Ithalatta Haksiz Rekabetin Önlenmesine Iliskin Teblig (No: 2014/16)

images/resmi_kurum_logolar%C4%B1/ekonomi-logo.jpg


GÜMRÜK HABER - UĞURLU GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ
İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No:  2014/16) (11.07.2014 t. 29057 s. R.G.)

 

Ekonomi Bakanlığından:

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Bilgi ve İşlemler

Soruşturma

MADDE 1 – (1) 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de  yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 20 nci  maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde Türk Demir Döküm Fabrikaları Anonim  Şirketi (Demir Döküm A.Ş) tarafından sunulan ve diğer yerli üreticiler  Baymak Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Baymak A.Ş) ile Emas Makina Sanayi  A.Ş. (Emas A.Ş) tarafından desteklenen başvuru, İthalatta Haksız Rekabeti  Değerlendirme Kurulu (Kurul) tarafından değerlendirilmiş ve 8419.11.00.00.00  Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) altında sınıflandırılan Çin Halk  Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli “Gazla Çalışan Anında Su Isıtıcıları” ürününe  yönelik damping soruşturması başlatılmıştır.

Kapsam

MADDE 2 – (1) 5/5/2013 tarihli ve 28638 sayılı Resmî Gazete’de  yayımlanan 2013/9 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin  Tebliğ (2013/9 sayılı Tebliğ) vasıtasıyla başlatılan söz konusu soruşturma  T.C. Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük)  tarafından tamamlanmıştır.

(2) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız  Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun (Kanun), 20/10/1999 tarihli ve 99/13482  sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar (Karar) ile  30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta  Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) hükümleri  çerçevesinde yürütülen damping soruşturması sonuçlarını içermektedir.

Soruşturma ve zarar belirleme dönemleri

MADDE 3 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2012-31/12/2012  tarihleri arası soruşturma dönemi (SD) olarak kabul edilmiştir. Zarar  belirlemelerinde ise veri toplama ve analiz için 1/1/2010-31/12/2012  arasındaki dönem esas alınmıştır.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi, dinlenmesi ve  bilgilerin değerlendirilmesi

MADDE 4 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, söz konusu ürünün  Bakanlık tarafından tespit edilebilen ithalatçılarına, ÇHC’de tespit  edilebilen üretici ve/veya ihracatçılarına ve ÇHC Büyükelçiliği’ne  soruşturma açılış tebliği, şikâyetin gizli olmayan özeti ve soru formlarına  ilişkin bildirimler gönderilmiştir.

(2) Anılan muhataplara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dahil  37 gün süre tanınmıştır. İthalatçıların ve ÇHC’de bulunan üretici ve/veya  ihracatçıların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(3) Yerli üreticiler soruşturma süresi boyunca Bakanlık ile işbirliği  içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgi ve belgeleri temin  etmiştir.

(4) Soruşturma konusu ürünün ithalatını yaptığı tespit edilen ve  kendilerine soru formu gönderilen 13 firmadan dokuz ithalatçı firma soru  formunu öngörülen süreler dahilinde yanıtlamıştır.

(5) ÇHC’de tespit edilebilen 12 üretici/ihracatçı firmadan ise dört  üretici-ihracatçı firma soru formlarına süre uzatımlarını da içeren süre  kısıtları dahilinde cevap vermiştir.

(6) Firmalardan alınan ilk cevap incelenmesi neticesinde tespit edilen  eksiklikler firmalara bildirilmiştir. Firmalar eksikliklere ilişkin  yanıtlarını göndermişlerdir.

(7) Soruşturma boyunca ilgili taraflardan alınan yanıtlardaki nesnel,  makul ve kanıtlanabilir görüşler, bu Tebliğin ilgili kısımlarında  değerlendirilmiştir.

Başvuru sahibi firmaların yerli üretim dalını  temsil yeteneği

MADDE 5 – (1) Yönetmeliğin 18 inci ve 20 nci maddeleri dairesinde  gerçekleştirilen inceleme kapsamında DemirDöküm A.Ş. firmasının soruşturma  konusu ürünün 2012 yılı Türkiye toplam üretimi dikkate alındığında üretimin  %55’inden fazlasını gerçekleştirdiği tespit edilmiştir. Şikayeti destekleyen  Baymak A.Ş ve Emas A.Ş. firmalarının ise 2012 yılı Türkiye toplam üretimi  içindeki paylarının toplamının %40 seviyesinin altında olmadığı  saptanmıştır.

(2) Bu itibarla Yönetmeliğin 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünce  bahse konu firmaların şikayetin yerli üretim dalı adına yapıldığına kanaat  getirilebilmesi için sağlanması gereken asgari temsil koşullarını  sağladıkları görülmüştür.

(3) Soruşturma konusu ürünün ithalatçıları ve Çin Halk Cumhuriyeti Makine  ve Elektronik Ürünleri İthalat ve İhracatı Ticaret Odası (CCCME) tarafından  sunulan görüşlerde yerli üretimi oluşturan firmalardan Demir Döküm A.Ş’nin  ürünü oluşturan bileşenlerinin çoğunu yurtdışından ithal ettiği ve  Türkiye’de sadece montaj faaliyeti yürüttüğü ve bu nedenle anılan firmanın  “yerli üretici” olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı iddia  edilmiştir. Anılan yerli üretici nezdinde gerçekleştirilen yerinde doğrulama  sırasında söz konusu iddialara ilişkin gerek fiili üretim safhasındaki  aşamalar gerekse muhasebe kayıtları incelenmiştir.

(4) Gerçekleştirilen inceleme çerçevesinde DemirDöküm A.Ş.’nin gerek  ürünün bileşenlerinin üretimi gerekse sarf edilen işçilik ve katlanılan  maliyetler temelinde ürünün imalatında esaslı nitelikte faaliyet  gösterdiğine, firmanın ürünün bazı bileşenlerini yurtdışından ithal  etmesinin günümüzde ticari hayatın bir gerekliliği olduğuna, firmanın sadece  montaj gerçekleştiren bir nitelik arz etmediğine ve son tahlilde firmanın  bazı bileşenleri ithal etmesinin yerli üretici vasfına halel getirmediğine  kanaat getirilmiştir.

