Devlet Eliyle Yaniltici Beyanname

images/haber_resimleri/kdv_malibilgi.jpg


Devlet Eliyle Yanıltıcı Beyanname- Uğurlu gümrük müsşavirliği

Devlet Eliyle Yanıltıcı Beyanname

YAHYA ARIKAN

 

Yurtiçindeki üreticileri korumak amacıyla ithalatı düzenleyen uygulamalar yapıldığını biliyoruz. Bu çerçevede yapılan düzenlemelerden biri de ithalatta gözetim uygulaması.


Ekonomi Bakanlığı tarafından çıkarılan “İthalatta Gözetim ve Koruma Önlemlerine İlişkin Tebliğ”ler ile yerli üreticileri koruyucu bazı önlemler öngörülmüş.


Bu tebliğlerde, Ekonomi Bakanlığı, bazı ürünlerin ithal fiyatlarını belirlemiş. Gerçek ithal fiyatı, Ekonomi Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatın altındaysa, gümrük vergisi işlemlerine bakanlık tarafından belirlenen fiyat esas alınıyor. 
Anılan tebliğlerde, koruma altına alınacak ürünler GTİP numaraları itibarıyla sınıflandırılmış ve her bir ürün için asgari fiyatlar belirlenmiş. İthalat bu fiyatların altında gerçekleşse bile gümrük vergisi tarhına tebliğlerde belirlenen fiyatlar esas alınıyor. 
Buraya kadar bir sorun yok. Ekonomi Bakanlığı bu uygulama ile yurtiçi üreticileri koruyor. Ancak, devreye KDV girince sorun ortaya çıkıyor.

İade yok! 


Bildiğiniz gibi, mal ithalatı KDV’nin de konusuna giriyor ve gümrükte KDV ödeniyor. Katma Değer Vergisi Kanunu, ithalat işlemlerinde KDV’nin matrahını, ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas değeri olarak belirlemiş. Bu durumda şöyle bir fotoğraf karşımıza çıkıyor. Gerçek ithal fiyatı 1000 lira olan bir ürün için normal şartlarda gümrükte 180 lira KDV ödeniyor. Ancak, yukarıda bahsettiğimiz gözetim uygulaması sebebiyle fiktif bir KDV doğuyor. İlgili tebliğlerde ithal edilen bu ürün için belirlenen fiyatın 1.500 lira olduğunu kabul edelim. 
Bu durumda ödenecek KDV 270 liraya çıkıyor. Yani fazladan 90 lira KDV ödeniyor. 


İşin daha da kötüsü, ithalatı yapıp yurtiçine satış yapanlara fazladan ödenen bu KDV hiçbir şekilde iade edilmiyor. KDV yasamızda, bu iadenin yapılabilmesini sağlayan herhangi bir düzenleme mevcut değil. 


Öte yandan, vergilemenin temelini belirleyen Vergi Usul Kanunu, 3. maddesinde,“Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır” diyor. Ama gelin görün ki, gümrükteki KDV gerçek ithal fiyatından değil, devletin belirlediği fiyattan alınıyor. Bu fazla alınan vergi de hiçbir şekilde mükellefe iade edilmiyor. Yani Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesi lafta kalıyor.

Belirlenen fiyat üzerinden


İşin daha da ilginci, aslında gözetim KDV’sinin uygulandığı gümrük beyannamesi, vergi mevzuatı açısından, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge mahiyetine bürünüyor. Bunu da devlet kendi eliyle yapıyor. 


Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olarak tanımlanıyor. İşte gözetim KDV’sinin uygulandığı gümrük beyannamesi tam olarak bu belge tanımına uyuyor. Devlet gerçek ithal fiyatını kabul etmiyor ve kendi belirlediği fiyat üzerinden KDV alıyor. 


İthalatın gözetim ve koruma altında tutulmasını anlıyoruz. Ancak, bu gözetim ve koruma sadece gümrük vergisi açısından yapılabilir. KDV kesinlikle gerçek ithal bedeli üzerinden alınmalıdır. 


Yukarıda özetlediğimiz bu mevzuat uyumsuzluğu ortadan kaldırmak için KDV yasamızda derhal değişiklik yapılarak gözetim uygulamaları sonucunda fiktif KDV alınmasının önüne geçilmesi gerekmektedir.

kaynak: http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/192847/Devlet_Eliyle_Yaniltici_Beyanname.html