Biga Gümrük Müdürlügü Açildi

small_biga_gumruk_mudurlugu_acildi_h14160.jpg


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Biga ilçesinde faaliyet gösteren İçdaş Çelik, Enerji, Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş'ye ait fabrika içindeki binada oluşturulan Batı Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Biga Gümrük Müdürlüğü'nün açılışını yaptı.

Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız’ın da katıldığı açılışta konuşan Bakan Yazıcı, Çanakkale'nin coğrafi itibarıyla göz önünde bulundurulduğunda çok stratejik bir yerde olduğunu söyledi.

''Üç kıtanın kesiştiği bir noktadaki Türkiye'nin batı tarafından gerçekten deniz ve hava ulaşımıyla bağlantılı ve en fazla dış ticari ilişkilerimizin olduğu, Avrupa'ya açılan ilk kapılarımızdan bir tanesi'' diyen Yazıcı, kentin bu yönüyle de ekonomik, stratejik bakımdan son derece önemli illerden biri olduğunu bildirdi.

İçdaş'ın da Türkiye'nin 500 büyük sanayi tesisi içinde 9. sırada yer alan büyük bir tesis ve sanayi kuruluşu olduğunu vurgulayan Yazıcı, ''Türkiye'nin, 2002 yılında 36 milyar dolar olan dış ticaretini, ihracatını dikkate alıp 2011'de 135 milyar seviyesine ulaştığı gerçeğinden hareket ettiğimizde, İçdaş'ın ihracatı 1,3 milyar dolar. İçdaş'ın 2011 rakamları itibarıyla ülkenin toplam ihracatında neredeyse yüzde 1 seviyesinde payı olduğu ortaya çıkıyor'' diye konuştu.

Hükümet ve Bakanlık olarak, müteşebbisin önündeki engelleri kaldırmak, hizmet ünitelerinin, yaptıkları iş ve hizmetler itibarıyla zaman kaybına yol açmadan, maliyetlerine ilave yük getirmeden en kısa zamanda bitirmelerini sağlamak olduğunu dile getiren Yazıcı, ''Onun için gümrük müdürlüğünü burada açıyoruz. Birkaç yıl evvel de geldim, o zaman mobil olarak hizmete açmıştık. Artık sabitledik, Biga Gümrük Müdürlüğü olarak faaliyetini sürekli olarak sürdürecek'' diye konuştu.

-''Türkiye her alanda yürüyüşünü sürdürüyor''-

Yazıcı, Türkiye'nin her alanda muazzam adamlarla ileriye ve geleceğe doğru yürüyüşünü sürdürdüğünü söyledi:

“Bu yürüyüş sürecinde hep 'ileri demokrasi' dedik. Anayasa değişikliği yaparak parlamentoda daha çok hak ve özgürlükleri güvence altına alan yasaları çıkarmak suretiyle ileri demokrasi hedefimiz noktasında yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. (Büyük ekonomi) dedik. Türkiye bugün dünyanın 16, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 6. büyük ekonomisiyse bunu, müteşebbisi, tüccarı, sanayicisi, esnafı, sanatkarıyla tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak harcadığımız, akıttığımız alın teriyle hep birlikte sağladık.''

Yazıcı, hedeflerinin daha büyük bir Türkiye oluşturmak olduğunu belirterek, yaptıkları hizmetler hakkında bilgi verdi.

-''Hedefimiz Türkiye'yi ticaretin en kolay yapıldığı ülke haline getirmek''-

Bakan Yazıcı, Bakanlık olarak Türk müteşebbisinin, tüccarının, sanayicisinin, esnaf ve sanatkarın hayatını kolaylaştırmak için bir dizi projeyi hayata geçirdiklerini kaydetti.

Yazıcı, şunları söyledi:

''Gümrük hizmetinin üretildiği yerlerde azami bekleme sürelerini azaltmak ve kolaylaştırmak. Vatandaşın beyanını almak suretiyle gümrük işlemlerini gerçekleştirmek. Hedefimiz, Türkiye'yi ticaretin en kolay yapıldığı ülke haline getirmek. Bu konuda elbette ki ekonomik güvenlik dediğimiz herkesin yürüttüğü faaliyet dolayısıyla muhatap olacağı mevzuatı, yanlış yapması halinde karşılaşacağı yaptırımların neler olduğunu bileceği bir ekonomik güvenlik ortamı oluşturmak. Yeni yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu'nun ve Türk Borçlar Kanunu'nun hedefi budur. Türkiye'yi, ticaretin en kolay yapıldığı ülke haline getirirken, aynı zamanda ticaretin en güvenli yapıldığı ülke haline getirmek de ana hedeflerimizden biridir. Dolayısıyla gümrüklü yer ve sahalardan, kapılardan, ticaret erbabının satmak istediği, satışa sunduğu ürünlerin çok kısa zamanda geçişi de hedeflense, aynı zamanda kaçağın her türünü önlemek de kamu görevlisinin önemli görevidir.''