(5) İşbu tespit dairesinde ve birinci fıkradaki açıklamalar çerçevesinde  2012 yılı itibariyle benzer üründe Türkiye toplam üretiminin en az %55’ini  gerçekleştiren Demir Döküm A.Ş. firmasının tek başına, Yönetmeliğin 18 inci  maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde yerli üretim dalını oluşturduğu  tespit edildiğinden bu firma bu tebliğin ilgili bölümlerinde “yerli üretim  dalı” olarak anılacaktır.

Yerinde doğrulama

MADDE 6 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde yerli  üretim dalının Bozüyük/Bilecik’te bulunan idari birimlerinde ve üretim  tesislerinde yerinde doğrulama gerçekleştirilmiştir.

Soruşturma konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 7 – (1) Soruşturma konusu ürün, 8419.11.00.00.00 GTİP’i  altında yer alan “Gazla Çalışan Anında Su Isıtıcıları”dır (Gazlı Su  Isıtıcıları).

(2) Cihaz, şofben gazı (doğalgaz veya LPG) ve suyu kontrol eden bir valf  sistemi, gazı yakan bir brülör, ısıyı cihaz içinde dolaşan suya transfer  eden eşanjör, yanmış gazı transfer eden davlumbaz veya fanlı atık  sisteminden oluşmaktadır. Çelik gövdeyle kapatılan cihaz, gövdede bulunan  kontrol sistemiyle yönetilmektedir.

(3) Gazlı Su Isıtıcıları teknik nitelik olarak “Hermetik” ve “Bacalı”  olarak ikiye ayrılmaktadır. Bacalı şofbenler taze havayı ortamdan almakta ve  atık gazı doğal çekiş yolları ile bacadan atmosfere atarken; hermetik  cihazlar, taze havayı ortamdan bağımsız olarak boru vasıtasıyla dış ortamdan  almakta ve yine başka bir boru ile ve fan desteği ile atık gazı atmaktadır.

(4) 2/11/1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan  Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 47 nci maddesi uyarınca on katın  üzerindeki binalarda müşterek baca sistemi olmasına karşın hermetik cihaz  kullanılması zorunlu olduğundan Türkiye piyasası için üretilen ve satılan  ürün tipi hermetik cihazlar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Öte yandan soruşturma  konusu ürüne ait GTİP ve karşılığı eşya tanımında gazlı su ısıtıcıları  “hermetik” ve “bacalı” olarak ayrılmadığından soruşturma her iki ürün tipine  yönelik yürütülmüş ve tamamlanmıştır.

(5) Soruşturma konusu ürünün ÇHC’de yerleşik üretici ve/veya  ihracatçıları ve ithalatçıları ile CCCME tarafından verilen görüşlerde yerli  üretim dalı tarafından üretilen gazlı su ısıtıcılarının ÇHC’den ithal edilen  ürünlerden farklı olduğu iddia edilmiştir.

(6) Sunulan görüşler çerçevesinde yerli üretim tarafından imal edilen  ürünlerin hacmen daha büyük olduğu; yerli üretimin münhasıran dakikada 11 ve  14 litre su ısıtma kabiliyetine sahip ürünler imal ettiği; teknik farklılık  olarak ÇHC menşeli ürünlerin daha ince olduğu ve donma emniyetine sahip  olduğu; yerli üretimin kendi bayileri vasıtasıyla ürünü pazarladığı bu  çerçevede dağıtım kanallarının farklılık arz ettiği ifade edilmiştir.

(7) Gerek dosya üzerinde yapılan inceleme gerekse yerli üretim nezdinde  gerçekleştirilen yerinde inceleme esnasında tespit edilen ürünün imalatına  ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ÇHC menşeli soruşturma  konusu ürün ile yerli üretim tarafından imal edilen ürün arasında yapısal  kompozisyon; kullanılan parçaların işlevleri; nihai kullanım amacı ve  tüketici algılaması bakımından farklılık bulunmadığı görülmüştür.

(8) ÇHC’den ithal edilen ürünün yerli üretim dalının ürünüyle doğrudan  rekabet içinde bulunduğu da sabit olduğundan yerli üretim dalı tarafından  imal edilen ürünün Yönetmeliğin 4 üncü maddesi çerçevesinde benzer ürün  olarak kabul edilebileceği anlaşılmıştır.

İKİNCİ BÖLÜM

Dampinge İlişkin Belirlemeler

Genel

MADDE 8 – (1) Damping belirlemesi için 1/1/2012-31/12/2012  tarihleri arası soruşturma dönemi olarak kabul edilmiştir.

Piyasa ekonomisi iddiasına ilişkin değerlendirmeler

MADDE 9 – (1) Yönetmeliğin Ek 1’inci maddesi hükmü uyarınca,  piyasa ekonomisi uygulamayan ülkelerden yapılan ithalata yönelik damping  soruşturmalarında, ilgili ülkedeki soruşturmaya tabi üreticilerin soruşturma  konusu ürünün üretiminde ve satışında bahse konu maddede belirtilen ölçütler  çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu yeterli  delillerle göstermesi halinde bu üreticiler için normal değerin tespitinde  Yönetmeliğin 5 inci maddesi; aksi durumda ise Yönetmeliğin 7 nci maddesi  uygulanmaktadır.

(2) Üretici/ihracatçı soru formuna cevap veren Ariston Thermo China  Co.Ltd (Ariston China), Zhongshan Vatti Gas Appliances Stock Co.Ltd. (Zhaongshan  Vatti) ve Guangdong Macro Gas Appliances (Guangdong Macro) firmaları pazar  ekonomisi şartlarında faaliyet göstermediklerini ve fakat soruşturma  döneminde Türkiye’ye gerçekleştirdikleri ihracatın miktar ve değerleri  dikkate alınarak kendileri için bireysel damping marjı hesaplanmasını talep  etmişlerdir.

(3) Üretici/ihracatçı soru formunu cevaplayan dördüncü ve son firma olan  Guangdong Vanward New Electric Co.Ltd (Guangdong Vanward) ise pazar  ekonomisi şartları içinde faaliyet gösterdiğini iddia ederek damping marjına  temel olacak normal değer hesabının bu husus dikkate alınarak  gerçekleştirilmesini talep etmiştir.

