KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU AÇISINDAN ARAMA VE EL KOYMA - Mehmet EYVAZOGLU- Muhafaza Memuru

images/haber_resimleri/gumruk-muhafaza1.jpg


Uğurlu Gümrük Müşavirliği

KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU AÇISINDAN ARAMA VE EL KOYMA


Mehmet EYVAZOĞLU- Muhafaza Memuru

 
Arama ve el koymaya ilişkin hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu kanuna dayanarak hazırlanan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde açıkça belirtilmiştir. 
 
ARAMA 
 
Arama gözle görülemeyen,kulakla işitilemeyen, koklamayla hissedilemeyen (üç temel duyu ile algılanamayan) bir nesnenin veya kişinin araştırılması faaliyetidir.Daha net söylemek gerekirse arama bir araştırma işlemidir. Suç şüphesi altında bulunan kişi veya kişilerin, yada bir suçun iz ve delillerinin elde edilmesi için yapılan araştırma faaliyeti konut dokunulmazlığı, özel yaşamın gizliliği ve vücut dokunulmazlığı gibi temel hak ve hürriyetlere müdahale teşkil eden bir koruma tedbiridir.
 
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu madde 9/1 ;

 
(1) Kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğundan şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlar ile kişilerin üzerlerinde yapılacak arama ve elkoymalar, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca yerine getirilir. Şeklinde düzenlenmiş olup, bu hususta CMK ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğine gönderme yapılmakla beraber aynı maddenin 9/2 ve 9/3 fıkraları;

 
(2) Gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından kuşkulanılan kişilerin üzeri, eşyası, yükleri ve araçları gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranabilir. Yapılan arama sonucunda tespit edilen kaçak eşyaya derhal elkonulur.

 
(3) Gümrük bölgesine, Gümrük Kanunu gereğince belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden girmek, çıkmak veya geçmek yasaktır. Bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçları yetkili memurlar tarafından durdurulur ve kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa taşıma araçları aranır. Yapılan arama sonucunda tespit edilen kaçak eşyaya derhal elkonulur.


Şeklinde düzenlenerek aramaya ilişkin gümrük görevlilerinin yetkili olduğu yönünde hüküm de belirtilmiştir.


 
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde arama çeşitleri, arama kararı, arama emri vermeye yetkili makamlar, belirtilmiştir. Yönetmeliğin “Karar alınmadan yapılacak arama” başlıklı 8 nci maddesinde, yukarıda konu edilen 5607 sayılı yasanın 9 ncu maddesinin 1,2 ve 3 ncü fıkralarında ayrıca arama kararı gerekmediği belirtilmiştir.


Tüm bu düzenlemelerden, etrafı fiziki olarak ayrılmış Gümrüklü Sahalarda gümrük görevlilerinin hiçbir izin veya karar olmadan arama yapabileceği sonucu çıkmaktadır. Bununla beraber Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin “Durdurma ve kontrol işlemleri” başlıklı 27 ncimaddesinde ; Somut emarelerle desteklenen şüphe bulunmadan, süreklilik arzedecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma ve kontrol işlemi yapılamaz.

İfadesi ile aramanın keyfilik oluşturmaması gerektiği de belirtilmektedir.

Diğer kolluk görevlilerinin ihbar, şikayetveya takibi sonucu gümrüklü yerlerde arama yapılması gerektiğinde gümrük yetkililerine haber verilerek gümrük yetkililerince arama ve el koyma yapılması gerekmektedir. Zira gümrük idaresi haricinde diğer kolluk görevlileri arama ile ilgili genel hükümlere tabi olduğundan, diğer kolluk görevlilerince gümrüklü sahalarda yapılacak aramalarda hakim kararı gerekir. Kolluk görevlilerinin müşterek çalışması, operasyon yapması gibi usuller belirlenmiştir. Gümrüklü sahalarda müşterek arama gibi bir usul belirlenmemişken, gümrüklü sahada yetkisi veya arama kararı olmayan diğer kolluk görevlileriyle müşterek arama yapılması durumunda aranılan tarafa verilecek olan zarar hukuki olarak sorun oluşturacaktır.
 
Arama ile ilgili diğer bir hususa ise, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununun Ek 1 nci maddesinde yer verilmiştir;

 
……Görevlendirilen mülki idare amiri Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile Gümrük Kanununun arama ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere, genel güvenlik ve kamu düzeni bakımından gerekli gördüğü hallerde, sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında, binaları, uçakları, gemileri ve her türlü deniz ve kara taşıtlarını, giren çıkan yolcular ile buralarda görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin üstlerini, araçlarını ve eşyalarını aratabilir. Aramanın kimler tarafından yapılacağı kaydını da taşıyan arama emri yazılı olarak verilir……