''Bu konuda da 'tek pencere sistemi' önemli projelerden biridir. Bu proje, gümrük işlerinin iç gümrük alanlarında, tek yerde yapıldığı bir uygulamadır'' diyen Yazıcı, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Vatandaş, özellikle ithalatında değişik kamu kurum ve kuruluşlarında dolaşmak yerine, işlemlerin elektronik ortamda, bir noktada toplanmasıdır. Müteşebbis, o noktadan işlemlerini tamamlayıp yoluna devam edecek. Bir projemiz de 'tek duvar'dır. Bu da gümrüklü sahalardan birçok kamu otoritesini bir yere toplamak suretiyle gümrükten giriş, çıkış yapan vatandaşların, gümrüklü sahada değişik yerlere koşmasına mahal bırakmadan bir yerde bu işlemleri tamamlayacağı bir sistem. Bu gümrük müdürlüğünün, daha çok mal satana, daha çok üretim satana hizmet vermek için hayırlı olmasını diliyorum.''

Yazıcı, daha sonra Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, AK Parti Milletvekilleri Mehmet Daniş, İsmail Kaşdemir, Faruk Nafiz Özak, İçdaş Genel Müdürü ve Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin ile birlikte kurdeleyi keserek, gümrük müdürlüğünü hizmete açtı.

Bakan Yazıcı, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nı da (ÇTSO) ziyaret etti.

Yazıcı, burada yaptığı konuşmada, gittiği her yerde hasbihal içinde bulunduğu kesimlerin başında ticaret ve sanayi odaları ile esnaf odalarının geldiğini söyledi.

Meslek örgütlerinin, sadece meslek mensuplarının, belirli periyotlarla seçim yapmak suretiyle, bazı arkadaşlarını görevlendirdikleri yapılardan ibaret olmadığına, o yapıların işlevleri bulunduğuna işaret eden Yazıcı, ''Bunlar, meslek mensuplarının icrai faaliyetlerini takip edecekler. Sorunlarının hükümete, ilgili kamu kuruluşlarına aktarılması noktasında köprü görevi görecekler'' dedi.

Yazıcı, 10 yıldır Türkiye'nin akıllara hangi alan gelirse gelsin muazzam bir mesafe kaydettiğini ifade ederek, ''Bu nasıl sağlandı? Bununla ilgili çok şey söylemek mümkün. Ama şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Devlet ve devletin yönetim erki içinde yer alan yapıların fonksiyonunu iyi belirlemek, hizmet üretmek bakımından son derece önemlidir. Biz, devlet dediğimiz mekanizmayı bireylerin oluşturduğu bir hizmet kurumu olarak addediyoruz. İşte onun için 'Biz hizmetkarız' diyoruz'' dedi.

Devletin ve yürütme erkinin görevinin bireyin, müteşebbisin, tüccarın, sanayicinin, esnafın önünde, yürüyüşünü engelleyecek engelleri kaldırmak olduğunu dile getiren Yazıcı, şöyle konuştu:

''Yolu yoksa yol yapacak. Ulaşım için zaman kaybı söz konusu olduğunda ulaşımı hızlandıracak. İletişim araçlarını, çağdaş teknolojik imkanları, ülkemize kazandırmak suretiyle daha etkin zaman kaybına yol açmayacak düzeye getirecek. Tüm bunlara baktığımız zaman bizim yönetimdeki hizmet anlayışımızın bu bakışımızdan kaynaklandığını görecek ve takdir edeceksiniz. Biz gerçekten çok seri, etkin, bürokratik süreçleri azaltan bir yönetim anlayışı içindeyiz. Ama her şeyi çözdüğümüz iddiasında değiliz. Öyle megalomanlık içinde değiliz. Ama süreçlerde gerçekten müteşebbisin önünü açacak bir perspektifle yolumuza devam ediyoruz. Hangi alanda bir proje üretiyorsanız, bir yol haritası belirliyorsanız, bir düzenleme yapma ihtiyacı doğmuşsa, o alanın paydaşlarıyla o konuyu paylaşmak gerekir. Paylaşmadan yaptığınız icraat, ortaya koyduğunuz proje, mutlaka birileri tarafından bazen çok katı bir biçimde, bazen orta düzeyde eleştiriye muhatap olur. Bunun en güzel örneklerinden bir tanesi de Meclis tatile girmeden önce Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile gerçekleştirdiğimiz yeni Türk Ticaret Kanunu'ndaki değişikliklerdir.'''

