Söz kapilarin 'bekçilerinde': Gümrükçüler dert küpü (FUNDA ÖZKAN-KÖSE YAZISI) 26.07.2012

small_FUNDA ÖZKAN.jpg


Gümrük memurları 'Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı'nın, dış ticaret yapan işadamlarının, gümrük kapılarını sık kullananların sıkıntılarını aktardınız.

Bir de bizi dinleyin' diyerek, dert yandı. Kapılarımızdaki 'sessiz tanıklara' söz verelim bugün de:

- Cumhuriyet'in kuruluşunun ardından, 10 Ocak 1932 yılında 1917 sayılı Kanunla, Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı kuruluyor. Aynı tarihli 1918 sayılı 'Kaçakçılığın men ve takibine dair Kanun'un 30'uncu maddesi bu konuda çok manidar: 'Kaçakçılığı men ve takip sırasında vazifedar olanlardan birini veya ahaliden memurlara yardım eden bir kimseyi öldürenler ölüm cezasına mahkum olur'.

- 1956 yılında Gümrük Muhafaza Umum Kumandanlığı kaldırılıp, ardından gelen süreçte kara sınırlarının gözetimi Jandarma Genel Komutanlığı'na, deniz sınırlarının gözetimi Sahil Güvenlik Komutanlığı'na ve de gümrüklü yer ve sahaların gözetimi ise Gümrük ve Tekel Bakanlığı'na bağlı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü'ne veriliyor.

1956 yılında Türkiye'deki polis memuru sayısı 3 bin civarında iken, muhafaza memuru sayısı 2 bin 700'dür. 'Mümkün olsa da 'gümrük'ten kurtulsak' BUNLAR da Gümrük

Teşkilatı'nda çalışanların 'günümüze' dair dertleri:

* Günümüzde polis memuru sayısı 300 bin, muhafaza memuru sayısı 3 bin.
* Halen Gümrük Teşkilatı'nın birçok idaresinde muhafaza memurları yetersizlikten ötürü 12/12, 24/24 nöbet tutmaktadırlar. Geceniz-gündüzünüz, hafta sonu tatiliniz, bayram tatiliniz yoktur. Gümrük Teşkilatı'nda çalışan muayene ve gümrük memurlarının birçoğu da bu ağır şartlarda çalışmaktadır.
* Gümrük Teşkilatı'nda çalışıyorsanız elinize geçen para miktarı birçok memuriyetinden iyi olmasına rağmen, emekliliğe esas çıplak maaşınız 1.200 küsur TL'dir.  Rotasyon vardır. Gümrük Teşkilatı'nda çalışıyorsanız çocuklarınızın daimi bir arkadaşı olmaz, şehir şehir, bölge bölge gezersiniz. Memuriyetiniz boyunca Esendere'den Kapıkule'ye, Sarp'tan Marmaris'e kadar her yeri görürsünüz. 
* Muhafaza İdareleri kaçakçılığın önlenmesi, izlenmesi ve soruşturulmasıyla uğraşır. Fakat bu işleri yaparken darp edilirsiniz, hakarete maruz kalırsınız. * Lojmanınız yoktur. Mesleği kaçakçılık olan yöre halkına muhtaç olursunuz.
* KPSS ile atamanız olur. Bir de bakarsınız, gecesi gündüzü olmayan bir kurumda silahlı memur olmuşsunuzdur. Size muhafaza memuru derler, silah verirler ama verdikleri silah çalışmıyordur. Sınır kapısında polisten, askerden önde siz nöbet tutarsınız hem de o çalışmayan silahlarla.
* Kurum illa ki dört yıllık İktisadi İdari Bilimler Fakültesi bölümü mezunlarından memur alır. Bunlardan elini çabuk tutan meslekten kaçar, kalanlara geçmiş olsun... 2010 yılında kurumlar arası geçiş ile başka kurumlara geçmek için muvafakat talep eden muhafaza memuru sayısı 315'dir.
* Kurumun personel politikası yoktur. Başka kurumlarda ne zaman görevde yükselme sınavına girebileceğiniz, kariyeriniz belli iken, bu kurumda 10 sene çalışmış olsanız da yükselme sınavına giremezsiniz.
* Muhafaza memurları tonlarca uyuşturucu, milyonlarca TL değerinde kaçak eşya yakalar fakat emekli olduktan sonra silah taşımak için harç öder.
* 3 senedir bakan dahil siyasiler, muayene ve muhafaza memurları için denetmenlik kadrosu çıkarılacağını belirtir dururlar. Bir bakarsınız Kanun Hükmünde Kararname çıkmıştır ve tam bir hayal kırıklığı yaşarsınız.
* Tüm bunlar olurken Ankara sesinizi duymaz, idareciler taşrayı görmemiştir, taşrada çalışmamıştır.
* Tüm olumsuz şartlara rağmen bu kadar insanın bu teşkilatı ayakta tutması bile canı gönülden alkışlanması gereken bir şeydir fakat kimse farkında değildir. Buna karşın Ankara, taşrada çalışan personeli sahipsiz bırakmıştır. Ve üzülerek belirtmek istiyoruz ki, biz mesleğe canı gönülden bağlı birkaç muhafaza memuru... Biz de kurumdan ayrılmak için çabalıyoruz ve mümkünse hayatımızın geri kalan kısmında 'Gümrük' kelimesini duymak istemiyoruz.