 
“Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun ile Gümrük Kanununun arama ile ilgili hükümleri saklı kalmak üzere” ibaresi ile, bu kanunlardaki arama ile ilgili hükümlerin dışında kalan, genel güvenlik ve kamu düzeninin sağlanması amacıyla belirtilen yerlerde arama emri verilebileceği belirtilmiştir. Buradaki arama şekli önleme araması niteliğindedir. Kanun metninde sayılan yerler genelde kamuya açık yerler olmakla beraber gemiler ve diğer deniz taşıtları (toplu taşımaya açık olanlar hariç) ile diğer taşıtlar kamuya açık yerlerden olmayıp özel mülk niteliğindedir. Kural olarak önleme aramaları özel mülklerde yapılmadığından bu madde güncel mevzuat hükümleri ile çelişki oluşturmaktadır. Söz konusu madde İl İdaresi Kanununa 04.09.1996 tarihli resmi gazetede yayımlanan 4178 sayılı “İl İdaresi Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, Kuvvetli Tayın Kanunu, Er Kazanından İaşe Edileceklere İlişkin Kanun, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve Kimlik Bildirme Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile eklenmiştir. Yani devletin teröre karşı aşırı güvenlikçi bir refleksi ile yapılan değişiklik günümüz mevzuatıyla çelişmektedir.

 
 
EL KOYMA

 
Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinde,El koyma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla veya suçun delili olabileceği veya müsadereye tâbi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına rağmen, zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemi, olarak tanımlanmıştır. Daha kısa bir tanım yapacak olursak; el koyma, kişinin eşya üzerindeki hakimiyetini kaldırma işlemidir.

 
Aynı yönetmelikte, Koruma altına alma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek veya müsadereye tâbi olan yahut güvenliğin sağlanması amacıyla, eşyayı zilyedinin kendiliğinden vermesini veya el konulana kadar geçici olarak alıkoyma olarak tanımlanmıştır. Yani eşya üzerinde hakimiyeti olan kişinin bu yetkisini kendi rızasıyla terk etmesi ya da el koyma kararı veya el koymaya yetkili kişiler gelene kadar olan geçici zapt etme durumudur.

 
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 9/2 ve 9/3 maddelerindeki (2) Gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından kuşkulanılan kişilerin üzeri, eşyası, yükleri ve araçları gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranabilir. Yapılan arama sonucunda tespit edilen kaçak eşyaya derhal elkonulur.

 
(3) Gümrük bölgesine, Gümrük Kanunu gereğince belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden girmek, çıkmak veya geçmek yasaktır. Bu yerlerde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçları yetkili memurlar tarafından durdurulur ve kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa taşıma araçları aranır. Yapılan arama sonucunda tespit edilen kaçak eşyaya derhal elkonulur.

 
İfadeleri ile hemen el koyma işleminin yapılabileceği, belirtilmiştir. Bu durum gümrüklü yerlerde görev yapan gümrük kolluğuna özel bir durumdur. Benzer bir işlemi yapan orman kolluğuna bu yetki tanınmamıştır. 6831 sayılı Orman Kanunun 79. Maddesi;

 
“Orman memurları, bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillere ilişkin delilleri bir tutanakla tespit eder. Bu Kanuna aykırılık oluşturan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen orman malları ile bu Kanunda yer alan suçların işlenmesinde kullanılan nakil vasıtası ve sair eşyaya Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkonulur.”

 
 
şeklinde olup, genel hükümlere göre el koyma yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Gümrüklü yer ve sahalara kişilerin kendi rızası ile girip çıktığı da göz önünde bulundurulursa, hem arama hem de beraberindeki eşyaya yetkili kişilerce el konması için hakim kararına gerek duyulmaması mantıklıdır. Zira şahıs isterse bu gibi yerlere girmeyebilir ve böylelikle hem arama gibi koruma tedbirine hem de eşyasına el koyma gibi bir yaptırıma maruz kalmaz. Ancak 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında gümrüklü sahalar dışındaki yerler genel hükümlere tabi olup, Ceza Muhakemesi Kanunundaki 127 nci madde hükümlerince el koyma işlemi gerçekleştirilir.

 
Yaşanmış tecrübelerden burada iki çeşit hata yapıldığı görülmektedir. Birincisi; gümrüklü yer ve sahalarda gümrük görevlilerince yapılan el koymalar için hakim onayı alınmasıdır.Sebebi yukarıda açıklandı. İkincisi; kolluk arasında genellikle muhafaza altına alınan eşya için de el koyma kararı alınmasıdır. CMK 123/2 nci madde, “Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir.” Şeklinde olup, el koyma işleminin kişinin rızasıyla teslim etmediği durumlarda uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Koruma altına alınan eşya için ayrıca el koyma kararı almaya gerek yoktur.

 
Unutulmaması gereken hususlardan birisi ise, hakim kararı olmadan yapılacak el koymalarda (gümrükle ilgili özel hüküm hariç) 24 saat içerisinde hakim onayı alınmasıdır. Aksi halde el koyma kendiliğinden kalkar.

 

mehmet EYVAZOĞLU- Muhafaza Memuru


Kaynaklar

 
M. Reşat KOPARAN- Ceza Hakimi 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Ankara Barosu Dergisi 2008 3. Sayı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU AÇISINDAN ARAMA VE EL KOYMA

kaynak:http://www.gumrukmuhafaza.org.tr/v7/haber_detay.asp?haberID=1202