(4) Guangdong Vanward firması tarafından sunulan evrak kapsamında  öncelikle ÇHC’de meri olduğu anlaşılan Ticaret Kanunu, Ortak Teşebbüslere  İlişkin Kanun, İş Kanunu, Eşya Kanunu, İflas Kanunu ve Muhasebe Kanunu  incelenmiştir.

(5) Gerçekleştirilen inceleme kapsamında;

a) 31/10/1999 tarihli Muhasebe Kanununun 8 inci (birinci fıkra) ve 36  ncı maddelerinde (ikinci fıkra);

b) 27/8/2006 tarihli İflas Kanununun 76 ncı (2, 3, 7, 8 ve 9 uncu  fıkraları); 89 uncu (2 nci fıkra) maddelerinde;

c) 16/3/2007 tarihli Eşya Kanununun 22 nci, 43 üncü, 45 inci, 48  inci, 53 üncü, 58 inci, 119 uncu, 209 uncu ve 246 ncı maddelerinde;

ç) 5/7/1994 tarihli ve 28 numaralı İş Kanununun 9 uncu, 44 üncü, 46  ncı (2 nci fıkra), 48 inci (birinci fıkra) ve 106 ncı maddelerinde;

d) 27/10/2005 tarihli Ticaret Kanununun 19 uncu, 65 ila 71 inci  maddeleri ile 214 üncü maddesinde;

e) 2310/2001.07.22 numaralı ve 22/7/2001 tarihli Ortak Teşebbüslere  İlişkin Kanunun 4 üncü, 12 nci, 19 uncu, 21 inci, 25 inci, 27 nci, 29  uncu, 41 inci, 43 üncü, 51 inci, 53 üncü, 55 inci, 56 ncı, 61 inci, 62  nci, 96 ncı ve 98 inci maddelerinde;

f) ÇHC’nin merkez ve taşra otoritelerine verilen yetkiler  çerçevesinde şekillenen iş ortamında Yönetmeliğin Ek Madde 1  düzenlemesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde ifade edilen  unsurların oluşmadığı değerlendirilmiştir.

(6) Bahse konu firmanın soruşturma dönemi olan 2012 yılına ait denetim  raporunun finansal bilgileri incelendiğinde firmanın, 2003 yılında Hong  Kong’da yerleşik yabancı bir firmanın sermaye katılımıyla ortak teşebbüs  haline geldiği ifade edilmektedir. Bu çerçevede firmanın 2310/2001.07.22  numaralı Ortak Teşebbüslere İlişkin Kanuna tabi olduğu değerlendirilmiştir.

(7) Anılan Kanunun 53 üncü maddesinde ÇHC hükümetinin ortak teşebbüs  tarafından üretilen malların yurt dışına satılmasını desteklemesi  gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmakta olup 55 inci maddesinin ikinci  fıkrasında ortak teşebbüsün her altı ayda bir ihracat planlarına ilişkin  ihracat lisanslarına başvurması gerektiği ifade edilmektedir.

(8) Aynı Kanunun 56 ncı maddesinde ÇHC dahilinde tedarik edilen hammadde,  su, elektrik, gaz, navlun, işçilik, mühendislik-danışmanlık ve reklam için  ödenen bedellerin diğer ÇHC’li firmaların ödediği bedellerden fazla  olamayacağı ifade edilmektedir.

(9) Mezkur Kanunun 61 inci maddesinde ortak teşebbüsün ihracata ilişkin  ürünlerin imalatında kullandığı hammaddeyi, yardımcı maddeyi, yedek parçayı,  ürünün diğer bileşenlerini ve paketleme malzemesini ithal etmesi halinde  vergi muafiyetine veya indirimine tabi olacağı ifade edilmektedir. 62 nci  maddede ise açıkça ortak teşebbüsler tarafından imal edilen ve ihracata  yönelik ürünlerin vergi muafiyetine, indirimine veya iadesine tabi olacağı  ifade edilmektedir. Nitekim, bu kapsamda ilgili firmanın Türkiye’ye olan  ihracatına ilişkin yanıtlarında vergi indiriminden faydalandığı açıkça ifade  edilmektedir.

(10) Söz konusu düzenlemenin Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Sübvansiyon ve  Telafi Edici Önlemler Anlaşması’nın 3 üncü ve Ek I maddelerinde tanımlanan  şekliyle bir sübvansiyon olup olmadığı hususu yürütülen soruşturmanın yasal  ve idari kapsamı dışında bulunduğundan bu hususta, bu soruşturmayla sınırlı  olmak üzere, bir tespit gerçekleştirilmemiştir.

(11) İşbu tespitler dairesinde ÇHC merkez ve taşra otoritesinin,  soruşturma konusu ürünün hammadde, teknoloji ve işçilik de dahil olmak üzere  maliyetler ve girdiler, üretim, satışlar ve yatırımlara ilişkin konularda  arz-talep dengesinin dışındaki ölçütlere dayanan önemli seviyedeki  müdahalesi soruşturma konusu ürünün girdi bedellerinin sahih olmadığı  sonucunu işaret etmektedir.

(12) Tüm veriler birlikte değerlendirdiğinde talep sahibi firmanın  Yönetmelik Ek Madde 1’de sayılan beş şartın üçünü ispatlayamadığı  görülmektedir. Bu kapsamda firmanın “pazar ekonomisi şartlarında faaliyet  gösteren” firma statüsü verilmesine ilişkin talebi kabul edilmemiştir.

(13) Son tahlilde, üretici/ihracatçı soru formunu yanıtlayan Ariston  China, Zhaongshan Vatti, Guangdong Macro ve Guangdong Vanward firmaları için  normal değer Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri çerçevesinde  belirlenmiştir.

