Uluslararasi Ticarette Vesaik Mukabili Ödeme (C.A.D)seklinin temel asamalarina kisa bir göz atalim.

small_soru-1.jpg


Uluslararası Ticarette Vesaik Mukabili Ödeme (C.A.D)
Cash Against Documents olarak adlandırılan “Vesaik Mukabili” ödeme şeklinin temel aşamalarına kısa bir göz atalım.

Satıcı/ihracatçı, satış sözleşmesinde belirtilen malları, yükleme tarihinde taşıma firmasına teslim eder ve ihracat işlemini gerçekleştirir. 

Satıcı/ihracatçı, malları sevkinden sonra mallar ile ilgili vesaiki, tahsil veya kabul emri ile kendi bankasına veya ithalatçının bankasına verir. Bu tahsil emrinde vesaikin hangi şartlarda ithalatçıya/alıcıya teslim edileceği, faiz ve komisyonun kime ait olacağı, tahsil edilen mal bedelinin nasıl transfer edileceği, mal bedelinin ödenmemesi veya poliçenin kabul edilmemesi veya kabul edilecek poliçenin ödenmemesi halinde ne yapılacağı gibi konular yer alır. 

İthalatçı, malları gümrükten çekebilmek ve vesaiki teslim alabilmek için tahsil emrinde belirtilen koşullarda ya mal bedelini bankasına öder ya vadeli poliçeyi kabul eder ya da kendisinin düzenleyeceği senedi(promissory notu-bono)  bankasına ibraz eder.

İthalatçının bankası, almış olduğu veya vadede tahsil ettiği mal bedelini ihracatçının bankasına ihracatçıya ödenmek üzere yollar.

Vesaik mukabili işlemler için Uluslararası Ticaret Odası’nın “Tahsilat İşlemleri için Yeknesak Kurallar” 522 sayılı broşürü yayınlanmıştır. 

Bu ödeme şeklinde; bankalar vesaik mukabili (tahsilat) işlemlerinde yalnızca aracılık rolü üstlenirler. Bankalar vesaikin içeriğini, özelliklerini, alıcı ile satıcı arasında yapılan sözleşme hükümlerinin yerine getirilip, getirilmediğini kontrol etmekle yükümlü değillerdir 

Vadeli işlemlerde bankanın, vesaiki teslim etmiş olması dolayısıyla, alıcının ödeme yapmaması halinde herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. 

Kabul kredili vesaik mukabili ödemede vadesinde ödemeyi garanti altına almak için satıcı, alıcı (muhatap) tarafı iyi tanımadığı durumlarda veya ilk kez iş yaptığı hallerde alıcının bankası tarafından garanti verilmesini (aval)isteyebilir.  Aval, bir çeşit kefalet olup, aval veren kişi mali belgenin (poliçe, senet, vb.) ödemesini garanti etmiş olur. Poliçelere “avalize edilmiştir” ibaresi ön yüzüne yazılarak imzalanmak suretiyle yapılır.

Poliçelerin ön yüzüne, keşideci ve muhatap imzalarının dışında atılan her imza aval niteliğindedir. İthalatçının poliçeyi kabulü “ticari kabul”, bankanın poliçeyi kabul ya da avali “banka kabulü” olarak nitelendirilir. Bankanın kabul veya aval verebilmesi için alıcı/borçlu için mutlaka kredi tesisi gereklidir.

İhracatçı İçin Riskler ve Avantajlar

*İthalatçı malları kabul etmeyebilir. Bu nedenle ihracatçı depo masrafı ödemek ya da ucuz fiyata başka birine satmak zorunda kalabilir.
 
*Yalnızca ithalatçının kabulü karşılığında vadeli işlemlerde mal bedelini vadede tahsil edemeyebilir.

*İthalatçının ödeme yapmadan ya da vadeli bir poliçeyi kabul etmeden malları çekemeyeceğini bilir.

*Basit ve ucuzdur.

İthalatçı İçin Riskler Avantajları

*Bedeli ödemeden malları göremez.

*Kabul ettiği poliçeyi veya düzenlediği senedi ödemezse piyasada durumu zedelenebilir.
  
*Malların siparişe uygun olup olmadığından emin olamaz ancak SGS firması ile bu problemi çözer.

* Malların varışından sonra ödeme yapar.

*Ucuz ve basit bir ödeme şeklidir.

Geçmiş yıllarda karşılaştığım örnek bir olay ile söz konusu vesaik mukabili ödemede dikkat edilmesi gereken hususları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Yurtdışındaki bir fuarda tanışan ihracatçımız alıcı ile aralarında yaptıkları sözleşme gereği mal bedelinin 90 gün vadeli bir poliçenin kabul edilmesi karşılığında ödenmesi konusunda anlaşır. İhracatçımız, sözleşme konusu malı yükler ve sevk belgelerini poliçenin ithalatçı tarafından kabul edilmesi karşılığında alıcıya teslim edilmesi talimatı ile yurtdışına gönderilmek üzere bankasına teslim eder.

Alıcı, poliçeyi kabul eder ve malı çeker. Poliçede belirtilen vadede bedelini ödemez. İhracatçı mal bedelini tahsil edemediğinden yurtiçinde sıkıntı yaşar. Bankasından herhangi bir yardım alamaz. Bu arada alıcı mal bedelinden eksik ödeme yapmak istediğini satıcıya bildirir. İhracatçımız da bu teklifi kabul etmek zorunda kalır.

Satıcımız, vesaik gönderimi sırasında poliçenin ödeme yapılmaması durumunda protesto şartı vermeyi bilmediğinden vadesinde ödenmeyen poliçesi yurtdışında protesto edilmemiştir ve kanuni takibe geçebilmesi mümkün olmamıştır.
 
Aradan çok uzun bir zaman geçtikten sonra mal bedelini eksik tahsil edebilen firmamız bedel ödeyerek tecrübe kazanmıştır.

Bu olaydan yola çıkarak öğrendiklerimizi özetlersek;

*Poliçeli işlemlerde alıcı poliçe vadesinde ödeme yapmadığında tahsil bankasının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,

*Bu tip vadeli işlemlerde poliçenin ödenmemesi durumunda protesto şartı verilmesinin gerekliliği,

*Mal bedelinin vadede ödenmesini güvence altına almak için alıcının poliçeyi kabulüne ilaveten bankasının da aval vermesinin isteneceği,

*Dış ticaret işlemlerinde müşterilerin iyice tanınması gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır.