarının normal değer tespitinde kullanılıp kullanılmayacağının  belirlenmesi için ürün tipleri bazında normal ticari işlem testi  uygulanmaktadır. Buna göre;

a) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının  (indirimler, vergiler ve iadeler düşülerek hesaplanmış) ağırlıklı  ortalama birim maliyetinin üzerinde olduğu durumlarda normal değer;

1) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin  toplam satış miktarının %80’ini veya daha fazlasını oluşturması  halinde, soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen tüm iç piyasa satış  işlemlerinin (kârlı ya da kârsız) ağırlıklı ortalaması esasında,

2) Birim maliyetin üzerindeki satış miktarının ürün tipinin  toplam satış miktarının %80’inden daha azını oluşturması halinde ise  soruşturma dönemi boyunca gerçekleşen yalnızca kârlı iç piyasa satış  işlemlerinin ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmektedir.

b) Benzer ürünün tip bazında ağırlıklı ortalama net satış fiyatının,  ağırlıklı ortalama birim maliyetinin altında olması halinde normal  değer, soruşturma dönemi boyunca kârlı iç piyasa satış işlemlerinin  ağırlıklı ortalaması esasında belirlenmektedir.

c) Benzer ürünün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde  normal değer, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmektedir.

İç piyasa satışlarına dayanan normal değer

MADDE 11 – (1) İşbirliğine gelen üretici/ihracatçı firma için  Yönetmeliğin 5 inci  maddesi hükmü gereğince iç piyasa satışlarının esas alındığı hallerde  normal değer, menşe ülkenin iç pazarında benzer ürün için normal ticari  işlemler çerçevesinde bağımsız alıcılar tarafından ödenmiş olan veya  ödenmesi gereken fiyatlar esasında belirlenmektedir.

Oluşturulmuş değer

MADDE 12 – (1) Oluşturulmuş normal değer, işbirliğine gelen  üretici/ihracatçı firmadan temin edilen benzer ürünün tip bazındaki imalat  maliyeti ile satış, genel ve idari giderlerine makul oranda bir kârın  eklenmesi suretiyle hesaplanmıştır.

Piyasa ekonomisi iddiasına ilişkin değerlendirmeler

MADDE 13 – (1) Yönetmeliğin ek 1 inci  maddesi hükmü uyarınca, piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan  ithalata yönelik damping soruşturmalarında, ilgili ülkedeki soruşturmaya  tabi üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında bahse  konu maddede belirtilen ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının  geçerli olduğunu yeterli delillerle göstermesi halinde bu üreticiler için  normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi; aksi durumda ise  Yönetmeliğin 7 nci maddesi uygulanmaktadır.

(2) Bu itibarla, soruşturma kapsamında işbirliğinde bulunan Vietnam’da  yerleşik firmaların tamamı piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet  gösterdiğini öne sürerek kendileri için normal değerin tespitinde  Yönetmeliğin 5 inci maddesinin uygulanmasını talep etmişlerdir.

(3) Bu bağlamda yapılan değerlendirmelerde Vietnam’da tekstil ve  konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren Vinatex’in (Vietnam National  Textile and Garment Group) esasen bir kamu iktisadi kuruluşu olduğu ve  bünyesindeki firmaların denetim ve gözetimi ile kendi aralarında  entegrasyonunu sağlamak için kurulduğu ve üretim dağıtım alanından yatırım  tedarik alanına kadar geniş bir yelpazede faaliyetlerini sürdürdüğü  anlaşılmaktadır. Hali hazırda Vinatex bünyesindeki şirketler anonim şirket (joint  stock) veya ortak girişim (joint venture) olarak faaliyet göstermekle  birlikte Vinatex’in bu firmalarda hisse bulundurmasını sağlayarak firmaların  üzerlerinde ve dolayısıyla sektörün genelinde devlet kontrolü sağlandığı  anlaşılmaktadır. Thanh Cong, Phu Bai, Thien Nam, Hue Textile, Phong Phu  firmalarının doğrudan Vinatex üyesi olduğu Phu Viet firmasının ise Vinatex  üyelerinden biriyle bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır.

(4) Bu durum, Vietnam’da devletin doğrudan veya dolaylı olarak kamu  iktisadi kuruluşları eliyle sektördeki firmaların maliyet ve girdi, üretim,  satış ve yatırımlar ile ilgili kararlarına müdahale etmekte olduğunu; söz  konusu kararların arz-talep dengesini yansıtan pazar hareketlerine göre  önemli sayılacak bir devlet müdahalesi olmaksızın alınamadığını  göstermektedir.

(5) Bu durumun hem Vinatex üyeleri için geçerli olduğu hem de sektörün  bütününde yer alan dinamikleri de etkilediği düşünülmekte ve böyle bir  ortamda Vinatex üyeleriyle doğrudan bir bağlantısı olmayan Formosa, Dong  Quang, Phu Thanh ve Evergreen firmalarının serbest piyasa koşullarında  faaliyet göstermesinin olası olmadığı değerlendirilmektedir.

(6) Diğer yandan, Vietnam’da arazi mülkiyeti kollektif olup devlet  tarafından idare edilmekte ve özel mülkiyete izin verilmemektedir. Devlet  tarafından limitli arazi kullanım hakları belirli aralıklarla firmalara  verilmekte ancak bu haklara ilişkin kullanımlar yine devlet iznine tabi  olmaktadır. Vietnam’dan işbirliğine geldiği kabul edilen firmaların  tamamında, firmaların tesislerinin bulunduğu arazilerin kendilerine ait  olmayıp bu arazilerin kullanım haklarına sahip oldukları, ancak söz konusu  kullanım haklarına ilişkin fiyatlamanın ve amortismanın nasıl  belirlendiğinin şeffaf olmadığı görülmüştür. Nitekim, bu firmalardan uluslar  arası denetim şirketleri tarafından denetlenen Formosa, Phu Thanh, Thanh  Cong firmalarının araziye ilişkin muhasebe kayıtlarını “maddi olmayan  varlıklar” kalemi altında tutmakta oldukları tespit edilmiştir. Diğer  firmalarda da durumun aynı olduğu ancak yerel denetim şirketleri tarafından  denetlenen firmaların muhasebe kayıtlarında bu duruma yer verilmediği  anlaşılmaktadır.

(7) Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde; devletin temel üretim  girdilerinden biri olan arazi üzerinde mutlak söz sahibi olduğu yani  üretimin temel girdilerinden biri olan arazinin değerinin piyasa  koşullarında oluşmadığı anlaşılmaktadır.

(8) Dong Quang firmasının kendisine verilen süre içerisinde göndermiş  olduğu yanıtlarda firmanın uluslararası standartlara uygun şekilde bağımsız  denetimden geçen mali tablolarının yer almadığı tespit edilmiştir.

(9) Vietnam’da yerleşik işbirliğine geldiği kabul edilen firmaların  tamamı için örnekleme seçilip seçilmediğinden bağımsız olarak yapılan  yukarıdaki değerlendirmeler ışığında firmaların piyasa ekonomisi koşulları  altında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiş, bu nedenle söz konusu  firmalar için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükmüne  uygun olarak oluşturulmuş normal değer yöntemine başvurulmuştur.

(10) Nihai bildirim sonrasında Formosa, Evergreen ve Phu Bai  firmalarından kendilerinin piyasa ekonomisi koşullarında faaliyet  gösterdiklerinin kabul edilmesi yönünde görüş alınmıştır. Bu kapsamda Phu  Bai firmasının iddiası Vinatex’le olan doğrudan bağlantısı nedeniyle kabul  edilmemiştir.