Oluşturulmuş normal değer

MADDE 10 – (1) Yönetmeliğin 7 nci maddesi çerçevesinde ve bu  Tebliğin 9 uncu maddesindeki açıklamalar ışığında, ÇHC'de yerleşik dört  firmanın piyasa ekonomisinde faaliyet göstermediği kabul edildiğinden normal  değer, yerli üretim dalının benzer ürüne yönelik birim imalat maliyetine  genel, idari ve satış giderleri ile makul bir kârın eklenmesiyle  oluşturulmuştur.

(2) Ariston China firması, soruşturmanın açılış safhasında normal değerin  ihraç fiyatıyla aynı ticari aşamayı yansıtmadığını; ihraç fiyatında  bulunmayan unsurların normal değerden çıkarılması gerektiğini ve normal  değerin tespitinde esas alınan ürün tiplerinin firma tarafından ihraç edilen  ürünlerle karşılaştırılabilir nitelikte olması gerektiğini iddia ve ifade  etmiştir.

(3) Guangdong Macro firması oluşturulmuş normal değer hesabında hangi  ürün tipinin hangi ayarlamalara tabi tutulduğunun açıklanmadığını; kar  marjının açıklanmadığını; firmanın toptan satış ile yüksek miktarlarda  soruşturma konusu ürünü Türkiye’ye ihraç ettiğini ve bu nedenle bahse konu  firma için kar marjının düşük tutulması gerektiğini; oluşturulmuş normal  değer hesabında navlun ve sigorta masraflarının çıkartılmasının zorunlu  olduğunu ve eksik sunulan bilgilerin firmanın kendini savunma hakkına halel  getirdiğini iddia ve ifade etmiştir.

(4) Soruşturmada ihracatçı soru formunu cevaplayan bir diğer firma olan  Guangdong Vanward firması, normal değer hesaplamasında kullanılan ürünün  tipinin ve adil karşılaştırma için hangi ayarlamaların gerçekleştirildiğinin  açıklanmadığını ve firmanın ürünleri ile yerli üretim dalı tarafından imal  edilen ürünlerin karşılaştırılabilir olmadığını; ÇHC menşeli ihracatta katma  değer vergisinin söz konusu olmadığını ve bu nedenle normal değere ilişkin  hesaplamalarda da katma değer vergisinin dikkate alınmaması gerektiğini  iddia ve ifade etmiştir.

(5) Soruşturma esnasında soru formunu yanıtlayan diğer iki üretici  ihracatçı olan Zhongshan Vatti firması; ÇHC’de yerleşik herhangi başka bir  firma ve soruşturmanın ilgili taraflarından CCCME ticaret odası normal  değerin hesaplanmasına ve/veya niteliklerine ilişkin herhangi bir görüş  sunmamıştır.

(6) Normal değer hesaplamasına temel teşkil eden ürün tipine ilişkin  yerli üretim dalına ait bilgi Yönetmeliğin 22 nci maddesi dairesinde  gizliliği haiz olduğundan Nihai Bildirim safhasında sadece fabrika çıkış  aşamasında oluştuğu biçimiyle ilgili üretici/ihracatçılarla paylaşılmıştır.  Bu çerçevede hangi kar oranının kullanıldığı bildirilmiştir. İtirazların  değerlendirilmesi neticesinde, normal değer hesabında kullanılan ürün  tipinin özellikleri ve maliyet verisinin alt kırılımlarının ilgili üretici  ihracatçılarla paylaşılmasının hukuki ve idari önemi dikkate alınarak yerli  üretim dalının yazılı izni çerçevesinde bu bilgiler ilgili  üretici/ihracatçıların dikkatine sunulmuştur.

(7) Normal değer hesabında şikayetçi Demir döküm A.Ş. tarafından üretilen  11 litre C275 F doğalgaz ile çalışabilen hermetik gazla çalışan su  ısıtıcısı, yerli üretim tarafından iç piyasaya yönelik en çok üretilen ve en  çok satılan ürün olması nedeniyle değerlendirmeye alınmıştır.

(8) Yerinde doğrulama sırasında yerli üretim dalına ait muhasebe  sistemlerinden doğrulanan bilgiler ve oluşturulmuş normal değere ilişkin  görüşlerden geçerli olarak değerlendirilenler çerçevesinde, oluşturulmuş  normal değer hesabının genel üretim giderleri ile satış ve genel idari  giderleri unsurlarında ayarlamalar yapılmıştır.

İhraç fiyatının belirlenmesi

MADDE 11 – (1) Üretici/ihracatçı soru formunu cevaplayan dört  firma için ihraç fiyatı kural olarak Türkiye’ye satışlarında bağımsız  alıcılarca fiilen ödenen fiyat esasında belirlenmiştir.

(2) Bu çerçevede Zhaongshan Vatti, Guangdong Macro ve Guangdong Vanward  firmalarının soruşturma dönemi içindeki ihracatları doğrudan Türkiye’ye  gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Bu kapsamda anılan firmaların  soruşturma dönemi içinde Türkiye’ye ihracatlarında oluşan fiyatlar  değerlendirmede esas alınmıştır.

(3) Ariston China firması ise, soruşturma dönemi içindeki Türkiye’ye  ihraç ettiği ürünleri öncelikle Ariston Thermo Group şirketler grubunun bir  diğer firması olan İtalya Cumhuriyeti’nde yerleşik (İtalya) Ariston Thermo  Spa (Ariston İtalya) ihraç ettiğini ve ürünlerin daha sonra Ariston İtalya  tarafından Türkiye’ye ihraç edildiğini ifade etmiştir.

(4) Sunulan cevapların bütünsel değerlendirilmesi sonucunda Ariston China  firmasına yönelik ihraç fiyatlarının, Ariston İtalya firmasının Türkiye’ye  ihracatında oluşan fiyatların ÇHC’deki fabrika çıkış aşamasına getirilecek  şekilde ayarlamalara tabi tutularak tespit edilmesine karar verilmiştir.

