Hayali ihracat çetesine savci hâkim destegi (14.05.2012)

small_hayali-ihracat-cetesine-savci-hakim-destegi-2261211.jpg


Hayali ihracat çetesine savcı hâkim desteği

İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülen hayali ihracat soruşturmasına, bir polis okulunda görevli üst düzey emniyet müdürü, İstanbul Adliyesi’nde görevli bir hâkim ile bir savcının da adı karıştı 

Hayali ihracat çetesine savcı hâkim desteği

Tolga Şardan

İstanbul’da, dış ticaret firmalarının gümrüklerde yürüttüğü işlemleri takip eden bir gümrük müşavirinin verdiği bilgiler doğrultusunda, İstanbul Büyükçekmece Cumhuriyet Savcılığı’nca başlatılan hayali ihracat soruşturmasında önemli bilgilere ulaşıldı. İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince geçen hafta gerçekleştirilen ve 27 şüphelinin tutuklandığı soruşturma çerçevesinde, organize suç örgütünün yapısı günışığına çıkarıldı. Suç örgütünün iki ayrı liderinin bulunduğu belirlenirken, 35 firmanın hayali ihracata karıştığı tespit edildi.
Soruşturmada, dahilde işleme rejimi çerçevesinde
Çin’den getirtilen kumaşların Almanya üzerinden Türkiye’ye sokulduğu anlaşıldı. Polisin 10 aydır gerçekleştirdiği teknik ve fiziki takiplerde, elbise ve tekstil ürünü olarak yurtdışına ihraç edilmesi gereken kumaşların ihraç edilmeyip yurtiçinde kullanıldığı anlaşıldı.
Suç örgütünün yönlendirmesiyle, gümrük beyannamelerinde yurtdışına ihraç tekstil ürünü götürdüğü belirtilen 5 TIR ve bir kamyonda Sarp
Sınır Kapısı’nda arama yapıldı. Bu aramalarda, işlenmiş tekstil ürünü olması geken TIR’larda fındık kabuğu ve kumaş kırpıntılarının bulunduğu saptandı.

Sahte banka
Suç örgütünün, gümrük işlemleri için, yolsuzluk için sahte banka kurduğu, elde ettiği teminat mektuplarıyla gümrük işlemlerini gerçekleştirdikleri anlaşıldı. Sahte bankanın kurulmasını sağladığı gerekçesiyle İzmirli işadamı C.D. önceki gün gözaltına alındı. Sahte banka yöntemiyle hayali ihracat, bir süre önce Milliyet tarafından kamuoyuna duyurulmuştu.

Vurgun 100 milyon
Suç örgütünün, Çin’den ithal edilen, yaklaşık 30 milyon lira tutarındaki kumaşlardan 100 milyon liralık vurgun gerçekleştirdiği anlaşılırken, soruşturmaya üst düzey devlet görevlilerinin de adı karıştı. Bu çerçevede, halen İstanbulda bir polis okulunda görev yapan üst düzey bir emniyet müdürü ile İstanbul Adliyesi’nde görev yapan bir hâkim ve bir savcının suç örgütüyle yakın temasta olduğu saptandı. Adı gizli tutulan polis müdürüyle ilgili savcılıkça
İçişleri Bakanlığı’na bilgilendirme yapıldığı öğrenildi. Yapılan teknik takiplerde, söz konusu polis müdürünün, örgütten şüphelenmesine karşın ilişkisini kesmeyip örgüt yöneticileriyle temasına devam ettiği belirlendi. Polis müdürünün, örgüt elemanlarına yapmaları gereken işlemlerle ilgili bilgi verdiği de saptandı.
Suç örgütünün liderlerinden birinin tutuklanan B.K. adlı zanlı olduğu öne sürüldü. Zanlının, gümrük işlemleri sırasında gümrük görevlilerini tehdit etmek için
Ankara’da görev yapan üst düzey bir devlet yetkilisinin adını kullandığı belirlendi. Soruşturma çerçevesinde söz konusu devlet görevlisinin de bilgisine başvurulacağı öğrenildi. Diğer örgüt liderinin ise soruşturmaya konu olan H.D.T adlı bir firmanın sahiplerinin olduğu kaydedildi.

Şube müdürüne
Kıbrıs’ta tatil
Tutuklananlar arasında dahilde işleme rejimiyle ilgili firmalara belge veren Ekonomi Bakanlığı bünyesindeki İhracat Genel Müdürlüğü’nde görevli bir şube müdürü de yer aldı. Suç örgütünün, tutuklanan şube müdürüne Kıbrıs’ta tatil yaptırdığı ve bazı hediyeler verdiği kamera görüntüleriyle tek tek tespit edildi. 
Operasyonun ilk aşamasını tamamlayan savcılığın
Maliye Bakanlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’ndan destek aldığı öğrenildi. Bu kapsamda savcılık; Maliye Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu ve MASAK’tan gelen uzmanların hazırlayacağı raporlar doğrultusunda KDV yolsuzluğu boyutunu araştırmaya başlayacak. Savcılık, tüm gümrüklere gönderdiği yazıyla ilgili firmaların yaptıkları işlemlere ait belgelerin gönderilmesi talimatını verdi.

Nasıl vurgun yapıyorlar?
Savcılığın tespitlerine göre, organize suç örgütü kapsamındaki firmalar, ihracat karşılığında “muafiyetli” getirdikleri kumaşlar için Ekonomi Bakanlığı’ndan “dahilde işleme belgesi” aldı. Bunun ardından Çin’den alınan kumaşlardaki antidamping vergisi nedeniyle mallar Almanya’ya götürüldü. Daha sonra, Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde, sıfır maliyetle, AB ülkelerinden yapılan ithalat ve ihracat için verilen ATR belgesiyle kumaşlar İstanbul Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’ne getirildi. Ardından mallar, Türkiye’nin tekstil ihtisas gümrüğü olan Halkalı Gümrüğü’ne bağlı bir antrepoya çekildi. Söz konusu antrepodan malların çekilmesini sağlamak amacıyla kurulan sahte bankadan düzenlenen sahte teminat mektuplarıyla kumaşlar, suç örgütüne ait adreslere götürüldü. Bu kumaşlardan üretilen tekstil ürünleri, dahilde işleme rejimi çerçevesinde yurtdışına ihraç edilmesi gerekirken, yurtiçinde satıldı. Buna karşın ihrcatı kapatmak için fındık kabuğu ve kumaş kırpıntılarından oluşan koliler ihraç malı olarak yurtdışına gönderildi. Koliler Sarp’ta yakalandı. 
 
Kaynak: Milliyet