(11) Formosa firmasının doğrudan Vinatex’le bağlantılı olmadığı nihai  bildirimde de yer aldığı üzere tekrar ifade edilmiş ve Vinatex’in piyasa  genelindeki satış ve fiyatlama politikalarının kendilerini etkilemediği  belirtilmiştir. Bunun dışında piyasada kamu eliyle yönetilen böyle büyük bir  kuruluşun varlığında ürünün üretim, girdi ve satışına ilişkin belirlemelerin  arz-talep dengesini yansıtan pazar hareketlerine göre Vinatex’in herhangi  bir etkisi olmadan nasıl belirlenebildiğine dair herhangi bir değerlendirme  sunulmamıştır. Diğer taraftan devlete ait olan ve firmanın tesislerinin  bulunduğu arazi kullanım haklarına ilişkin olarak fiyatlamanın piyasa  koşullarında yapıldığına dair herhangi bir açıklama ya da delil  sunulmamıştır. Bu nedenlerle firmanın piyasa ekonomisi şartlarında faaliyet  gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.

(12) Evergreen firması tarafından dile getirilen görüşlerde firmanın  Vinatex’le bağlantılı olmadığı nihai bildirimde de yer aldığı üzere tekrar  ifade edilmiş ve firma sahiplerinin Singapur uyruklu olması dolayısıyla  Vietnam devletinin etkisi altında olamayacağı belirtilmiş ancak bu durumun  devlet eliyle piyasada firmaların maliyet ve girdi, üretim, satış ve  yatırımlar ile ilgili kararlarını etkilemesine mani olmayacağı  değerlendirilmiştir. Diğer taraftan devlete ait olan ve firmanın  tesislerinin bulunduğu arazi kullanım haklarına ilişkin olarak bir açık  arttırma sürecine girildiğinden bahsedilmiş ancak bu açık arttırma sürecinde  Vietnam devletince kabul edilen fiyatların serbest piyasa dinamiklerinde  oluşacak fiyatlar olup olmadığına dair de bir açıklama ya da delil  sunulmamıştır. Sayılan nedenlerden ötürü firmanın piyasa ekonomisi  şartlarında faaliyet gösterdiği iddiası kabul edilmemiştir.

Oluşturulmuş normal değer

MADDE 14 – (1) Yönetmeliğin 7 nci  maddesi çerçevesinde ve yukarıdaki açıklamalar ışığında, Vietnam’da  yerleşik işbirliğinde bulunan firmaların piyasa ekonomisinde faaliyet  göstermediği kabul edildiğinden; normal değer Türkiye’de benzer malın birim  imalat maliyetine genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın  eklenmesiyle oluşturulmuştur.

(2) Normal değer tespiti yapılırken, Vietnam’da yerleşik firmaların  lehine olacak şekilde işgücü, enerji, genel, idari ve satış giderlerinde  çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.

İhraç fiyatı

MADDE 15 – (1) İşbirliğinde bulunan üretici/ihracatçı firmalar  için ihraç fiyatı kural olarak Türkiye’ye satışlarında bağımsız alıcılarca  fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.

(2) Mısır’da yerleşik Globe ve CSA firmaları tarafından Türkiye’ye  gerçekleştirilen tüm ihracatın sırasıyla bağlantılı oldukları Diktaş Dikiş  İplik Sanayi ve Tic. A.Ş. ve Abalıoğlu Tekstil Sanayi A.Ş.’ne yapıldığı  anlaşıldığından ihraç fiyatı Yönetmeliğin 9 uncu  maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde, bağımsız ilk alıcıya yeniden  satış fiyatı esas alınarak oluşturulmuştur. İhraç fiyatı yeniden  oluşturulurken, ithalatçı fiyatının Diktaş Dikiş İplik Sanayi ve Tic. A.Ş.  ve Abalıoğlu Tekstil Sanayi A.Ş. firmalarınca sunulan ve Yönetmeliğin 9 uncu  maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan unsurlar (mutat taşıma, sigorta,  gümrük vergileri, satış, genel ve idari giderler gibi) dikkate alınmıştır.

Fiyat karşılaştırması

MADDE 16 – (1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen,  normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına  getirilerek aynı aşamada karşılaştırılmıştır.

Malezya’da yerleşik firmaların damping marjları

MADDE 17 – (1) Nihai bildirim sonrasında Malezya’da yerleşik  Recron firması kendisi için yapılan damping marjı hesaplamalarına bazı  itirazlarda bulunmuştur.

(2) Recron firması nihai bildirime ilişkin olarak sunduğu görüşünde,  ihraç fiyatı ile normal değerin aynı aşamada karşılaştırılmasını teminen  ihraç fiyatı hesaplamasında düşülen maliyet kalemlerinin halihazırda üretim  maliyetleri tablosunda yer aldığını, bu nedenle oluşturulmuş normal değer  hesaplanırken kullanılan üretim maliyetleri tablosundan da ilgili  maliyetlerin indirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak halihazırda yapılan  oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında söz konusu masraflar zaten  düşüldüğünden hesaplamalarda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.

(3) Firma ayrıca, oluşturulmuş normal değer hesabında kullanılan makul  kâr oranı yerine firmanın tamamı için gerçekleşen kâr marjının kullanılması  gerektiğini savunmuştur. Ancak, Yönetmeliğin 5 inci maddesi çerçevesinde söz  konusu kâr marjı hesaplaması firmanın yalnızca soruşturma konusu üründe 2011  yılı itibariyle normal ticari işlemler çerçevesinde gerçekleştirmiş olduğu  satışlarının kâr marjı olduğundan hesaplamalarda herhangi bir değişikliğe  gidilmemiştir.

Mısır’da yerleşik firmaların damping marjları

MADDE 18 – (1) Nihai bildirim sonrasında Mısır’da yerleşik  firmalar kendileri için yapılan damping marjı hesaplamalarına bazı  itirazlarda bulunmuşlar, ayarlamalara ilişkin bu itirazların makul olanları  değerlendirmeye alınmış ve bu çerçevede damping marjları yeniden  hesaplanmıştır.

(2) Bu kapsamda hesaplanan damping marjları Globe firması için CIF  bedelin %6,91’i olarak; El Sharq firması için CIF bedelin %7,48’i olarak;  CSA firması için ise CIF bedelin %15,05’i olarak tespit edilmiştir.

Pakistan’da yerleşik firmaların damping marjları

MADDE 19 – (1) Nihai bildirim sonrasında Pakistan’da yerleşik  firmalar kendileri için yapılan damping marjı hesaplamalarına bazı  itirazlarda bulunmuşlardır.

(2) Bu kapsamda nihai bildirim sonrası Din Textile firması kendisinin  Türkiye’ye polyester, pamuk ve viskoz karışımından mamul, renkli iplikler  ihraç ettiğini, ihraç ettiği tiplerden ise sadece üçünün yurt içi piyasada  da satıldığını ifade etmiştir. Söz konusu iplikler için iç piyasaya yapılan  satış miktarının ihracata konu olan miktarın %5’inden daha az olduğu buna  rağmen ADA’nın 2 nci maddesinin ikinci dipnotuna atfen, makul bir  karşılaştırmaya imkan tanıdığı öne sürülmüştür. Söz konusu dipnotta da ifade  edildiği gibi, yurt içi satış miktarının ihracatın en az %5’ini oluşturması  gerektiği genel kural hükmündedir. Daha düşük bir oranın karşılaştırma  yapmaya elverişli bir büyüklükte olduğuna ilişkin kanıt sunulması halinde  söz konusu oranın kabulü mümkün görünse de bu yönde herhangi bir kanıt  sunulmamıştır. Dolayısıyla firmanın bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir.

