Iranli 50 Büyük Yatirimci, Isbirligi Için Geliyor

images/ki%C5%9Filer_bakanlar_vs/iran_buyukelcisi_bigdeli.jpg


İranlı 50 Büyük Yatırımcı, İşbirliği İçin Geliyor

Türk ürünlerinin rakiplerine göre pahalı olduğunu vurgulayan İran Büyükelçisi Bigdeli, Türk girişimcileri İran’a yatırım yapmaya çağırdı. Bigdeli ayrıca ortak yatırım arayışında olan 50 İranlı firmanın 23 Ekim’de Ankara’da temaslarda bulunacağını söyledi.

Başta turizm, imalat ve altyapı olmak üzere ortak yatırım arayışı içinde olan 50 İranlı firmanın 23 Ekim tarihinde Ankara’da temaslarda bulunacağını söyleyen İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçisi Ali Rıza Bigdeli, “Türk müteahhit firmaları İran’da otel ve turizm tesisleri gibi projeleri geliştirerek bu projeleri hayata geçirebilir. Ayrıca işletme sürecinde de Türk turizm ve müteahhitlik sektörünün yeteneklerinden yararlanmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. 

Onaylanan Tercihli Ticaret Anlaşması'nı zaman içerisinde Serbest Ticaret Anlaşması’na dönmesini umut ettiklerini dile getiren Bigdeli, “Bu anlaşmalarla 50 milyar dolarlık ilk hedefi kısa sürede yakalayabileceğimize inanıyorum” dedi. Ankara Sohbetleri’ne konuk olan Bigdeli, Ankara Temsilcimiz Ferit B. Parlak ve arkadaşımız Fulya Kazaklı’nın sorularını cevaplandırdı. 


Kısa bir süre önce iki ülke arasında Tercihli Ticaret Anlaşması imzalandı, bu anlaşma ne getirecek? Türkiye ve İran arasında yürürlüğe giren 

 

Tercihli Ticaret Anlaşması’nın zaman içinde Serbest Ticaret Anlaşması’na (STA) dönüşmesini ümit ediyoruz. Anlaşma ilişkileri bir üst düzeye taşıyacak basamak niteliğindedir. Tercihli Ticaret Anlaşması belirli bir listeyi kapsasa da orta vadede bu listenin genişleyeceğini düşünüyoruz. Hatta zamanla bu liste o kadar genişleyebilir ki Tercihli Ticaret Anlaşması Serbest Ticaret Anlaşması’na dönüşebilir. Bu kadar kısıtlı bir liste için bile iki ülke arasında yıllarca müzakere yapıldı. Ancak son dönemdeki hızlı gelişmeler ışığında bunun kesinlikle Serbest Ticaret Anlaşması için bir başlangıç olduğunu söyleyebiliriz. 


İran’da yatırım yapmak isteyen yabancı sermayeli şirketlere herhangi bir kısıtlama veya özel teşvik var mı? 

 

İran’da yerli ve yabancı yatırımcılara sektörel anlamda yönlendirme yapılmıyor. Yabancı yatırımcıların bölgenin ihtiyaçlarını da göz önüne alarak kendi sektörünü belirliyor. Aras Serbest Bölge, Tebriz Organize Sanayi Bölgesi ve Maku Sanayi Bölgesi’nde Türk yatırımcılar da dahil olmak üzere birçok farklı ülkeden ve farklı sektörden yatırım bulunuyor. Biz yatırımcıya hiçbir konuda dikte etmiyoruz. İran’daki mevcut yatırımcılar hangi alanda çalışmak isterlerse o şekilde geldiler. Aras, Tebriz ve Maku’da plastik, tekstil, kozmetik, kimya, ağaç sanayi, sağlık sektörlerinde Türk yatırımları var. Türk firmaları İran yatırımları ile ilgili en doğru bilgiyi İran Yatırım Teşvik ve Yardım Kurumu’ndan alabilir.


İki ülke arasındaki ticaret hacminde yükseliş beklerken, düşüş başladı. Nedeni araştırılıyor mu? 