(5) Ariston China tarafından iletilen itirazda, Türkiye’ye ihraç edilen  soruşturma konusu ürünün İtalya üzerinden Türkiye’ye satılmasında oluşan  transfer fiyatının ve İtalya’da gerçekleştirilen testlere ilişkin  masrafların ihraç fiyatından düşülmesinin hatalı olduğu ifade edilmiştir.  GATT 1994’ün VI’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma’nın  (Anti-Damping Anlaşması) 2 nci maddesinin 3 üncü fıkrası dikkate alındığında  Ariston China ve Ariston İtalya SpA firmalarının aynı çatı şirkete bağlı  olmaları ve her iki şirket arasında gerçekleştirilen ürün alım-satımlarında  “transfer fiyatı” uygulamasının söz konusu olması ihraç fiyatının  sahihliğini doğrudan etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Bu  çerçevede itiraz kabul edilmemiştir.

(6) Ariston China firması tarafından ihraç fiyatına ilişkin sunulan  ikinci itirazda ise İtalya’da gerçekleştirilen test giderlerinin ihraç  fiyatından düşülmesinin hatalı olduğu ifade edilmektedir. Testlerin Ariston  China firmasından İtalya’ya gönderilen tüm ürünlerde ve her zaman  gerçekleştirilmediği ve muhasebeleştirilmediği ifade edilmiştir. Ariston  İtalya SpA tarafından bu masrafların muhasebeleştirilmediği iddiası firmanın  niteliği ve ticari hayatın doğal gereklilikleri dikkate alındığında makul ve  geçerli görülmemiştir. Ariston China firması bu testlerin Türkiye’ye ihraç  edilen ürünlerde gerçekleştirilmediğini de tevsik edememiştir. Bu kapsamda  itiraz kabul edilmemiştir.

(7) Zhongshan Vatti firması tarafından iletilen itirazda reklam ve bakım  onarım masraflarına ilişkin ayarlama talep edilmesine karşın firma tek tek  ihraç işlemi temelinde oluşan masrafları tevsik edip ispatlayamadığı için  itirazı kabul edilmemiştir.

Fiyat karşılaştırması

MADDE 12 – (1) Adil bir karşılaştırmanın yapılabilmesini teminen,  normal değer ile ihraç fiyatı mümkün olduğu ölçüde fabrika çıkış aşamasına  getirilerek aynı aşamada karşılaştırılmıştır.

(2) Yönetmeliğin 10 uncu maddesi hükmü gereğince, ilgili taraflarca fiyat  karşılaştırmasını etkilediği ileri sürülen hususlar değerlendirilmiş ve  belgelendirilen, uygulanabilir ve haklı görülen ayarlamalar yapılmıştır.

Damping marjları

MADDE 13 – (1) Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü çerçevesinde  damping marjları, normal değer ile ihraç fiyatlarının karşılaştırılması  suretiyle hesaplanmıştır. İşbirliğine gelmeyen firmalar için ise  Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü uyarınca damping marjı tespiti  yapılmıştır.

(2) Buna göre, soru formuna cevap veren üretici/ihracatçı firmalar ile  işbirliğinde bulunmayan diğer firmalar için CIF bedelin yüzdesi olarak  hesaplanan damping marjları tabloda yer almaktadır.

 Firma Ticaret Unvanı Damping Marjı (% CIF)
Guangdong Vanward New Electric Co. Ltd 53,41%
Zhongshan Vatti Gas Appliance Stock Co. Ltd. 51,38%
Guangdong Macro Gas Appliance Co. Ltd. 43,12%
Ariston Thermo China Co.Ltd. 20,12%
ÇHC'de Yerleşik Diğer Firmalar 59,65%

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Zarara İlişkin Belirlemeler
İthalatın hacmi ve gelişimi

MADDE 14 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesi çerçevesinde,  soruşturma konusu ülkeler menşeli ithalatın hacmi incelenmiştir. Zarar  incelemesi, 2010-2012 takvim yıllarını kapsayan dönem için  gerçekleştirilmiştir.

Genel ithalatın gelişimi ve fiyatları

MADDE 15 – (1) Soruşturma konusu ürünün genel ithalatı miktar  temelinde 2010 yılında 42.027 adet (Soruşturma konusu ürünün adedi ihracatçı  yanıtları ve ithalatçı beyanları çerçevesinde ortalama 13,8 Kg olarak  hesaplanmıştır) olarak gerçekleşirken 2011-2012 döneminde sırasıyla 59.207  ve 44.896 adet seviyesinde oluşmuştur.

(2) Genel ithalatın ortalama birim fiyatları incelendiğinde ise 2010 ila  2012 yıllarında sırasıyla 107,94 ABD Doları/Adet; 115,12 ABD Doları/Adet ve  126,75 ABD Doları/Adet olarak gerçekleştiği görülmektedir.

Soruşturma konusu ithalatın gelişimi ve fiyatları

MADDE 16 – (1) ÇHC menşeli ithalatın gelişimi incelendiğinde 2010  yılında 40.220 adet olan ithalatın 2011-2012 döneminde sırasıyla 55.314 ve  42.099 adet olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir.

(2) ÇHC menşeli ithalatın soruşturma konusu ürünün tüm ülkelerden  gerçekleşen ithalat içindeki payının ise 2010-2012 döneminde miktar  temelinde %93,77 ila %95,70 oranları arasında değiştiği görülmektedir.

(3) ÇHC’den gerçekleştirilen ithalatın ortalama birim fiyatları 2010-2012  döneminde sırasıyla 100,83 ABD Doları/Adet; 108,13 ABD Doları/Adet ve 120,53  ABD Doları/Adet olarak gerçekleşmiştir.

Üçüncü ülkelerden gerçekleştirilen ithalat

MADDE 17 – (1) Soruşturmaya konu ÇHC dışında zarar inceleme  döneminde Türkiye’ye ihracat yapan diğer ülkeler incelendiğinde İtalya  Cumhuriyeti’nin (İtalya) ÇHC’den sonra miktar temelinde toplam ithalat  içinde en yüksek paya sahip ülke olduğu görülmüştür. Bu itibarla 2010  yılında ihracatı bulunmayan İtalya’nın 2011 yılında 2.421 adet ürünle % 4,09  oranında; 2012 yılında ise 2.485 adet ürünle toplam ithalattan %5,54  oranında pay aldığı tespit edilmiştir.

(2) İtalya haricinde kalan ülkeler bakımından ise ülke payının 2010-2012  döneminde sırasıyla % 4,30; %2,49 ve %0,69 seviyesinde gerçekleştiği  görülmüştür.