(3) Din Textile firması oluşturulmuş normal değer hesabında kullanılan  makul kâr oranı için firmanın soruşturma konusu üründeki genel kârlılık  oranının kullanılmasını talep etmiştir. Ancak, Yönetmeliğin 5 inci maddesi  çerçevesinde söz konusu kâr marjı hesaplaması firmanın yalnızca soruşturma  konusu üründe 2011 yılı itibariyle normal ticari işlemler çerçevesinde  gerçekleştirmiş olduğu satışlarının kâr marjı olduğundan hesaplamalarda  herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.

(4) Nihai bildirim sonrası Margalla firması sunduğu görüşte damping marjı  hesabında ihraç fiyatının belirlenmesinde kambiyo zararı veya kazancının  ayarlamalara dahil edilmemesine itiraz etmiş ve söz konusu kambiyo zararı  veya kazancının işlem bazında beyan edildiğini ve bu nedenle ihraç fiyatı  belirlenirken göz önüne alınması gerektiğini öne sürmüştür. Firma ayrıca,  bahse konu kambiyo kâr veya zararının satış, genel ve idari giderler  içerisinde yansıtıldığını ve dolayısıyla damping marjı hesabının bir parçası  olduğunu savunmuştur. Ancak ADA 2.4.1’inci maddesi çerçevesinde firmanın  talebi uygun görülmemiş, söz konusu kambiyo kâr veya zararlarına ilişkin bir  ayarlama yapılmamıştır.

(5) Margalla firması ayrıca, soruşturma konusu ürünün üretim  maliyetlerinde yapılan ayarlamalara itiraz etmiştir. Nihai bildirim  öncesinde yapılan çalışmada firmanın yurt içi satışlara konu olan ürün  tipleri ile Türkiye’ye gerçekleştirilen satışlara konu olan ürün tiplerine  ilişkin olarak sunduğu ürün tipi maliyetleri verilerinin firma tarafından  sunulan “kâr/zarar beyannamesi” tablosunda sunduğu verilerle tutarlılık  göstermediği tespit edilmiştir. Ürün tipi bazında sunulması gereken üretim  maliyeti verileri damping marjı hesaplanmasında büyük önem taşımakta ve  marjın hesaplanmasında temel unsurlardan birisi olarak kullanılmaktadır.  Dolayısıyla, bu verilerin sunulmaması veya yanlış sunulması veyahut  doğrulanabilir nitelikte olmaması bahse konu firmanın işbirliğine  gelmediğinin kabul edilmesi sonucunu doğurabilecek niteliktedir. Buna  karşılık, firmanın işbirliğinde bulunmadığı şeklinde bir değerlendirmede  bulunmak yerine sunulan veriler kullanılarak üretim maliyetlerinde ayarlama  yapılması uygun görülmüştür. Bu itibarla, firmanın kâr/zarar beyannamesinde  sunduğu verilerin doğru olduğu kabul edilerek her bir ürün tipi için üretim  maliyetleri oluşturulmuştur. Yapılan çalışmada, beyan edilen toplam imalat  maliyetinin her bir ürün tipine dağıtılmasında her bir ürün tipi için beyan  edilen imalat maliyetinin maliyet tablolarında belirtilen toplam imalat  maliyeti içerisindeki payı kullanılmış, bu şekilde yapılan ayarlama  sonucunda en azından toplam imalat maliyetinin tutarlılığı sağlanmıştır.  Yapılan çalışma, eldeki mevcut verinin kullanılmasına dayandığı ve bir takım  varsayımlara göre yapılmak zorunda olduğundan firma için gerçek veya ideal  durumu yansıtmaması olağandır. Buna karşılık, benimsenen yöntemin firma  için, firmanın işbirliğine gelmediğinin kabulünden daha olumlu bir sonuç  doğuracağı değerlendirilmiştir.

(6) Margalla firması tarafından ihracata konu olan ürün tiplerinin üretim  maliyetlerinin belirlenmesinde ihracat işlemlerinden kaynaklanan satış  giderlerinin dikkate alınmaması gerektiği belirtilerek oluşturulmuş normal  değer hesaplanırken bu giderlerin toplamdan düşülmesi gerektiği iddia  edilmiştir. İhracata konu olan ürün tiplerinin oluşturulmuş üretim  maliyetleri belirlenirken ihracata özgü maliyetleri yansıtmamak amacıyla  kâr/zarar beyannamesinde yurt içi satışlar için beyan edilen veriler  kullanılmış, satış, genel ve idari giderlerin tespitinde bu hususa dikkat  edilmiştir. Dolayısıyla firmanın itirazını gerektirecek bir durumun söz  konusu olmadığı değerlendirilmiştir.

(7) Nihai bildirim sonrası Monnoowal firması tarafından sunulan görüşte,  damping marjı hesaplamasında kullanılan yurt içi satışlar tablosu ile yurt  içinde satılan ürün tiplerinin maliyetlerini gösteren tablonun eksik olduğu,  ürün kodlarında farklılık olduğu ifade edilmiştir. Firmanın soru formuna  verdiği ilk yanıtların incelenmesi sonrasında bir takım eksiklikler olduğu  tespit edilmiş, bunun üzerine firmadan bu eksikliklerin tamamlanmasıyla  birlikte soru formunda ve tablolarda bazı değişiklikler yapması talep  edilmiştir. Söz konusu talep üzerine firma ihtiyaç duyulan değişiklikleri  içeren tabloları tekrar Bakanlığa iletmiştir. Damping marjı hesaplanmasında  kullanılan tabloların da bizzat firma tarafından güncellenen ve talep edilen  değişikliklerle birlikte tekrar sunulan tablolar olduğu tespit edilmiştir.  Bu nedenle, söz konusu itirazların kabulü uygun görülmemiştir.

(8) Monnoowal firması ayrıca, yurt içi satışların kârlılığının tespitinde  her bir işlemin birim fiyatlarının yıllık ağırlıklı ortalama maliyetle  karşılaştırılmasına da itiraz ederek bu karşılaştırmanın her bir işlem için  işlemin gerçekleştiği tarihteki maliyetler kullanılarak yapılması  gerektiğini bu yöntemin kullanılmadığı hallerde ise ağırlıklı ortalama  maliyetlerin ağırlıklı ortalama birim fiyatlarla karşılaştırılması  gerektiğini öne sürmüştür. Yönetmeliğin 5 inci maddesi hükmü gereğince,  normal değerin tespiti amacıyla incelenen işlemlerin ağırlıklı ortalama  satış fiyatlarının firma için maliyet altındaki satışların hacminin  tespitinde birim fiyatlar ile ağırlıklı ortalama maliyetler  karşılaştırılmıştır. Nihai bildirimin 10 uncu maddesinde de ifade edildiği  üzere, benzer ürününün tip bazında kârlı satış işlemi olmaması halinde  normal değer, oluşturulmuş normal değer esasında belirlenmektedir. Nitekim  adı geçen firmanın Türkiye’ye ihraç ettiği ürün tiplerinde yurt içinde kârlı  satışının olmadığı tespit edildiğinden bu yöntem kullanılmıştır.

(9) Monnoowal firması son olarak, oluşturulmuş normal değer  hesaplamasında kullanılan birim üretim maliyetleri içerisinde doğrudan  ihracat işlemlerinden kaynaklanan satış giderlerinin de bulunduğunu  belirterek bu maliyet unsurlarının hesaplanan ortalama maliyetlerden  düşürülmesini talep etmiştir. Yapılan inceleme sonucunda uygun görülen  değişiklik hesaplamaya yansıtılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar  neticesinde Monnoowal firması için damping marjı hesabı yeniden yapılmış  olup yeni marj CIF bedelin %6,62’si olarak tespit edilmiştir.

