SERBEST BÖLGEDEN YAPILAN PESIN ITHALAT KKDF KESINTISINE TABI TUTULABILIR MI?

small_KOSE-YAZI(1).jpg


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye’de bulunan gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgelerdeki şube ve ortaklarından peşin ödeme şekli ile yapmış oldukları ithalatların bazı şartları taşımaması halinde, bu ithalatlardan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) kesintisi yapılması uygulamasını başlattı. Diğer taraftan 3 yıllık tahakkuk zamanaşımı süresi dikkate alınarak geçmiş uygulamaların da aynı şartları taşıyıp taşımadığının, ithalatçı ve ihracatçı firmalar arasında şube, merkez veya ortaklık ilişkisi olup olmadığının araştırılmasına başlandı.

Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalatlar KKDF kesintisine tabi iken bedelin ithalden önce ödendiği uluslararası ticarette kullanılan ödeme şekillerinden peşin, akreditifli ve vesaik mukabili ödeme ş
ekilleri KKDF kesintisine tabi değildir.

Gümrükler Genel Müdürlüğünün konu ile ilgili 21.01.2011 tarihli 2011-5 sayılı ve daha sonra yayımlanarak bunu ortadan kaldıran 18.03.2011 tarihli 2011-16 sayılı Genelgesinde özetle; Türkiye'de yerleşik firmaların serbest bölgelerde faaliyette bulunan şubelerinden veya ortaklarından yaptıkları ithalatlardaki ödeme şeklinin peşin ödeme sayılabilmesi için Türkiye’deki ithalatçının serbest bölgedeki şubeye veya ortağa peşin ödeme yapması yeterli sayılmamış, şubenin veya ortağın, yurt dışındaki asıl ihracatçıya yapacağı ödemenin de serbest bölgeden yapılan ithalat sırasında doğan gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten önce veya bu tarihte tamamlanmış olması şartının aranacağı belirtilmiştir. Ancak serbest bölgelerdeki imalatçı firmalar, bölgeye giren eşyayı kullanarak, GTİP numarası ve tanımı bu eşyadan farklı bir eşya üretmeleri halinde söz konusu uygulamanın dışında tutulmuşlardır.

Böyle bir düzenleme yapılmasına neden olan husus, serbest bölgedeki ortaklarından veya şubelerinden ithalat yapan Türkiye’deki firmaların, vadeli olarak aldıkları eşyaları şube veya ortakları eliyle öncelikle serbest bölgeye getirdikleri, daha sonra peşin olarak Türkiye’ye ithal ettikleri, böylece aslında yurt dışından vadeli olarak alınmış eşyanın KKDF kesintisine maruz kalınmadan ithalini gerçekleştirdikleri yönündeki tespitlerdir.

Ancak 2011-16 sayılı Genelge bu alandaki yasal mevzuat ile çelişmenin yanı sıra konunun tüm yönlerini kapsamaktan da uzaktır.

 

kaynak: Gümrük ve Ticaret Başmüfettişliği görevini sürdüren Kerem AYVACI