Türkiye toplam benzer mal tüketimi ve pazar payları

MADDE 18 – (1) Türkiye toplam benzer mal tüketiminin  hesaplanmasında başvuru sahibi yerli üretici ile 2011 ve 2012 yıllarında  piyasada üretim yapmaya başlayan soruşturmayı destekleyen iki üreticinin  yurt içi satışları, tüm ülkelerden gerçekleşen ithalatın miktarı ile  toplanmıştır. Yerli üretim dalının yurt içi satışlarının ve soruşturma  konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın toplam tüketime oranlanmasıyla  pazar payları hesaplanmıştır.

(2) Bu çerçevede 2010-2012 döneminde şikayeti destekleyen firmaların  Türkiye toplam tüketiminden aldıkları pay hesaplanırken üretime başladıkları  yıl olan 2011 yılı temel alınmıştır. Bu itibarla anılan firmalar için pazar  payı 2011 yılında %9,16 seviyesindeyken izleyen yılda ise %27,85 seviyesinde  oluşmuştur.

(3) 2012 üretim rakamları itibariyle yerli üretim dalının Türkiye  pazarından aldığı pay ise sırasıyla %64,78, %46,97 ve %34,61 seviyelerinde  tezahür etmiştir.

(4) Soruşturma konusu ülke olan ÇHC’nin pazar payı ise %33,71, %40,99 ve  %35,20 olarak gerçekleşmiştir.

Fiyat kırılması

MADDE 19 – (1) Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ilgili hükümleri  çerçevesinde dampingli ithalatın yerli üretim dalının satış fiyatları  üzerindeki etkisi değerlendirilirken işbirliğine geldiği kabul edilen  ithalatçı ve ihracatçı firmaların verileri dikkate alınarak soruşturma  dönemi olan 2012 yılı için fiyat kırılması hesaplanmıştır.

(2) Fiyat kırılması, soruşturma konusu ithal ürünün fiyatlarının Türkiye  piyasasında yerli üreticinin yurt içi satış fiyatlarının altında kaldığı  yüzdeyi ifade etmektedir.

(3) Fiyat kırılması analizinde soruşturma konusu ülkenin CIF ithal  fiyatlarının üzerine gümrük vergisi ve diğer ithalat masrafları ilave  edilerek bulunan soruşturma konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş  fiyatları, yerli üretim dalının ortalama yurt içi satış fiyatları ile  karşılaştırılmıştır.

(4) Karşılaştırma, C275 F 11 litre, hermetik özellikteki gazlı su  ısıtıcısı temelinde gerçekleştirilmiştir.

(5) Soruşturma konusu ürün FOB temelde Türkiye’ye ihraç edildiğinden  işbirliği içinde bulunduğu değerlendirilen ithalatçıların soruşturma dönemi  içinde gerçekleştirdikleri işlemlerde oluşan navlun ve sigorta değerinin  miktar temelindeki ağırlık ortalaması hesaplanarak FOB ihraç fiyatı, CIF  ihraç fiyatı düzeyine getirilmiştir. Ariston China firmasının Türkiye’de  yerleşik ithalatçı firması soru formuna yanıt vermediğinden bu firmanın  Türkiye’ye satışlarında oluşan navlun ve sigorta DTÖ Anti-Damping  Anlaşması’nın 6.8 inci maddesi çerçevesinde eldeki en iyi veriler  kullanılarak işbirliği içinde olan ithalatçı firmaların beyan ettiği adet  temelindeki navlun ve sigorta giderlerinin ağırlıklı ortalaması hesaplanarak  tespit edilmiştir.

(6) Soruşturma konusu ülke menşeli ithalatın yurt içi pazara giriş fiyatı  bulunurken CIF ithal fiyatına gümrük masrafına karşılık gelen CIF bedelin  %2’si oranında ilave yapılmıştır. Gümrük vergisi oranı ÇHC menşeli ürünlerde  % 0 olduğundan birim fiyata gümrük vergisi eklenmemiştir.

(7) İhracatçı firmalar temelinde gerçekleştirilen inceleme neticesinde,  soruşturma döneminde bahse konu tipteki ürünlerde Guangdong Vanward  firmasının CIF değerin %68,04’ü oranında; Guangdong Macro firmasının CIF  değerin % 62,64’ü oranında; Zhongshan Vatti firmasının CIF değerin % 67,05’i  oranında ve Ariston China firmasının ise CIF değerin %37,68’i oranında yerli  üretim dalı iç satış fiyatlarını kırdığı tespit edilmiştir.

(8) Ariston China firması tarafından fiyat kırılmasına ilişkin itiraz,  bahse konu firmanın hatalı biçimde soruşturmaya konu olmayan Ariston İtalya  firmasının Türkiye’ye ihraç fiyatlarını dikkate alarak görüşünü  temellendirmesi nedeniyle kabul edilmemiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 20 – (1) Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin  incelenmesinde yerli üretim dalının soruşturma konusu ürüne ait 2010-2012  yılları arasındaki verileri esas alınmıştır. Yönetmeliğin 17 nci maddesi  hükümleri çerçevesinde, dampingli ithalatın yerli üretim dalının ekonomik  göstergeleri üzerindeki etkisinin tespiti amacıyla, zarar dönemi içerisinde  yerli üretim dalının üretim, satış, pazar payı, yurt içi fiyatlar, kapasite,  kapasite kullanımı, maliyetler, stoklar, istihdam, verimlilik, nakit akışı,  yatırımlardaki artış, kârlılık, net dönem kârı/zararı göstergeleri analiz  edilmiştir.

(2) Söz konusu dönem için yapılan zarar analizinde eğilimi görebilmek  amacıyla TL bazındaki veriler TÜİK tarafından hesaplanan yıllık ortalama  üretici fiyatları endeksi kullanılarak enflasyondan arındırılmış, reel hale  getirilmiş ve 2010 yılı esas alınarak endekslenmiştir.

a) Üretim

1) Firmanın 2010 yılında 100 olan toplam benzer ürün üretim  miktarının izleyen iki yılda sırasıyla 91 ve 85’e gerilediği tespit  edilmiştir.

b) Yurt içi satışlar

1) Benzer ürünün yurt içi satış miktarında zarar inceleme  döneminde gerileme kaydedilmiştir. Bu çerçevede 2010 yılında 100  olan endeks 2011 yılında 82’ye, 2012 yılında ise 54’e gerilemiştir.  Ürünün yurt içi satış birim fiyatları ise 2010-2012 döneminde  sırasıyla 100, 93 ve 81 seviyesinde oluşmuştur.

c) İhracat

1) 2010 yılında 100 olan yurt dışı satışlar miktar endeksinin  2011 ve 2012 yıllarında 53 ve 62 seviyesinde oluştuğu tespit  edilmiştir. İhracatın birim satış fiyatının ise 2010 yılında 100  olan endeksinin izleyen dönemde 112 ve 108 olarak gerçekleştiği  saptanmıştır.

ç) Stoklar

1) 2010 yılında 100 olan stok miktarının 2011 ve 2012 yıllarında  sırasıyla 78 ve 153 seviyesinde gerçekleştiği görülmüştür.

d) Pazar Payı

1) 2010 yılında 100 olan incelenen yerli üretim dalına ait pazar  payı izleyen iki yılda sırasıyla 73 ve 53 olarak oluşmuştur.

e) Maliyetler

1) Benzer ürünün maliyetlerine yönelik gerçekleştirilen inceleme  çerçevesinde ürünün birim sınai maliyetinin zarar inceleme döneminde  istikrarlı bir yapı izlediği 2012 yılında ise 88’e gerilediği tespit  edilmiştir. Aynı yönde benzer ürün üzerinde oluşan faaliyet  giderinin de gerileme kaydederek 2010 yılındaki 100 seviyesinden  74’e ve 70’e gerilemiştir. Finansman net birim giderinin 2010-2012  döneminde 100, 272 ve 106 olarak oluştuğu tespit edilmiştir.

2) Neticede, benzer ürünün birim ticari maliyeti zarar inceleme  döneminde sırasıyla 100, 101 ve 85 seviyelerinde oluşmuştur.

f) Kârlılık

1) Firmanın yurt içi satışlardaki birim karlılığı zarar inceleme  döneminde sırasıyla 100, 67 ve 69 olarak oluşmuştur.

2) Yurt dışı birim karlılığının ise 2010 yılında eksi değerde  olduğu görülmektedir. Zarar hali 2011 ve 2012 yıllarında -86 ve -56  olarak oluşmuştur.

3) Yurt dışı satışlardaki zararın da etkisiyle 2010 yılında -100  olan toplam kar endeksi, ilerleyen yıllarda sırasıyla -131 ve -24  olarak tezahür etmiştir.

g) Kapasite Kullanım Oranı (KKO)

1) 2010 yılında 100 olan kapasite kullanım oranı izleyen dönemde  91 ve 85 olarak oluşmuştur.

ğ) İstihdam

1) Zarar inceleme dönemi içinde gerileyen doğrudan işçi sayısı  sırasıyla 90 ve 77 seviyesinde gerçekleşmiştir.

h) Firma Net Satış Toplamı

1) Benzer ürünü de kapsayan firmanın tüm ürünlerine ilişkin firma  net satış toplamının 2010 yılında 100, 2011 ve 2012 döneminde ise  sırasıyla 108 ve 109 olarak oluştuğu görülmektedir.

ı) Net Dönem Kar/Zararı

1) Firmanın benzer ürünü de içine alan tüm ürün gruplarındaki  kar/zarar halini ortaya koyan endeksin 2010 yılında 100, 2011-2012  döneminde ise sırasıyla -111 ve 114 olduğu tespit edilmiştir.

i) Nakit Akışı

1) Benzer ürün üzerinde oluşan amortisman gideri ile karlılığın  birlikte değerlendirildiği ürün nakit akışının 2010 yılında -100,  izleyen iki yılda ise -88 ve -8 olarak oluştuğu görülmektedir.

j) Yatırımlardaki Artış

1) 2010 yılında 100 olan yatırım endeksinin 2011-2012 yılında 430  ve 86 olarak tezahür ettiği tespit edilmiştir.

k) Özsermaye

1) 2010 yılında 100 olan firma özsermaye endeksinin 2011-2012  döneminde 81 ve 86 seviyesinde oluştuğu tespit edilmiştir.

l) Aktif Toplamı

1) Firma aktiflerinin toplamına ilişkin 2010 yılında 100 olan  endeksin ilerleyen yıllarda 121 ve 114 olarak oluştuğu saptanmıştır.

m) Verimlilik

1) Firmanın benzer ürüne ilişkin verimliliğinin 2010 yılında 100,  takip eden iki yılda ise 101 ve 110 olduğu görülmüştür.

Ekonomik göstergelerin değerlendirilmesi

MADDE 21 – (1) Ekonomik göstergeler bir bütün olarak  incelendiğinde 2012 yılında hermetik ve bacalı ürünleri kapsayan soruşturma  konusu ürünün üretiminde ve yurtiçi satışlarında gerilemenin söz konusu  olduğu; 2012 yılında ortaya çıkan gerilemenin stok miktarına da yansıyarak  önceki yıla nazaran stoklarda artış kaydedilmesine neden olduğu görülmüştür.

(2) Yerli üretim dalının karlılığında temel teşkil eden sınai maliyeti ve  ürün başına düşen faaliyet giderleri zarar inceleme döneminde istikrarlı bir  yapı arz etmektedir. Öte yandan, 2011 yılında birim finansman giderinin  önemli nitelikteki artışın üretim dalının ilgili yıldaki yatırımlarından  kaynaklandığı düşünülmektedir. Finansman giderlerindeki artışın yerli üretim  dalının ticari maliyetini ve dolayısıyla karlılığını etkilediği  görülmektedir.