Tayland’da yerleşik firmaların damping marjları

MADDE 20 – (1) Nihai bildirim sonrasında Tayland’da yerleşik  firmalar kendileri için yapılan damping marjı hesaplamalarına bazı  itirazlarda bulunmuşlardır.

(2) Indo-Thai Synthetics ve Lucky Spinning, nihai bildirim sonrası  verdikleri görüşlerde üretim ve hammadde fiyatlarında meydana gelen  dalgalanma nedeniyle aylık bazda üretim maliyet hesaplanmasını talep  etmişlerdir. ADA ve ilgili mevzuat gereği üretim maliyetlerinin hangi  koşullar altında aylık bazda alınması gerektiği hükme bağlanmamıştır. Diğer  taraftan, yayınlanan panel kararlarında ise ilgili otoritenin üretim  maliyetlerinde dönemsel dalgalanma yaşanması durumunda maliyetleri aylık  bazda hesaplayabileceği belirtilmiş olup, bir zorunluluk yönünde karar  bulunmamaktadır. Bu kapsamda söz konusu talep kabul edilmemiştir.

(3) Söz konusu firmalar, fiyat ayarlaması olarak ihraç işlemlerinde  gerçekleşen vergi iadelerinin ihraç fiyatına yansıdığını ve bu nedenle vergi  iadesi ayarlaması olarak ihraç fiyatlarına eklenmesi gerektiğini  belirtmişlerdir. Ancak gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturmaları  esnasında, söz konusu iadelerin ADA ve ilgili mevzuat kapsamında ihracat  amaçlı girdi ithalatında ödenmiş olan vergilerin kısmi ve tamamının iadesi  olarak sınıflandırılamayacağı değerlendirilmiş olup, firmaların söz konusu  talebi kabul edilmemiştir.

(4) Aynı firmalar, oluşturulmuş normal değer hesaplamalarında ihraç  fiyatı ile normal değerin aynı aşamada karşılaştırılmasını teminen  maliyetlerden doğrudan satış masraflarının düşülmesi gerektiğini  belirtmişlerdir. Ancak halihazırda yapılan hesaplamalarda söz konusu  masraflar oluşturulmuş normal değer hesabından düşüldüğünden hesaplamalarda  bir değişikliğe gidilmemiştir.

(5) Ayrıca Indo-Thai Synthetics, Türkiye’deki alıcıların çoğunlukla  toptancı olması ve iç piyasadaki alıcıların çoğunlukla endüstriyel kullanıcı  olması nedeniyle ticari aşama farklılığının meydana geldiğini ve bu nedenle  ihraç fiyatına eklenmek suretiyle bir ticari aşama ayarlaması yapılması  gerektiğini belirtmiştir. Ancak, gerçekleştirilen yerinde doğrulama  soruşturması esnasında yapılan inceleme neticesinde iç piyasaya satılan  ürünler ile Türkiye’ye satılan ürünlerin ihraç fiyatlarında tutarlı bir  farklılaşma olmadığı değerlendirildiğinden firmanın söz konusu talebi kabul  edilmemiştir.

(6) Lucky Spinning, kredi maliyetinin normal değer hesabına dahil  edilmediğini belirtmiştir. Söz konusu firmaya ilişkin kredi maliyeti  gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturması esnasında doğrulanmadığından  hesaplamalara dahil edilmemiştir. Ancak firmanın talebi tekrar  değerlendirildiğinde eldeki mevcut en iyi veriler çerçevesinde kredi  maliyeti fiyat ve maliyet hesaplamalarında göz önünde bulundurulmuştur. Söz  konusu firma, iç piyasa satışlarında iade işlemlerinin hariç tutulduğunu,  söz konusu işlemlerin dahil edilmesini talep etmiştir. Ancak  gerçekleştirilen yerinde doğrulama soruşturması esnasında bazı iade  işlemlerinin değer karşılığı miktarlarının bulunmaması nedeniyle  doğrulanmadığından firmanın söz konusu talebi kabul edilmemiştir.

(7) Lucky Spinning firması ayrıca, ihracat satışlarında peşin ödemelerin  kredi maliyeti hesabında göz önünde bulundurulmadığını, bunun adil  karşılaştırma ilkesine aykırı olduğunu belirtmiş ve gerekli ayarlama  yapılmasını talep etmiştir. Ancak, söz konusu talep gerçekleştirilen yerinde  doğrulama soruşturması esnasında peşin ödeme tarihlerinin doğrulanmaması  nedeniyle kabul edilmemiştir.

Vietnam’da yerleşik firmaların damping marjları

MADDE 21 – (1) Vietnam için işbirliğine geldiği kabul edilmekle  birlikte örnekleme dışında kalan firmalar için damping marjı, örnekleme  dahil firmaların damping marjlarının ağırlıklı ortalaması olarak örneklemde  yer alan Formosa firmasının marjında yapılan değişiklik neticesinde CIF  bedelin %22,30’u olarak yeniden hesaplanmıştır.

(2) Nihai bildirim sonrasında Vietnam’da yerleşik firmalar kendileri için  yapılan damping marjı hesaplamalarına bazı itirazlarda bulunmuşlardır.

(3) Bu kapsamda Türkiye’nin emsal ülke seçilmesine yönelik olarak  itirazlar gelmiş ve Tayland’ın emsal ülke olarak kullanılabileceği  belirtilmiştir. Bilindiği üzere emsal ülkenin Yönetmeliğin 7 nci maddesinin  birinci fıkrası (d) bendi uyarınca Türkiye olarak seçilmesinin düşünüldüğü  soruşturma açılışına ilişkin 2012/21  sayılı Tebliğ ile duyurulmuş olup soru formlarına cevap verme süresi  içerisinde ilgili taraflardan bu kararın değiştirilmesini gerektirecek bir  görüş alınmamıştır. Soruşturma konusu ürünün pek çok tipinin bulunduğu göz  önüne alındığında Türkiye’nin emsal ülke seçilmesi tip karşılaştırmalarının  detaylı olarak yapılıp yerinde doğrulanmasına olanak sağlamıştır. Diğer  taraftan normal değer tespiti yapılırken, Vietnam’da yerleşik firmaların  lehine olacak şekilde işgücü, enerji, genel, idari ve satış giderlerinde  çeşitli ayarlamalar yapılmıştır.

(4) Nihai bildirim sonrasında normal değerde yapılan ayarlamaların ve  hesaplamaların daha detaylı olarak ortaya konması istenmiş ancak tip bazında  normal değer hesaplarının ne şekilde belirlendiğinin açıklanması  Yönetmeliğin 22 nci maddesi uyarınca rakiplere önemli bir fayda  sağlayabilecek bilgi kapsamına girdiğinden gizli addedilmiş olup tarafların  bu talebi karşılanmamıştır.

(5) Formosa firması tarafından firmanın Türkiye satışları için kredi  maliyeti hesaplamasında beyan ettiği faiz oranının kullanılması talep  edilmiş olup firmanın bu talebi uygun bulunmuş ve damping marjı hesabı bu  oran kullanılarak CIF bedelin %19,48’i olarak yeniden hesaplanmıştır.

(6) Formosa ve Phu Bai firmalarının kredi maliyetinin hesaplamalara dahil  edilmediği, döviz kurunun doğru kullanılmadığı ve dolayısıyla damping marjı  hesaplamasında maddi hatalar bulunduğu yönündeki görüşü değerlendirilmiş  ancak hesaplamalarda herhangi bir maddi hata bulunmadığı anlaşılmıştır.

(7) Dong Quang firması Türkiye satışlarındaki ayarlamaların toplamına  ilişkin gerekçelerin belirtilmesini talep etmiş ancak her bir ayarlamaya  ilişkin gerekçeler firma özel nihai bildiriminde firmaya gönderilmiş  olduğundan herhangi bir açıklama yapılmasına gerek görülmemiştir.

