5 bin dolar haksiz KDV iadesi yüzünden gümrükte ‘kirmizi’ya alinan sirketi oradan çikardim (VAHAP MUNYAR- KÖSE YAZISI) 26.07.2012

small_VAHAP-MUNYAR.bmp


VAHAP MUNYAR- KÖŞE YAZISI

5 bin dolar haksız KDV iadesi yüzünden gümrükte ‘kırmızı’ya alınan şirketi oradan çıkardım

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’yla İstanbul Beyazıt’taki Double Tree by Hilton Oteli’ndeki iftarda buluştuğumuzda gümrükteki denetimlerden ilginç bir örnek anlattı:

- Gümrükteki müfettiş arkadaşlarımız bir şirketin ihracatla ilgili işlemlerinden şüphelenmişler incelemeye almışlar. Şirketin 15 liraya ihraç ettiğini bildirdiği ürünü aslında 8 liraya gönderdiğini belirlemişler.
- Sözünü ettiğiniz şirket bunu fazla KDV iadesi almak için mi yapmış?
- Müfettiş arkadaşlar da aynen böyle düşünmüş.
- Şirket hakkında bir işlem yaptınız mı?
- Müfettiş arkadaşlar hemen şirketi gümrükte “Kırmızı Hat”ta almış, ayrıca savcılığa da suç duyurusunda bulunmuşlar.
- O müfettişleri bu işlem nedeniyle kutlayıp ödüllendirdiniz mi?
- 100 milyon dolarlarla ölçülen düzeyde ihracatı olan o çok önemli şirketin patronu beni arayınca durumdan haberdar oldum.
- Sizi ne diye aradı?
- Bana, “Sayın Bakanım, bizi rezil ettiniz, yurtdışındaki müşterilerimize karşı küçük düşürdünüz” dedi ve bir çözüm üretmemi istedi.
- Ne çözümü istedi ki? Fazla KDV iadesi almak için ihraç ettiği ürünün fiyatını yüksek beyan etmemiş miydi?
- Olay ilk bakışta öyle görünse de işin aslı öyle değildi.
- Müfettişlerin saptamalarına karşın nereden bu kanıya vardınız?
- Çünkü, şirketin 8 liraya ihraç ettiği ürünü 15 liraymış gibi göstermesiyle alabileceği fazla KDV iadesi 5 bin dolardı. 100 milyon dolarlarla ihracat yapan bir şirket 5 bin dolara tenezzül etmez.
- Ne yaptınız?
- Risk alıp, arkadaşlara o şirketin “Kırmızı Hat”tan çıkarılması talimatı verdim. Çünkü, şirketin patronunun fiyatı bilerek ve isteyerek sadece 5 bin dolar fazla vergi iadesi için yüksek göstermesi pek mümkün değildi. Bunun personelin hatasından kaynaklanmış olabileceğini düşündüm.
- Sonuç ne oldu?
- Benim talimatımla şirket “Kırmızı Hat”tan kurtuldu. Talimat verip riski üstüme almış oldum.
- O şirketle ilgili savcılığa giden dosya ne oldu?
- Dava sürecine müdahalem söz konusu olamaz. Ben o şirketin 5 bin dolarlık fazla KDV iadesine denk gelen işlem yüzünden gümrükte “Kırmızı Hat” muamelesi görmesini durdurdum. Davanın bitiminde karar ne çıkarsa onun sonucuna katlanırlar.
Hayati Yazıcı, bu noktada oluşturdukları Rapor İnceleme Kurulu’na gönderme yaptı:
- Aslında müfettişlerin bu tür gereksiz işlemlere yol açmaması için Rapor İnceleme Kurulu oluşturdum. Ancak belli ki o şirketle ilgili rapor Kurul’daki arkadaşların da gözünden kaçmış.
Sonra da müfettişleri eleştirdi:
- 100 milyon dolarla ifade edilen boyutlarda iş yapan bir şirketin 5 bin dolarlık fazla KDV iadesine tenezzül etmeyeceğini görmemek dar bakışlılıktan başka şey değil.
Anlattığı örneğe şu noktayı koydu:
- Gümrükte “Kırmızı Hat” uygulamasına düşürülen şirketin sahibini pek tanımam. Bir samimiyetim de yoktur.
Hayati Yazıcı’nın aktardığı bu örneği dinlerken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişte bir dönem arkadaşıyla birlikte hazırladığı vergi raporunun üstadlarından nasıl döndüğünü anlattığını anımsadım.
Kılıçdaroğlu ve arkadaşı bir şirket hakkında “vergi kaçakçısı” raporu düzenlemiş, o rapor üstlerinden, “Vergi kaçakçısı olarak gördüğünüz şirket kaçırdığını sandığınız miktarın kat be kat üzerinde ödemesi olduğunu görmediniz mi? Belli ki bir yanlışlık yapılmış. Çağırın şirketin patronunu, yaptığı yanlışlığı gösterin, eksik ödemeyi tamamlasın olsun bitsin” uyarısıyla geri dönmüştü...
Kılıçdaroğlu, o raporun “acemilik” günlerine denk geldiğini vurgulamıştı...
Yazdıkları raporla gümrükte “Kırmızı Hat”ta gönderdikleri şirketi oradan Bakan Hayati Yazıcı’nın kurtardığını gören bugünün müfettişleri ne düşündü acaba?