(3) Firmanın yurtiçi satışlardaki karlılığının 2011 yılında gerileme  kaydettiği 2012 yılında ise bir önceki yıla nazaran iki puan artış  kaydettiği görülmektedir. Yurtdışı satışlarda ise zararına satışların 2012  yılında olumlu yönde karlılığa doğru hareket ettiği; ancak hem yurtiçi hem  de yurtdışı satışları ifade eden toplam karlılığın olumlu bir eğilim  sergilese dahi negatif seyrini devam ettirdiği saptanmıştır. Bu durumun  nakit akışına da etki ettiği ve değeri olumsuz seviyede tuttuğu tespit  edilmiştir.

(4) Firmanın net satış toplamının zarar inceleme döneminde önemli bir  farklılık göstermediği tespit edilmekle beraber soruşturma konusu ürünün de  içinde bulunduğu tüm ürün gruplarına ait net dönem karı/zararının 2012  yılında gelişme kaydettiği tespit edilmiştir.

(5) Firmanın üretimde karşı karşıya kaldığı gerilemeyle eş yönlü olarak  kapasite kullanım oranının düştüğü görülmektedir. Bu tespit dışında  firmanın, 2012 yılındaki doğrudan işçi endeksinde azalma gözlemlenmektedir.

(6) Bütüncül değerlendirildiğinde, soruşturma konusu ürün olan gazla  çalışan su ısıtıcılarında firmanın 2012 yılında bilhassa üretim ve yurtiçi  satışlarda gerileme yaşadığı; yurtiçi ürün karlılığını birim temelinde  istikrarlı bir biçimde muhafaza edebildiği ancak yurtdışı satışlardaki  olumlu eğilime rağmen zararına satışın devam ettiği ve bu durumun toplam  karlılık ve nakit akışının da aralarında bulunduğu bazı göstergeleri olumsuz  etkilediği görülmüştür. Firmanın stok, kapasite kullanım oranı ve istihdamda  yaşadığı olumsuzluklar da dikkate alındığında firmanın 2011 yılından 2012  yılına geçişte ve 2012 yılında olumsuzluk yaşanan gösterge sayısında artış  olduğu tespit edilmiştir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Dampingli İthalat ile Zarar Arasındaki Nedenselliğe  İlişkin Belirlemeler

Dampingli ithalatın etkisi

MADDE 22 – (1) Firmanın 2011 yılından 2012 yılına geçişte ve  soruşturma dönemi olan 2012 yılında önemli ekonomik göstergelerde karşı  karşıya kaldığı zararda dampingli ithalatın etkili olduğuna kanaat  getirilmiştir.

(2) Bu değerlendirme dairesinde, 2012 yılında genel ithalatın ve  soruşturma konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın miktar temelinde  gerilemesinin; 2011 yılında şikayeti destekleyen iki firmanın da üretime  başlamasının ve bu durumun yerli üretim dalını tek başına temsili haiz  şikayetçi firmanın Türkiye pazarından elde ettiği payı düşürmesinin; 2011  yılında şikayetçi firmanın yatırım yapmak amacıyla finansman giderlerini  artırmasının ve bu durumun ticari maliyeti etkileyerek karlılığı olumsuz  yönde etkilemesinin tek başına ve münhasıran dampingli ithalat ile yerli  üretim dalının maruz kaldığı zarar arasındaki nedensellik bağını ortadan  kaldıracak nitelikte olmadığına kanaat getirilmiştir.

(3) Öte yandan, soruşturmaya konu ülkede yerleşik üretici/ihracatçı  firmaların bireysel damping marjlarının ve 2012 yılında yerli üretim dalının  maruz kaldığı fiyat kırılması oranlarının seviyesi dikkate alınarak yerli  üretim dalının başta üretim ve iç satışlar olmak üzere toplam karlılık,  stoklar, kapasite kullanım oranı ve istihdam gibi temel göstergelerdeki  bozulmaların yorumlanması neticesinde her iki olgu arasındaki eş  zamanlılığın dampingli ithalat ile yerli üretim üzerinde oluşan zarar  arasındaki illiyet bağını güçlendirdiği tespit edilmiştir.

Diğer ülkelerden ithalat

MADDE 23 – (1) Üçüncü ülkeler menşeli ithalatın birim fiyatlarının  soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalatın birim fiyatlarının  üstünde seyrettiği, bu haliyle üçüncü ülkeler menşeli ithalatın yerli üretim  dalında zarara yol açmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir. Nitekim  üçüncü ülkeler menşeli ithalat görece yüksek fiyat düzeylerinin rekabet  üzerinde bozucu etki yaratmaması nedeniyle yerli üretim dalı tarafından  şikâyete konu edilmemiştir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Karar ve Uygulama

Karar

MADDE 24 – (1) Soruşturma sonucunda, soruşturmaya konu ülke  menşeli ithalatın dampingli olduğu ve yerli üretim dalında maddi zarara yol  açtığı ve her ikisi arasında illiyet bağının mevcut olduğu tespit  edilmiştir. Bu nedenle, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu’nun  kararı ve Ekonomi Bakanı’nın onayı ile aşağıda GTİP’i, eşya tanımı, menşei  ve üretici/ihracatçı firma ticaret unvanı ifade edilen eşyanın Türkiye’ye  ithalatında, tabloda belirtilen oranlarda dampinge karşı kesin önlem  yürürlüğe konulmuştur.

GTİP EşyanınTanımı Menşe Ülke Firma Dampinge Karşı Önlem 
(CIF Bedelin %)
8419.11.00.00.00 Gazla çalışan anında su ısıtıcıları Çin Halk Cumhuriyeti Guangdong Vanward New Electric Co. Ltd. 53,41%
Zhongshan Vatti Gas Appliance StockCo. Ltd. 51,38%
Guangdong Macro Gas Appliance Co. Ltd. 43,12%
Ariston Thermo China Co. Ltd. 20,12%
Diğerleri 59,65%

Uygulama

MADDE 25 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife  istatistik pozisyon numarası, tanımı menşe ülkesi ve üretici/ihracatçı firma  ticaret unvanı belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak  kaydıyla, serbest dolaşıma giriş rejimi kapsamındaki ithalatında, Tebliğin  24 üncü maddesinde bulunan tabloda gösterilen oranlarda dampinge karşı kesin  önlemi tahsil ederler.

Yürürlük

MADDE 26 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 27 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.