 

Tabii ki başlandı. İran Ticaret Bakanı Türkiye’ye çok başarılı bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyarette karşılıklı ticaret hacmindeki düşüşün nedenlerinin araştırılması için bir çalıştay kurulması konusunda mutabık kalındı. Her iki taraftan da çalıştay raporları hazırlanmış bulunuyor. Türkiye Ticaret Bakanının New York dönüşünden sonra bu raporlar her iki taraf aracılığı ile sunulacak. İki ülke tüccarlarını bir araya getirerek onların sorunlarını da giderecek çözümler üretmek istiyoruz. Şayet Türk tüccar ve işadamları 120 milyar dolarlık ithalat pazarından kendilerine pay almak istiyorlarsa kesinlikle bu pazarla ilgili gelişmeleri yakından ve ciddiyetle takip etmeleri gerekiyor. Bundan sonra İran pazarına geleneksel bakış günümüze uygun bir ticarete cevap vermeyecektir. 


Ekonomi Bakanı’nın işadamı heyetiyle Tahran’a ziyareti olacak. Beklentiniz nedir? 

 

Türk heyetinin İran ziyaretinden önce iki ülke üst düzey yetkilileri New York’ta bir araya gelecek. Özellikle Eco Konseyi alanında işbirliklerimiz olacak. Her hafta en az 2-3 heyet değişimi olacak aramızda. Sayın Zeybekci’nin ziyareti de periyodik görüşmeler çerçevesinde gerçekleşecek. Beklentimiz iki ülke arasında yeni teknik konular gündeme gelsin ve görüşmeler başlasın. 

Peki İran’da başarı için Türk iş dünyasına özel tavsiyeleriniz var mı? İran pazarında başarı için, Türk tüccarlarının kesinlikle pazara yakın olmaları gerekmektedir. Üretimlerini bu pazara yakın bir yerde yapmaları onları rakiplerine göre daha avantajlı konuma getirecektir. İran pazarına Türk tarafından ihraç edilen ürünler genelde İran pazarından uzak konumdaki fabrikalarda üretilmektedir. Bu ürünlerin yüzde 85’i Bursa, İstanbul, İzmit, İzmir gibi şehirlerde üretiliyor. Ürünlerin İran pazarına ulaştırılması taşımacılık anlamında büyük maliyet taşıyor. Bu da tabi ki Türk ürünlerinin İran pazarında daha pahalı olmasına neden oluyor. Türk ürünleriyle ilgili İran’a yatırım yapmak ya da orada ortak üretime geçmek kesinlikle daha avantajlıdır. İkinci konu kesinlikle kazan-kazan ilkesi çerçevesinde hareket etmemiz gerekiyor. Tek tarafl ı ekonomik işbirliği kesinlikle kısa sürecektir ve sonuç olarak negatif şekil alacaktır.


Senelerdir takip ediyoruz, müzakereler bitmiyor. Senede 100 milyar dolarlık ticaret hedefl iyoruz ama tartıştığımız konu 40-50 milyon dolarlık yol, 40-50 milyon dolarlık fiyat farkı sorunu. Bu küçük bahaneler, iki taraftaki gönülsüzlüğü mü gösteriyor? 

 

Şunu belirteyim 2002 yılından bugüne hacim 500 milyon dolardan 15 milyar dolara çıktı. Ekonomik ilişkilerin kesinlikle kendine göre bir mantığı vardır. Özellikle bu işin ipi devletlerin eline düştüğü zaman, öncelik konuları değişiyor. Ertelemeler olabiliyor. Devlet için memurların maaşını ödemek, Razi- Hoy karayolunu yapmaktan daha önemli olabiliyor. Tüm bunların yanında yabancı unsurlar da iki ülkenin ilişkilerinin geliştirilmesinde engel yaratırsa iş daha da zora giriyor. Biz kendi aramızda altın ticaretini başlattıktan sonra onlar hemen bunu değerlendirdi ve değerli metallerin ticaretini de yaptırıma eklediler. Diğer konu yaptırımlar nedeniyle elde edilen karlar. Bir malın değerinin üç dört katı fiyat isteniyor. Artık bu mümkün değildir. Şayet 50 milyar, 100 milyar hacim söz konusu ise çok güçlü altyapıları oluşturmamız gerekiyor. 


“70 km'lik RaziHoy otoyoluna TOBB talip” 

 

Biz 2015 yılı içinde İran’da ve Türkiye’de iki ülke ürünlerini tanıtacak iki büyük fuar gerçekleştirmek konusunda mutabık kaldık. Bakanlarımız 3 ayda bir biraya gelmeyi kararlaştırdılar. Aynı şekilde bakan yardımcılarımız da 6 ayda bir düzenli görüşme yapacaklar. 

Biz gümrük işbirliği alanında da önemli adımlar attık. Türkiye ile 3 gümrük kapımızın geliştirilmesi söz konusudur. Bu gümrüklere giden yolların da yapımı devam ediyor. Razi - Hoy arasında karayolu yapımı için bir yatırıma ihtiyacımız var. Bunun için müzakereler yapılıyor. Görüşmeler İran Cumhurbaşkanının Türkiye ziyaretinde başladı. Ziyaretin devamında uzmanlarımız bir araya geldiler. Umut ediyoruz ki Türkiye Kalkınma Bakanı’nın İran ziyaretinde nihai sonuca ulaşacaktır. 70 km’lik Razi’yi Hoy’a bağlayan yoldur. Bu yol yapıldıktan sonra Van-Urumiye- Tebriz ekseni her zamankinden daha aktif olacaktır. 23Ekim tarihinde bir konferans gerçekleşecek. İran’ın yatırım fırsatları tanıtılacak. TOBB işbirliği ile olacak. Türk firmaları katılarak İran’ın yatırım fırsatlarını yakından tanıyacaklar. Bunun için elçiliğimizin ekonomi bölümüne müracaat edebilirler. 


Taşımacılık konularında da sıkıntı var gibi? 

 

İki ülkenin geniş yüzölçümü taşımacılık nedeni ile bir ürünün son fiyatında büyük rol oynuyor. Türkiye’nin sanayi bölgelerinin batıda olması ürünlerin İran pazarına ulaşmasını zorlaştırıyor. Bu hem ithalat hem ihracat için söz konusu. Bölgelere ulaşmak için Türkiye sınırından bin 700-bin 200 km kat etmemiz gerekiyor. Bu yüzden iki ülke ekonomik işbirliği adına demiryollarına özel ilgi gösterilmiştir. Van Gölü etrafındaki demiryolu yapılmış olsaydı ekonomik ilişkilerde büyük değişim olurdu. Bütün bunlara rağmen düşünüyoruz ki İran’ın serbest bölgelerine yatırım yapma en mantıklı yol olacaktır. 

Enerji alanı da her zaman iki ülke arasındaki işbirliğinin en önemli kısmını oluşturmuştur. Ne yazık ki Türkiye’nin İran’dan petrol alımı 2013 yılında 2012 yılına göre azaldı. Bu yüzden bu alanı da geliştirmek gerekiyor. Türkiye’de rafineriler İran petrolüne göre ayarlanmıştır. Biz bunu göz önüne alarak çaba göstermemiz gerekiyor ki ticaret eski seviyeye ulaşsın. Bu konunun sadece ekonomik değil siyasi kısmı da mevcut. Doğalgaz konusunda dünyanın en büyük rezervlerine sahibiz. Bu yüzden İran doğalgazın ihracatçısı ve Türkiye de ithalatçısı olarak her geçen gün bu konudaki işbirliğini de geliştirmeleri gerekiyor. Türk basınında İran-Türkiye arasındaki görüşmeler çıkan haberlerin çoğu da basın organlarının öngörüleri ve tahminleridir. Doğalgaz çok önemli bir konudur. İhracatın gerçekleşmesi ancak bu ürünün tüketiminin öngörüldüğü zaman gerçekleşir. Bu ihracat için doğalgaz boruları ve altyapıda büyük yatırımlara ihtiyaç vardır. İran ve Türkiye arasındaki ticari işbirlikleri doğalgaz hususunda buna uygun koşullar oluştuğu zaman şekil alır.