-''Müteşebbis daha fazla çalışacak''-

Hayati Yazıcı, Türkiye'nin bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisi haline gelmesinde en önemli etkenin hükümetin sevk ve idaresi olduğunu, müteşebbisin de Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin duruşuna, bakışına güvenerek elini taşın altına koymak suretiyle yüklendiği riskler sonucu ülke ekonomisini bu duruma getirdiğini bildirdi.

Yazıcı, sonuçları çok ağır küresel krize rağmen Türkiye'nin geçen yıl 8,5 oranında büyüme gerçekleştirdiğini hatırlatarak, ''Bu seneki rakamları da yine dünyadaki benzerleriyle kıyasladığımızda arzu ettiğimiz seviyede olmasa bile önemli mesafe kaydettiğimiz gerçeğinden hareketle, bunu hep birlikte gerçekleştiriyoruz. Alt yapı sorunlarını çözmek için kullandığımız kaynaklar millete ait kaynaklar. Müteşebbis daha çok çalışacak, daha fazla üretecek, daha fazla kazanacak, daha fazla vergi ödeyecek'' dedi.

Önemli sorunların başında kayıt dışılığın geldiğini dile getiren Yazıcı, şunları kaydetti:

''Kayıt dışı ne kadar büyükse, kayıtta olanların yükü de o kadar ağırdır. Kayıt dışını ne kadar azaltırsak, hedefimiz o, kayıttakilerin yükünü de o oranda azaltırız. Bakın yeni Türk Ticaret Kanunu'nun önemli hedeflerinden birisi de kayıt dışılığı önlemektir. Küresel dünyada, çok çetin şekilde sürdürülen rekabet ortamında, Türk müteşebbisinin rekabet gücünü artırmak, dış pazar alanlarını büyütmek, şirket yapılarını güçlü hale getirmek, şirkete tahsis edilmiş sermayesini korunaklı kılmak ve elbette ki şeffaflığı sağlamak suretiyle kayıt dışı harcamaları ve giderleri kayıtlı hale getirerek, ekonomiyi ölçülebilir gözlenebilinir duruma getirmek bu kanunun en önemli hedeflerinden bir tanesidir.''

-''Sorunlarımız var, ama gidişimiz iyi-

Bakan Yazıcı, esnaf ve sanatkarların ticari hayatın emektarları, önemli aktörleri arasında yer aldığını, bunlarla ilgili de önemli çalışmalar bulunduğunu söyledi.

Türk tarihinde özellikle ekonomik hayatın aktörlerine ilişkin çok özgün uygulamalar bulunduğunu belirten Yazıcı, ''Ahilik bunlardan en önemlisi. Şu Ahi Evran bir başka ulusun tarihinde yer alan bir kişi olsaydı ve ahilik uygulamaları bir başka milletin ticari değerleri arasında yer alsaydı, bu herhalde uluslararası düzeyde kutlanan destanımsı bir duruma dönüşürdü. Bunu başaramamışız. Ama hedefimizin bu olması lazım'' dedi.

İyi yolda olduklarını ifade eden Yazıcı, şunları kaydetti:

''Sorunlarımız var, ama gidişimiz iyi. Kardeşliğimiz, birliğimiz, bütünlüğümüz önemli. İnşallah ülkeyi hep birlikte Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü olan 2023'e götürürken 500 milyar dolarlık ihracat yapan, kişi başına geliri 25 bin dolar seviyesine ulaştırmamız gerekiyor. Tüccar ve esnaf olarak, ramazan ayındayız. Biz yardımlaşmayı, dayanışmayı çok seven bir milletiz. Bizim toplumsal yapımızın temelinde yardımlaşma ve dayanışma duyumuzun gelişmiş olması çok önemli bir faktördür. Ramazanda bu zirve yapıyor. Dolayısıyla her tüccar ve sanayicinin, her müteşebbisin içinde bulunduğu toplumda ticari faaliyetini devam ettiriyorsa, o alanda elbette ki karını makul ölçüde gözetmek hakkı. Ama bunun yanında ayrıca her birimizin bulunduğumuz yer itibarıyla, içinde yaşadığımız ülke itibarıyla hatta dünya içinde sosyal sorumluluğumuz var. Bunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Türkiye Somali'ye elini uzatıyorsa, Bangladeş'e uzanıyorsa, Pakistan'da felaket olup oraya gidiyorsa sosyal sorumluluğunun gereğidir.''