(8) Evergreen firması tarafından firmaları için bireysel marj  hesaplanması yönünde görüş alınmış ancak firmanın bu talebi ürünün pek çok  tipi bulunması ve tip bazında eşleştirme yapılarak normal değerlerin  oluşturulması ve üreticiler bazında doğrulanması gerektiği de göz önüne  alındığında, firma için bireysel marj hesabı yapılmasının Yönetmeliğin 27 nci  maddesi uyarınca soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük  oluşturacağı düşünüldüğünden bu talep uygun bulunmamıştır.

Damping marjları

MADDE 22 – (1) Yönetmeliğin 11 inci  maddesi hükmü çerçevesinde damping marjları, normal değer ile ihraç  fiyatlarının ağırlıklı ortalamalarının karşılaştırılması suretiyle  hesaplanmıştır. Damping marjının belirlenmesinde kullanılan yöntem ile  yapılan hesaplamalar, firma özel bildirimlerinde ayrıntılı olarak  gösterilmiştir. İşbirliğine gelmeyen firmalar için ise Yönetmeliğin 26 ncı  maddesi hükmü uyarınca damping marjı tespiti yapılmıştır.

(2) Vietnam için işbirliğine geldiği kabul edilmekle birlikte örnekleme  dışında kalan firmalar için damping marjı, örnekleme dahil firmaların  damping marjlarının ağırlıklı ortalaması alınarak hesaplanmış olup, nihai  bildirim sonrasındaki değişiklikler neticesinde CIF bedelin %22,30’u olarak  yeniden hesaplanmıştır.

(3) Buna göre, soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firmalar ile  işbirliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak  hesaplanan damping marjları aşağıda yer almaktadır.

ÜLKE/FİRMA DAMPİNG MARJI
MALEZYA  
-PENFABRIC SDN.BERHAD (Penfabric) 22,80
-RECRON SDN.BHD. (Recron) 18,32
-DİĞERLERİ 25,31
MISIR  
-CSA TEXTILE EGYPT (CSA) 15,05
-EL SHARQ EL AWSAT TEXTILE CO. (El Sharq) 7,48
-GLOBE SPINING AND DYEING SAE (Globe) 6,91
-DİĞERLERİ 20,80
PAKİSTAN  
-DIN TEXTILE MILLS LTD. (Din Textile) 19,89
-MARGALLA TEXTILE MILLS LTD. (Margalla) 10,02
-MONNOOWAL TEXTILE MILLS LTD. (Monnoowal) 6,62
-DİĞERLERİ 23,43
TAYLAND  
-INDO-THAI SYNTHETIC CO., LTD. (Indo Thai  Synthetics) 7,79
-LUCKY SPINNING CO., LTD. (Lucky Spinning) 20,24
-DİĞERLERİ 24,56
VİETNAM  
-FORMOSA INDUSTRIES CORP. (Formosa) 19,48
-DONG QUANG SPINNING CORP. (Dong Quang) 26,25
-THANH CONG TEXTILE GARMENT INVESTMENT TRADING JSC (Thanh  Cong) 29,18
-PHU BAI SPINNING MILL JOINT STOCK COMPANY (Phu Bai) 20,73
-SORU FORMUNA CEVAP VEREN İŞBİRLİĞİ SAYILAN DİĞER  FİRMALAR 22,30
-DİĞERLERİ 31,10

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Zarara İlişkin Belirlemeler

Dampingli ithalatın hacmi ve gelişimi

MADDE 23 – (1) Yönetmeliğin 17 nci  maddesi çerçevesinde, soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın  hacminde mutlak anlamda ya da Türkiye tüketimine oranla önemli ölçüde bir  artış olup olmadığı incelenmiştir. Zarar incelemesine esas teşkil eden dönem  2009-2011 yılları olarak belirlenmiştir.

(2) Önlem konusu ürünün Türkiye’ye genel ithalatı ve önleme konu  ülkelerden yapılan ithalatın incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)  verileri kullanılmıştır.

İthalatın etkisinin toplu değerlendirilmesi

MADDE 24 – (1) Malezya, Mısır, Pakistan, Tayland ve Vietnam için  hesaplanan damping marjlarının ve soruşturmaya tabi her bir ülkeden yapılan  ithalat miktarlarının ihmal edilebilir oranlardan yüksek olduğu görülmüştür.

(2) Yapılan incelemeler sırasında, soruşturmaya konu her bir ülke  kaynaklı ürünün benzer fiziksel özelliklere sahip olduğu, aynı dağıtım  kanallarından geçtiği ve aynı piyasaya hitap ettiği anlaşılmıştır. Bu  çerçevede soruşturmaya tabi her bir ülkeden ithal edilen soruşturma konusu  ürünlerin kendi aralarında ve yerli benzer ürünle rekabet ettiği sabit  görülmüştür.

(3) Bu çerçevede, aşağıda yer alan değerlendirmelerde dampingli ithalat  ifadesi soruşturmaya konu ülkelerden yapılan soruşturma konusu ürünün  dampingli ithalatının toplamını ifade etmektedir.

(4) Nihai bildirim sonrasında ithalatın etkisinin toplu  değerlendirilmesine yönelik itirazlar gelmiştir. Bu itirazların bir bölümü  ürünün soruşturma konusu ülkelerden rekabet koşullarının aynı olmadığını  iddia ederken diğer bir bölümü ise soruşturma konusu ülkelerden yapılan  bireysel ithalatın miktar ve kompozisyonu göz önüne alındığında toplu  değerlendirme yapılabilmesi için gerekli koşulların sağlanmadığı yönündedir.  Bu kapsamda yapılan değerlendirmeler sonucunda soruşturma konusu ürünün pek  çok farklı tipi olduğu ve soruşturma konusu ülkelerden farklı tiplerin ithal  edildiği bu nedenle ithalat miktarı ve birim fiyat olarak farklılıklar  bulunmakla birlikte ürünlerin esasında benzer fiziksel özelliklere sahip  olduğu, aynı dağıtım kanallarından geçtiği ve aynı piyasaya hitap ettiği  anlaşılmıştır. Diğer taraftan Yönetmeliğin 17 nci maddesi kapsamında  ithalatın etkisinin toplu değerlendirilebilmesi için her bir ülkeden yapılan  ithalatın ihmal edilebilir oranlardan fazla olması yeterli olmakta,  ülkelerin bireysel ithalat artışları ya da pazar paylarının  karşılaştırılması gibi bir gereklilik bulunmamaktadır.

Maddenin genel ithalatı

MADDE 25 – (1) 2009 yılında 129.756 ton olan toplam kesik elyaf  ipliği ithalatı, 2010 yılında 172.626 tona ve 2011 yılında 180.582 tona  çıkmıştır.

(2) Toplam ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde ise 2009  yılında kesik elyaf ipliği ithalatının ortalama fiyatları 3,33 ABD Doları/Kg  seviyesinde iken, 2010 yılında artarak 3,54 ABD Doları/Kg seviyesine ve 2011  yılında yine artarak 4,08 ABD Doları/Kg seviyesine ulaşmıştır.

Soruşturma konusu ithalatın gelişimi ve fiyatları

MADDE 26 – (1) Soruşturmaya konu ülkelerden gerçekleşen ithalata  bakıldığında ise 2009 yılında söz konusu ülkelerden kesik elyaf ipliği  ithalatı toplam ithalatın %37’sini oluşturarak 48.458 ton olarak  gerçekleşirken, 2010 yılında artarak 78.357 ton ile toplam ithalatın %45’ini  oluşturmuştur. 2011 yılında ise artmaya devam ederek 90.039 ton ile toplam  ithalatın %50’sini teşkil etmiştir. 2011 yılında 2009 yılına kıyasla  soruşturma konusu ülkelerden toplam dampingli ithalatın %86 oranında arttığı  görülmüştür.

Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalat

MADDE 27 – (1) Bilindiği üzere 2009 yılından bu yana Çin Halk  Cumhuriyeti, Endonezya ve Hindistan’dan gerçekleşen soruşturma konusu ürün  ithalatı dampinge karşı önleme tabidir. Bu ülkelerden gerçekleşen ithalata  bakıldığında 2009 yılında söz konusu ülkelerden kesik elyaf ipliği ithalatı  toplam ithalatın %51’ini oluşturarak 66.174 ton olarak gerçekleşirken, 2010  yılında 71.760 ton ile toplam ithalatın %42’sini oluşturmuştur. 2011 yılında  ise 70.125 ton ile toplam ithalatın %39’u söz konusu ülkelerden  gerçekleştirilmiştir. Görüldüğü üzere önleme konu ülkelerin ithalat içindeki  payı zarar inceleme döneminde gerilemektedir.

(2) Diğer ülkelerden yapılan ithalat 2009 yılında 15.124 ton ile toplam  ithalatın %12’sini teşkil ederken, 2010 yılında bu rakam 22.509 ton ile  toplam ithalatın %13’ünü, 2011 yılında ise 20.418 ton ile toplam ithalatın  %11’ini oluşturmuş olup genel ithalat içindeki payı düşmüştür.

Türkiye toplam benzer mal tüketimi ve pazar payları

MADDE 28 – (1) Türkiye toplam benzer mal tüketimi, soruşturma  konusu ürünün ithalatı ile yerli sanayinin iç piyasa satışlarının  toplamından oluşmaktadır. Yerli sanayi iç piyasa satışları hesaplanırken  soruşturma süresince başvuru sahibi, destekçi ve diğer firmalardan elde  edilen iç piyasa satışı verileri kullanılmıştır. Hesaplama için baz alınan  dönem 2009-2011 yıllarını kapsamaktadır. Buna göre toplam yurtiçi tüketim  endeksi 2009 yılında 100 olarak alındığında söz konusu rakamın 2010 yılında  120’ye çıktığı, 2011 yılında ise 129 seviyesine yükselerek incelenen dönemde  %29’luk pazar büyümesi yaşandığı tespit edilmiştir.

(2) Yerli üretim dalının pazar payı ise 2009 yılında %53 iken, 2010  yılında %48’e düşmüş ve 2011 yılında ise az bir artışla %49 olarak  gerçekleşmiştir. Şikâyete konu ülkelerden gerçekleşen ithalatın pazar payı  ise 2009’da %18 iken, 2010’da %24’e ve 2011 yılında %25’e çıkmıştır. Bu  durum kesik elyaf ipliği pazarının %29’luk bir büyüme gösterdiğinin ve  şikâyet konusu ülkelerin pazar payını ciddi oranda arttırdığını; buna  mukabil yerli üretim dalının dampingli ithalat baskısı nedeniyle durağan bir  seyir izlediği büyüyen pazarda payını arttıramadığını göstermektedir.

(3) Önleme konu ülkelerin (Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya ve Hindistan)  pazar payı ise 2009 yılında %24 iken, 2010 yılında %22’ye ve 2011 yılında  %20’ye gerilemiştir. Diğer ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın pazar payı  ise seviyesini korumuştur.

Dampingli ithalatın yerli üretici fiyatları  üzerindeki etkisi

MADDE 29 – (1) Yönetmeliğin 17 nci  maddesinin ilgili hükümleri çerçevesinde dampingli ithalatın yerli  üretim dalının satış fiyatları üzerindeki etkisi değerlendirilirken ithalat  istatistikleri bazında fiyat kırılması ve fiyat baskısı miktar ve oranları  hesaplanmıştır.

Fiyat kırılması

MADDE 30 – (1) Fiyat kırılması, ithal ürün fiyatlarının Türkiye  piyasasında yerli üreticinin yurt içi satış fiyatlarının yüzde olarak ne  kadar altında kaldığını göstermektedir.

(2) Fiyat kırılması analizinde soruşturma konusu ülkelerin CIF ithal  fiyatlarının üzerine gümrük vergisi ve diğer ithalat masrafları ilave  edilerek bulunan soruşturma konusu maddenin Türkiye piyasasına giriş  fiyatları, yerli üretim dalının ortalama yurtiçi satış fiyatları ile  karşılaştırılmıştır. Soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın yurtiçi  pazara giriş fiyatı bulunurken CIF ithal fiyatlarına gümrük vergileri ve  gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için bağımsız ithalatçılardan alınan  veriler doğrultusunda %5 oranında ilave yapılmıştır.

(3) Buna göre 2009, 2010 ve 2011 yıllarında Malezya menşeli ithalatın  fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %25, %59 ve %59  oranında; Mısır menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını  sırasıyla -%25, -%7 ve -%12 oranında; Pakistan menşeli ithalatın  fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %3, %19 ve %5 oranında;  Tayland menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını  sırasıyla %4, %17 ve %9 oranında ve Vietnam menşeli ithalatın fiyatlarının  yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %13, %26 ve %30 oranında kırdığı  belirlenmiştir.

Fiyat baskısı

MADDE 31 – (1) Dampingli ithalat nedeniyle yerli üretim dalının  fiyatlarının bastırılmış olduğu tespit edildiğinden dampingli ithalatın  fiyatının yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının ne kadar  altında olduğu belirlenmiştir. Fiyat baskısı, dampingli ithal fiyatlarının  Türkiye piyasasında yerli üretim dalının olması gereken satış fiyatının  yüzde olarak ne kadar altında kaldığını gösterir.

(2) Fiyat baskısı analizinde, soruşturma konusu ülkelerin CIF ithal  fiyatlarına gümrük vergileri ve gümrüklerde gerçekleşen diğer masraflar için  bağımsız ithalatçılardan alınan veriler doğrultusunda %5 ilave edilerek  bulunan ilgili ülkeler menşeli ürünlerin Türkiye piyasasına giriş fiyatları,  yerli üretim dalının ticari maliyetine mâkul oranda kâr marjı (%5) eklenmek  suretiyle tespit edilen olması gereken satış fiyatı (hedef fiyat) ile  karşılaştırılmış ve dampingli ithalatın fiyatının yerli üretim dalının  olması gereken fiyatını önemli ölçüde baskı altına aldığı tespit edilmiştir.

(3) Buna göre 2009, 2010 ve 2011 yıllarında Malezya menşeli ithalatın  fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %24, %54 ve %61  oranında; Mısır menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını  sırasıyla -%26, -%10 ve -%11 oranında; Pakistan menşeli ithalatın  fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %2, %15 ve %7 oranında;  Tayland menşeli ithalatın fiyatlarının yerli üretim dalı fiyatlarını  sırasıyla %8, %19 ve %16 oranında ve Vietnam menşeli ithalatın fiyatlarının  yerli üretim dalı fiyatlarını sırasıyla %17, %29 ve %38 oranında baskı  altında tuttuğu belirlenmiştir.

(4) Bu kapsamda nihai bildirim sonrası Mısır’da yerleşik  üretici/ihracatçı firmalar tarafından Mısır’ın fiyat kırılması ve baskısı  oranlarının negatif olduğu, Mısır’dan yapılan ithalatın birim fiyatlarının  yerli üreticinin hem yurt içi satış fiyatlarının hem de olması gereken  yurtiçi satış fiyatlarının üzerinde olduğu, bu nedenle yerli üretim  dalındaki zararın Mısır’dan yapılan ithalattan kaynaklanmadığı yönünde  görüşler dile getirilmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 32 – (1) Yerli üretim dalının (YÜD) ekonomik göstergelerinin  incelenmesinde başvuru sahibi on dokuz firmanın soruşturma konusu ürüne ait  2009-2011 yılları verileri esas alınmıştır. Yönetmeliğin 17 nci  maddesi hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının  ekonomik göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla, zarar dönemi  içerisinde yerli üretim dalının üretim, satış, pazar payı, yurtiçi fiyatlar,  kapasite, kapasite kullanımı, maliyetler, stoklar, istihdam, ücretler,  verimlilik, nakit akışı, yatırımlardaki artış, kârlılık, büyüme, sermaye  artışı, net dönem kârı/zararı göstergeleri analiz edilmiştir.

(2) Söz konusu dönem için yapılan zarar analizinde eğilimi görebilmek  amacıyla TL bazındaki veriler TÜİK tarafından hesaplanan yıllık ortalama  üretici fiyatları endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış, reel hale  getirilmiş ve 2009 yılı baz alınarak endekslenmiştir.

a) Üretim

1) Yerli üretim dalının soruşturmaya konu üründeki üretim miktarı  endeksi 2009 yılında 100 birim kabul edildiğinde 2010 yılında  artarak 119 birime, 2011 yılı endeks değeri ise 135 birime  yükselmiştir.

b) Yurt içi satışlar

1) Yerli üretim dalının 2009 yılında 100 birim olan yurt içi  satış miktarı endeksi ise 2010 yılında 119, 2011 yılında ise 136  birim olarak gerçekleşmiştir.

2) Yerli üretim dalının yurt içi satış hâsılatı incelendiğinde  ise 2009 yılında 100 birim olan endeks değerinin 2010 yılında 129  birime, 2011 yılında ise 164 birime yükseldiği görülmektedir.

c) İhracat

1) Yerli üretim dalının 2009 yılında 100 birim olan ihracat  miktar endeksi ise 2010 yılında 107, 2011 yılında ise 127 birim  olarak gerçekleşmiştir.

ç) Tüketim ve Pazar Payı

1) Buna göre toplam yurtiçi tüketim endeksi 2009 yılında 100  olarak alındığında 2010 yılında 120’ye çıktığı, 2011 yılında ise 129  seviyesine yükselerek incelenen dönemde %29’luk pazar büyümesi  yaşandığı tespit edilmiştir.

2) Yerli üretim dalının pazar payı ise 2009 yılında %53 iken,  2010 yılında %48’e düşmüş ve 2011 yılında ise az bir artışla %49  olarak gerçekleşmiştir. Şikâyete konu ülkelerden gerçekleşen  ithalatın pazar payı ise 2009’da %18 iken, 2010’da %24’e ve 2011  yılında %25’e çıkmıştır.

d) Yurtiçi Fiyatlar

1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ağırlıklı ortalama yurtiçi  birim satış fiyatı endeksinin, 2009 yılı verileri 100 olarak  alındığında, 2010 ve 2011 yıllarında sırasıyla 108 ve 121 birim  olarak gerçekleştiği görülmektedir.

e) Maliyetler

1) Yerli üreticinin ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari  maliyet endeksi 2009 yılında 100 iken, takip eden dönemde artış  göstererek 2010 yılında 106’ya, 2011 yılında ise 124 birime  yükselmiştir.

f) Stoklar

1) Yerli üreticinin ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde  2009 yılında 100 birim olan stok düzeyi endeksinin, 2010 yılında 137  birime, 2011 yılında ise 257 birime yükseldiği görülmektedir.

g) Kapasite ve Kapasite Kullanım Oranı (KKO)

1) Yerli üretim dalının 2009 yılında 100 birim olan kapasite  miktar endeksinin 2010 yılında 130, 2011 yılında ise 132 birim  olarak gerçekleştiği görülmektedir.

2) Buna karşılık, 2009 yılında 100 birim kabul edilen KKO’nun  2010 yılında 91 birime düştüğü, 2011 yılında ise 102 birime  yükseldiği görülmektedir.

ğ) İstihdam

1) Yerli üreticinin ilgili üründeki çalışan toplam işçi sayısı  endeksi 2009 yılında 100 kabul edildiğinde, 2010 yılında 114 birime,  2011 yılında ise 137 birime yükselmiştir.

h) Ücretler

1) Yerli üreticinin ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin  aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2009 yılında 100 olarak  alındığında, 2010 yılında 122 birim, 2011 yılında ise 110 birim  olarak gerçekleşmiştir.

ı) Verimlilik

1) Yerli üretim dalının ilgili ürün üretiminde çalışan işçi  başına verimlilik endeksi 2009 yılında 100 iken, 2010 yılında 104,  2011 yılında ise 98 birim olarak gerçekleşmiştir.

i) Kârlılık

1) Yerli üretim dalının ilgili üründe ticari maliyetleri ve  ortalama yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt  içi ürün birim kârlılık endeksi 2009 yılında 100 birim kabul  edildiğinde 2010 yılında 127 birime yükselmiş, 2011 yılında ise 60  birime düşmüştür.

j) Nakit Akışı

1) 2009 yılında 100 birim olan ürün nakit akışı endeksi 2010  yılında 138 birime yükselmiş, 2011 yılını ise 142 birim olarak  tamamlamıştır.

k) Net Kârlılık, Özkaynakların Kârlılığı

1) Yerli üretim dalının bütün faaliyetleri ile ilgili olarak,  2009 yılı itibariyle 100 birim olan yatırımların geri dönüş oranı  (Kâr/Özkaynak), 2010 yılında 82 birime, 2011 yılında ise 66 birime  gerilemiştir.

2) Yatırım hâsılatı (Kâr/Aktif Toplamı) oranına bakıldığında ise  2009 yılında 100 birim kabul edilen oran, 2010 ve 2011 yıllarında  sırasıyla 71 ve 49 birim olarak gerçekleşmiştir.

l) Büyüme

1) Yerli üreticinin bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif  büyüklüğü reel olarak 2009 yılında 100 iken, takip eden iki yılda  sırasıyla 116 ve 138 birim olarak gerçekleşmiştir.

m) Sermaye Artışı

1) Yerli üreticinin sermaye artırma yeteneğini görebilmek  amacıyla yerli üretim dalının bütün faaliyetlerinde kullanılan öz  sermayesinin gelişimi incelenmiştir. Buna göre, 2009 yılında 100  birim olan öz sermaye endeksi, 2010 yılında 101, 2011 yılında ise  103 birime ulaşmıştır.

n) Yatırımlardaki Artış

1) Yerli üretim dalının 2009 yılında 100 birim olan tevsi yatırım  tutarı 2010 yılında 122 birime, 2011 yılında ise 396 birime  yükselmiştir.

2) Firmanın 2009 yılında 100 birim olan yenileme yatırım tutarı  2010 yılında 1.839 birime, 2011 yılında ise 8.470 birime  yükselmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerin  değerlendirilmesi

MADDE 33 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri kriz  dönemi olan 2009 yılı baz alınarak incelendiğinde, üretim ve yurtiçi satış  verilerinde iyileşmeler bulunduğu, yeni yatırımlar yapıldığı ve kapasite  artışına gidildiği görülmektedir.

(2) Ancak YÜD’ün satılan malların sınai maliyetindeki artışları satış  fiyatına yansıtamadığı ve bu nedenle özellikle SD’de yurtiçi ve toplam  karlılığında bozulmalar olduğu ayrıca stok seviyelerinde incelenen dönemde  artışlar olduğu görülmüştür.

(3) Soruşturma konusu ürün pazarının büyümekte olduğu ancak yerli üretim  dalının artan ithalat baskısı nedeniyle büyüyen pazarda büyüme oranına  paralel olarak payını arttıramadığı görülmektedir.