Polis Müsteşarıma, ‘Neden talimat verdin’ diyemez

GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, İstanbul’da yürütülen hayali ihracat soruşturması kapsamında bakanlık bürokratlarından bazılarının da suçlandığı veya ifadesine başvurulduğuna dönük soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:
- Öncelikle bakanlığımda bu tür bir olaya karışanı tespit ettiğim an, o arkadaşı orada tutmam. Memuriyetten atma yetkim yoktur ama yerini değiştirme yetkim var.
Ardından bürokratlarına sahip çıktı:
- Suçlanan şirketlerden birinin patronu veya yöneticisi benim müsteşarımla konuşmuş ve o görüşme de teknik takibe girmiş olabilir. ancak, bu kapsamda ifadeye çağrılan müsteşarıma, onun yardımcısına veya müdür arkadaşlara polis, “Sen falanca işlem için talimat verdin mi?” şeklinde suçlayıcı bir soru soramaz.
- Neden?
- Bu şekilde sorulan soru, “yönetim erki”ne müdahale anlamına gelir. Müsteşar, yardımcısı veya müdür, astına elbette talimat verecek.


Suriye’ye açılan 3 kapı geçici olarak kapatılıyor


GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Suriye ile aramızdaki 5 kapıdan Cilvegözü, Öncüpınar ve Karkamış sınır kapılarının geçici olarak kapatılmasına karar verdiklerini açıkladı:
- Bu kapıların kapatılması konusunda Sayın Başbakanımızın da onayını aldık. Akçakale ve Yayladağ kapıları şimdilik açık kalacak.
- Söz konusu kapıların kapanmasıyla tüm geçişler duracak mı?
- Suriye plakalı araçların giriş-çıkışları duracak. Türk plakalı araçların Suriye’ye geçişleri de söz konusu olmayacak. Suriye’de bulunan Türk araçlarının dönüşüne elbette izin verilecek. 3’üncü ülke araçları da geçici kapattığımız kapılardan geçemeyecek. Ancak, Suriye tarafından iade edilen malların geçişine izin verilecek. Vatandaş geçişlerine izin verilecek. Suriye vatandaşları da ihtiyaç için izinli olarak girip-çıkabilecek.
- Bu karar Suriye’ye ambargo sayılabilir mi?
- Hayır... Bu karar, Suriye’de güvenliğin olmaması nedeniyle alındı.
- Bu karar, Suriye’deki konsolosumuzun geçici geri dönmesiyle denk düşüyor. Bir bağlantısı var mı?
- Elbette bağlantılı alınan bir karar...
- Peki, “geçici” denilen kapalılık durumu ne kadar sürecek?
- Temennimiz uzun sürmemesi

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/21060077.asp