(4) Nihai bildirim sonrasında ilgili taraflardan yerli üretim dalının  üretim, yurt içi-yurt dışı satış, istihdam, yatırım gibi göstergelerinde  iyileşmeler bulunduğuna dair görüşler alınmıştır. Bilindiği üzere  Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde yapılan dampingin yerli üretim dalı  üzerindeki etkisinin incelenmesinde kullanılan etken ve göstergelerin biri  veya birkaçı mutlaka belirleyici bir yargıya temel teşkil etmeyebilir. Bu  kapsamda, açıklandığı üzere yerli üretim dalı üretimini arttırmakla birlikte  stoklarında artışlar yaşanmakta, satışlardaki artışlar ise dampingli ithalat  baskısı altında gerçekleşmekte ve karlılıktaki bozulmalar pahasına maliyet  artışlarını satış fiyatlarına yansıtamamaktadır. Yerli üretim dalınca nihai  bildirim sonrasında da açıklandığı üzere, pamuk ipliği ve soruşturma konusu  kesik elyaf ipliği aynı tesislerde benzer makine parklarında üretilmektedir.  Bu durum yerinde doğrulamalar sırasında da teyit edilmiştir. Yerli üretim  dalı yatırım aşamasında yeni tesisin tamamını soruşturma konusu ürün  üretiminde kullanabileceği düşünülerek bu kapsamda değerlendirmiştir. Ancak  yapılan yatırımların önemli bir kısmı pamuk ipliği üretiminde  kullanılmasının ötesinde dampingli ithalatın etkisiyle soruşturma konusu  ürün üretiminde kullanılan kapasiteler de pamuk ipliğine dönüştürülmüştür.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedenselliğe  İlişkin Belirlemeler

Dampingli ithalatın etkisi

MADDE 34 – (1) Yerli üretim dalının Türkiye piyasasındaki  konumundaki iyileşmenin iç piyasadaki toplam genişlemenin gerisinde kaldığı,  yerli üretim dalının pazar payını arttıramadığı görülmektedir.

(2) Öte yandan, yerli üretim dalının dampingli ithalatın yarattığı fiyat  baskısı nedeniyle fiyatlandırma yaparken ticari maliyetlerini göz ardı etmek  zorunda kaldığı ve özellikle SD’de karlılığında bozulma yaşandığı  görülmektedir. Üretim ve satışlarını arttıran yerli üretim dalının dampingli  ithalat dolayısıyla maliyetlerini karşılayamayacak fiyat düzeylerinde satış  gerçekleştirerek bunu karından feragat etme pahasına yaptığı  anlaşılmaktadır.

(3) Bununla beraber, Vietnam, Pakistan, Tayland, Malezya için dampingli  ithalatın birim fiyatlarının, yerli üretim dalının yurt içi satış  fiyatlarını önemli ölçüde kırdığı ve baskıladığı tespit edilmiştir.

(4) Bu tespitler ışığında, Vietnam, Pakistan, Tayland, Malezya için yerli  üretim dalındaki olumsuz gelişmelerin dampingli ithalatla eşzamanlı  görülmesi sebebiyle, yerli üretim dalında görülen zarar ile dampingli  ithalat arasında illiyet bağı olduğu sonucuna varılmıştır.

(5) Mısır’ın fiyat kırılması ve baskısı oranlarının negatif olduğu,  Mısırdan yapılan ithalatın birim fiyatlarının yerli üreticinin hem yurt içi  satış fiyatlarının hem de olması gereken yurt içi satış fiyatlarının  üzerinde olduğu, bu nedenle yerli üretim dalındaki zararın Mısır’dan yapılan  ithalattan kaynaklanmadığı ve bu çerçevede illiyet bağının mevcut olmadığı  değerlendirilmiştir.

Diğer ülkelerden ithalat

MADDE 35 – (1) Hali hazırda önleme tabi ülkelerden ve diğer  ülkelerden ithalatın payı 2009-2011 döneminde gerilemekte ve bu payın  soruşturma konusu ülkeler tarafından alındığı görülmektedir.

Diğer unsurların etkisi

MADDE 36 – (1) Nihai bildirim sonrasında soruşturma konusu ürünün  kullanıcıları olan tekstil ve konfeksiyon üreticileri tarafından ürünün  kendi üretimlerinde girdi olarak kullanıldığı belirtilmiş ve kendilerinin  ihracat ve katma değer yaratma potansiyellerinin de göz önüne alınması talep  edilmiştir. Bu kapsamda yerli üreticiler tarafından yerli üretim dalının  yeterli kesik elyaf ipliği üretme kapasitesinin bulunduğu, soruşturma konusu  ürünün ithalatında dampinge karşı vergi konulması halinde bunun tekstil  konfeksiyon sektörü üzerindeki etkisinin sınırlı olacağı ifade edilmiştir.

ALTINCI BÖLÜM

Sonuç ve Karar

 

Sonuç ve karar

MADDE 37 – (1) Soruşturma sonucunda, Mısır menşeli dampingli  ithalat ile yerli üretim dalındaki zarar arasında illiyet bağının mevcut  olmadığı; Vietnam, Pakistan, Tayland, Malezya menşeli ithalatın ise  dampingli olduğu ve yerli üretim dalında zarara yol açtığı ve her ikisi  arasında da illiyet bağının mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle,  İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi  Bakanının onayı ile Mısır menşeli ithalata yönelik soruşturmanın önlemsiz  kapatılmasına karar verilmiş; diğer taraftan aşağıda tanımı, menşei ve firma  adı belirtilen eşyanın Türkiye’ye ithalatında “daha az vergi kuralı”  uygulanarak karşısında belirtilen oranlarda dampinge karşı kesin önlem  yürürlüğe konulmuştur.

GTİP Eşyanın Tanımı Menşe Ülke Firma Dampinge Karşı Önlem (CIFBedelin  %)
55.08; 
55.09 (5509.52; 5509.61; 5509.91 hariç)
55.10 (5510.20 hariç); 
55.11
Sentetik ve suni devamsız liflerden  iplikler Malezya PENFABRIC SDN.BERHAD 17,03
RECRON SDN.BHD. 11,26
DİĞERLERİ 18,32
Pakistan DIN TEXTILE MILLS LTD. 10,02
MARGALLA TEXTILE MILLS LTD. 6,62
MONNOOWAL TEXTILE MILLS LTD. 6,62
DİĞERLERİ 12,18
Tayland INDO-THAI SYNTHETIC CO., LTD. 7,79
LUCKY SPINNING CO., LTD. 14,02
DİĞERLERİ 20,24
Vietnam FORMOSA INDUSTRIES CORP. 19,48
DONG QUANG SPINNING CORP. 22,15
THANH CONG TEXTILE GARMENT INVESTMENT TRADING JSC 23,91
PHU BAI SPINNING MILL JOINT STOCK COMPANY 20,11
THIEN NAM INVESTMENT AND DEVELOPMENT JSC 20,87
HUE TEXTILE GARMENT JOINT STOCK COMPANY 20,87
PHU THANH SPINNING JOINT STOCK COMPANY 20,87
EVERGREEN GLOBAL PTE LTD. 20,87
PHONG PHU YARN THREAD COMP.LTD. 20,87
PHU VIET SPINNING JOINT STOCK COMPANY 20,87
DİĞERLERİ 26,25

Uygulama

MADDE 38 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife  pozisyon numarası, tanımı, menşe ülkesi ve firma adı belirtilen eşyanın,  diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi  kapsamındaki ithalatında, karşılarında gösterilen oranlarda dampinge karşı  kesin önlemi tahsil ederler.

Yürürlük

MADDE 39 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 40 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.